
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep T. Erdoğan, yine Başdanışmanı Yalçın Akdoğan yönetimindeki danışmanlar grubunun, kendu ruhuyla örtüşen ırkçı, yalancı, ikiyüzlü, kibirli ve pişkin bir metni, okudu. 10 yıldır Türkiye’yi yönetmiyormuş gibi konuşan Türk Başbakan, BDP, PKK ve Kürt halkını hedefledi, CHP’ye de Suriye politikası ve Türkiye’de üslenen silahlı rejim karşıtları meselesi üzerinden yüklendi.
AKP milletvekilleri ve kurucular kurulu üyeleri genişletilmiş grup toplantısında bir araya geldi. AKP Genel Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Türk Başbakan Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kısaca Paralimpik Oyunları’ndaki sporcuları aradan çıkaran Türk Başbakan asıl mevzuya daldı.
Ağlamayacakmış
Çatışmalarda ölen iki Türk askeri personelin ailelerinin ırkçı söylemlerini gururla tekrarlayan Türk Başbakan, „Evet değerli arkadaşlarım, ağlamayacağız. Milletçe metanetimizi en güçlü şekilde muhafaza edeceğiz“ dedi.
Arazi olmasaymış
Sözlerini PKK’ye yönelik küfür, yalan ve hakaretlerle sürdüren Türk Başbakan, şundan da yakındı: „Bu örgüt arazi şartlarından yararlanıyor.’’
10 yıldır Türk devletini yöneten ve artık devletle özdeşleşen iktidar olduğunu unutan Türk Başbakan, AKP’nin hedef olmasına sitem etti.
Kürtler nankörmüş
Aslında Kürtlerin kendisinden sadece OHAL’i kaldırmasını istediği yalanını tekrarlayan Türk Başbakan, HEP ile başlayan legal Kürt siyasetinin macerasını bilmiyormuş gibi devam etti: „Bugün bölücü terör örgütü ve uzantısı siyasi parti, bugün eğer konuşuyorsa bizim OHAL’i kaldırmamız sayesinde konuşuyor.’’
Kürtlerin korku ve tehditle BDP’ye oy verdiğini de 1 milyon 962’nci kez yineleyen Türk Başbakan Erdoğan, Türk muhalefet partilerine de seslendi: „Hadi gelin o bölgede siyaset yapın, niye siyaset yapmıyorsunuz?’’
Yüreği yanıyormuş
PKK’nin Türkiye’de siyaseti artık şekillendiremeyeceğini belirten Türk Başbakan Erdoğan, „Biz bizden öncekilere benzemeyiz. Bizim ilkelerimiz var ve bu ilkelerimiz çerçevesinde yola çıktık ya öleceğiz ya olacağız dedik. Bizim yüreğimiz yanıyor, bizim yüreğimizin acısıyla biz şu anda bu konuşmayı yapıyoruz“ dedi ve CHP ile Türk medyasının katıksız AKP’li olmayan kesimlerini uyardı.
Gerilla nemalanıyormuş
BDP milletvekillerine „rezil ve alçak“ diye küfreden Türk Başbakan, ‘’Bir araya gelip topraklarımıza göz diken yedi düveli bu millet geldikleri yere gönderdi. Bu millet tarihin her döneminde hainlere gereken cevabı en güçlü şekilde verdi. Bugün de aziz millet aynısını yapıyor“ diye konuştu.
„Kürt kardeşlerime sesleniyorum“ diyen Erdoğan, Kürdistan gerillasını, Kürt halkına anlatmaya kalkıştı ve seleflerinin şu veciz cümlelerini tekrarladı: „Örgütün Kürt kardeşlerime yönelik bir meselesi yoktur, onun haklarını savunmak gibi bir meselesi yoktur. Bir derdi yoktur. Onları tek derdi nemalanmaktır, buradan avantasını almaktır. Bu oyuna gelmemenizi tekrar size hatırlatıyorum.’’
Ecdadına çekmiş
Türklerin tarihlerinde ülkelerine gelmek zorunda kalan toplumlara nasıl kucak açtığı, onları nasil sahiplendiği yalanını iyice abartan Türk Başbakan, Dersimli bir Kürt Alevi olan ama bunu söylemekte imtina eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nu şöyle aşağıladı: ‘’İşte biz böyle bir ecdadın torunlarıyız. Sayın Kılıçdaroğlu sen kimin torunusun bilemem.“
Demirtaş Kandil’e gitsinmiş
Şu anda 1 metrekare toprağın kendi kontrolleri dışında olmadığını iddia eden Türk Başbakan Erdoğan, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı kastederek, şunları söyledi: „‘Siz, bölücü terör örgütünün uzantısının eş başkanının söylediğine bakmayın. Kendisinde yüz olsa Parlamento’ya değil, Kandil Dağı’na çıkması gerekiyor ama yok. Sen, bu milletin temsilcisi değilsin. Tamamen terbiyeden muaf ve bu ülkenin değerlerinden uzak bir anlayıştır. Bunlar bu ülkede hiçbir zaman o bekledikleri o beklentilerine ulaşamayacaklardır. Eğer kendilerine çok daha rahat yer arıyorlarsa kendilerine adres verdim, Kandil’e gitsinler, ama bu Parlamento’nun içinde mücadele edeceklerse Anayasa ne emrediyorsa, hukuk neyi emrediyorsa o çerçevede hareket etmeye mecburdurlar.“
Talimatı vermiş
Türkiye’de yargı bağımsızdır, tekerlemesinin yalan olduğunu itiraf eden Türk Başbakan, yargının nasıl emireri olduğunu, şu sözlerle itiraf etti: „Yargıya zaten gerekenleri söyledik, yargı da gereğini yapıyor, biz de Parlamento’da gereği neyse onu yapacağız.“
ANKARA