- DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, bu hafta Meclis'e gelmesi beklenen yasanın küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, önemli bir başlangıç olacağını söyledi.
- Kategorik ayrımlar yapmayan, kapıları açık tutan ve kapsayıcı olan bir yasa beklediklerini vurgulayan Bakırhan, şunun altını çizdi: "Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır."
Kürt meselesinin çözümsüzlüğü sonucu ortaya çıkan PKK ve bütün sonuçlarını ortadan kaldıracak kadar kapsayıcı bir yasanın Meclis'e gelmesi gerektiğini kaydeden DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Kürtlerin dili özgürleşinceye, Kürtler özgürce yaşayana kadar taleplerimizi dile getirmeye, mücadele etmeye birlikte devam edeceğiz" dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Mersin 3. Olağan Kongresi'nde konuştu. DEM Parti'nin geçmişin emeği ve bedellerini bugünün değerleriyle buluşturarak, demokrasi, barış, hak ve hukuk mücadelesi vermeye devam ettiğini belirten Bakırhan, "Dünyanın hiçbir yerinde yıllarca maruz kalınan bu kadar baskıya rağmen hiçbir mücadele böylesine güçlü ve örgütlü bir şekilde ayakta kalamamıştır. Onun için değerlerimizi ve geçmişimizi bilerek, daha demokratik ve mücadeleci bir geleceği inşa edebiliriz" dedi.
Yasa küçümsenmemeli
Bir aksilik çıkmazsa muhtemelen bu hafta içi bir 'çerçeve yasa' teklifinin Meclis'e geleceğini kaydeden Bakırhan, şunları söyledi: "Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin siyasal ve hukuk zeminine geçmesini sağlayacak bir yasadır. Kürt meselesini şiddet zemininden alarak diyalog ve müzakere ile çözümünü sağlayacak olan tarihi sürecin içindeyiz. Bunu ıskalamamamız gerekiyor. Tarihte bazı dönemler var, ıskalarsanız 50 yıl boyunca belki de daha fazla uğraşarak bir düzlüğe çıkarabilirsiniz. Yeterince acıların çekildiği, neredeyse yurdun her karışına acının düştüğü bir süreçte barışı aramamız, diyalog ve müzakere ile 100 yıllık bir meseleyi çözmeye çalışmamız çok kıymetli ve çok değerlidir.
Kapıları kapatmamalı
Meclis'e gelecek yasanın kategorik ayrımlar yapmaması gerekiyor. Yüreğinde ve aklında barışa inanan ve barışa gelmek isteyen hiç kimseye kapıları kapatmamalıdır. Yönetici ve diğerleri, 'suça bulaşmış-bulaşmamış' ayrımı yapmamalıdır. Yasa, gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır.
Sonuçları kaldırmalı
Kürt meselesinin çözümsüzlüğü sonucu ortaya çıkan PKK ve bütün sonuçlarını ortadan kaldıracak kadar kapsayıcı bir yasanın Meclis'e gelmesi gerekiyor.
Bu yasa, Sayın Öcalan'ın bu süreci yürütebilecek koşulların altyapısını hazırlamalıdır. Sayın Öcalan'ın yaşam, iletişim ve çalışma koşullarını düzenlemelidir. Sayın Öcalan'ın halkıyla buluşması önündeki engelleri ortadan kaldırmalıdır.
Belki yasadan önce
Bu yasayla eş zamanlı belki de bu yasadan önce aramızda olan Nuri Aslan, Hoşyar Sarıyıldız gibi sizin seçmiş olduğunuz ve yerine kayyum atanan belediye eşbaşkanlarımızın görevine dönmesi gerekiyor.
Bir kapı aralayacak
Bir yasayla Kürtlerin, emekçilerin, ezilenlerin bütün taleplerini karşılamayacağımızı hepimiz çok iyi biliyoruz ama bir başlangıç olacak. Bu yasa, dilimiz, kimliğimiz, insanca yaşam, ekonomide adalet için bir kapı aralayacaktır. Bu yasa kapıyı aralıyor ama demokrasiyi, Kürtlerin dilinin özgür olmasını, Alevilerin eşit yurttaşlar olmasını, kadınların özgürce yaşamasını sağlayacak olan demokratik mücadelemiz olacak. Daha örgütlü, daha güçlü mücadele ederek bu topraklarda her halkın, her inancın, her sınıfın eşit ve insanca yaşayacakları demokratik bir Türkiye yaratmanın kapısını aralayacaktır.
Kimliğimizi özgürce savunacak, topraklarımızda özgürce yaşayacak bir kapıyı hep birlikte aralayacağız.
