Açıklamada, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonunda; 2002 ve 2003 yıllarında işlenen çeşitli suçlardan dolayı birden çok sanık hakkında, çeşitli tarihlerde düzenlenen toplam 6 adet iddianameyle kamu davası açıldığı belirtilerek, 'yapılan yargılama sonunda sanıkların üzerine atılı fiillerin' bazı 'kanun hükümleri uyarınca karar verildiği ve bu kararla ilgili olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nce yerel mahkemece verilen kararların bir kısmının onanmasına, bir kısmının ise çeşitli hukuki sebeplerle bozulmasına karar verildiği' belirtildi.
Açıklamada, yargılama safahatının bütün yönleriyle henüz tamamlanmadığı kaydedilerek, "Basında çıkan haberlere yönelik kurumumuzca daha fazla yorum yapmanın adil yargılanma/adil yargılama ilkelerini zedeleyeceği değerlendirilmiştir" denildi.
Neler olmuştu?
Mardin’de 2002 yılında 13 yaşındaki N.Ç’nin aralarında asker, memur, korucu ve muhtar gibi birçok devlet görevlisinin bulunduğu 26 erkekle ilişkiye zorlandığı ortaya çıkmıştı.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sanıklara en az 10 yıl ceza verilmesini öngören tecavüz suçundan değil, en az 5 yıl ceza öngören “15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak” suçundan ceza verilmesini yeterli bulmuştu.
Daire aynı gerekçeyle sanıklar hakkındaki “rızasını alarak alıkoymak” suçunun zamanaşımından düşmesi kararını da onamıştı. N.Ç’nin rızasının olduğu yönündeki görüş, her bir sanığın en az 12.5 yıl daha az ceza almasını sağlamış oldu.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bu skandal kararı, N.Ç'nin avukatı, BDP milletvekilleri ve çoğu kadın örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmış, karar basında geniş yer bulmuştu. Aile Bakanlığı da, bu onamayı kabul edilemez ve kaygı verici bulduğunu bildirmişti.

HABER MERKEZİ




Kadınlar dün de Sêrt'teydi

Sêrt'te ilköğretim okulu öğrencisi 7 kız çocuğuna, aralarında esnaf ve memurların da bulunduğu çok sayıda kişinin tecavüz ettiği iddiasıyla açılan davanın 10. duruşması Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti, dava kapsamında yargılanan ve halen firari olan Gazi İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Fahrettin Kuzu'nun yakalanmamasından dolayı duruşmayı 31 Kasım 2011 tarihine ertelediğini açıkladı.

Yetkililere duyarlılık çağrısı
Sêrt'te ilköğretim okulu öğrencisi 7 kız çocuğuna, aralarında esnaf ve memurların da bulunduğu çok sayıda kişinin tecavüz ettiği iddiasıyla Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın 10. duruşması öncesi kadın ve sivil toplum örgütü temsilcileri, İHD Siirt Şubesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, 26 kadın kurumu ile sivil toplum örgütü katıldı. Açıklamada "Kadın Kırımı Toplum Kırımıdır, Kadın Kırımına Hayır" pankartı açan kadınlar adına ortak bir açıklama yapıldı. Açıklama öncesi konuşan Siirt İHD Şube Başkanı Vetha Aydın, Mêrdîn'de 12 yaşındayken 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç.'yle ilgili mahkemenin "rızasıyla birlikte oldu" kararını Yargıtay'ın onamasını hatırlatarak, bu kararın görülen birçok davanın akıbeti konusunda kendilerini kaygılandırdığını söyledi. Aydın, özellikle basın mensuplarının Sêrt'teki davalara daha duyarlı olması gerektiğini söyledi.

Aydın'ın ardından basın açıklamasını Siirt Berfin Kadın Danışma Merkezi çalışanı Katibe Demir yaptı. Demir, yaşanılanların sadece şiddet olarak tanımlanmasının, "cinsel terörünün" geldiği boyutları izah etmenin güç olduğunu söyledi. Demir, mikro düzeyde erkek, makro düzeyde ise eril sistem katliamıyla karşı karşıya olduklarını söyledi. Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davayla ilgili yetkilileri duyarlılığa çağıran Demir, "Kadın ve çocuklara dönük her türlü taciz, tecavüz ve katliam politikalarını teşhir etmek için bu davaların takipçisi olacağız" dedi.

DİHA/SÊRT




YJA: N.Ç. kararı insanlık dışıdır

Özgür Kadın Birliği YJA (Yekîtiya Jinên Azad), onlarca erkeğin tecavüzüne uğramasına rağmen N.Ç.’nin tecavüzcülerini aklanmasını sert bir dille kınayarak, “Türk yargı sistemi N.Ç. davasında insanlık ve ahlak dışı bir karara daha imza atmış bulunuyor” dedi. YJA, “Bu kararı verenler N.Ç. şahsında tecavüze sahip çıkmışlardır, bu tecavüzün ortağı ve onaycıları olmuşlardır” diye belirtti. Tecavüzün erkek egemen zihniyet, yapılanma ve kurumlaşmanın özünü teşkil ettiğini belirten YJA, bunun devletin kadına yaklaşımının yanı sıra Kürt halkına bir yaklaşım olduğunu söyledi. Bu kararın  Kürt halkına karşı yürütülen kültürel soykırım ile bağlantısı olduğunu belirten YJA, özgürlük mücadelesi veren kadınlar başta olmak üzere tüm kadınları, bu utanılası karar karşısında tavır almaya ve harekete geçmeye çağırdı.

ANF/BEHDİNAN