Önemli bir aşamadır
Onun için bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır, çok önemli bir kapıdır. Eğer layıkıyla bu kapıdan geçebilirsek partimize, kurumumuza, bu sürece layıkıyla destek verebilirsek emin olun demokratik anlamda ulaşamayacağımız bir yer yoktur. Bu süreçte kimse kaybetmiyor. Kürtler hiç kaybetmiyor.
Sürecin tıkayanı değiliz
Bu yasanın dediğimiz kapsamda geçmesi için başta devrimci demokratik kurumlar olmak üzere herkesin aktif destek vermesi gerekir. Biz DEM Parti olarak bu sürecin önünü tıkayan değil, önünü açan bir rol ve misyon içerisinde olacağız ama haklı taleplerimizi Meclis'te, sokakta ve her platformda dile getireceğiz. Kürtlerin dili özgürleşinceye kadar, Kürtler özgürce yaşayana kadar taleplerimizi dile getirmeye, mücadele etmeye birlikte devam edeceğiz."
Ne mi elde ettik?
DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Ne elde ettiniz" diye yazılıp çizildiğine dikkat çekerek, ne elde edildiğini şöyle özetledi:
* Meclis'in 3'üncü büyük partisi olduk.
* Kürtler, Mersin'de 'kent uzlaşısı'yla birlikte Mersin Belediyesi'ni kazandı. Akdeniz Belediyesi'nde iktidar oldu.
* Birçok sivil toplum örgütünde kendi kimliğimizle yer alıyoruz.
* En önemlisi iki yıldır çocuklarımızın cenazesi gelmiyor, bu topraklarda kan akmıyor.
Kürt ile masadalar
Yeni bir mücadelenin başladığını belirten Bakırhan, şunları ifade etti: "Halkıyla bağı güçlü olan hiçbir hareket yenilmez. İşte Kürt mücadelesinin en büyük özelliklerinden birisi halkıyla olan güçlü bağıdır. Halkının onuruna zeval getirmemek için 7/24 mücadele yürütüyor. Dolayısıyla bu yasa olur mu, bu yasadan ne kazandık, bu yasadan ne çıkar, demeyin. 'Kürt yoktur' diyen, Kürt'ü inkar eden zihniyet ile Kürt masaya oturmuş durumdadır. Bundan daha önemli bir kazanç olabilir mi? Onun için ne kadar haklı olursak olalım ve masadan demokratik haklarımızla çıkmamız için daha güçlü mücadele yürütmemiz gerekiyor. 50 yıldır bütün baskılara rağmen hala dimdik durmak, Meclis’te, cezaevinde, yaşamın her alanında direnmek her yiğidin harcı değildir. Daha güçlü olacağız. Emin olun; dilini de özgürleştirecek, yerel demokrasisini de kuracak, demokratik bir cumhuriyette eşit yurttaşlar olarak yaşayacaklardır. Onun için mücadele yeni başlıyor. Daha yolun başındayız. Yarınlar bizim olacak."
***
'Çerçeve yasa' teklifi sunuluyor
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamındaki 'çerçeve yasa' teklifinin bu hafta Türkiye Meclisi'ne sunulması bekleniyor.
Türkiye Meclisi'nde çözüm süreci kapsamında yürütülen çalışmalarda sona yaklaşılıyor. Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda görev yapan partilerin grup koordinatörlerinin, teklife son şeklini vermek üzere Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya gelmesi, DEM Parti’nin diğer siyasi partilere ziyaret trafiğinin sürmesi öngörülüyor. 'Çerçeve yasa' teklifi sunulduktan sonra Adalet Komisyonu’nda ele alınacak ve Genel Kurul’a sevk edilecek.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de katıldığı bir televizyon programında Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin önemli bir aşamaya geldiğini belirten Gürlek, hazırlanan 15 maddelik düzenleme taslağının önce Adalet Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da ele alınmasının beklendiğini teyit etti. Düzenlemeye ilişkin teknik destek sunduklarını belirten Gürlek, taslağın hazırlanması ve yasalaşması konusundaki takdir yetkisinin tamamen Meclis'e ait olduğunu söyledi. Adalet Bakanlığının yalnızca teknik görüş ve öneriler sunduğunu dile getiren Gürlek, sürecin kısa sürede tamamlanmasını umduğunu kaydetti.
Gürlek, çatışmalı ortamın sona ermesinin demokratikleşme, hukuk güvenliği ve ekonomik yatırımlar açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi.
Hazırlanan paketin yalnızca PKK'ye ilişkin düzenlemeler içerdiğini belirten Gürlek, "Genel af düzenlemesi yok, kişiye özel bir düzenleme de söz konusu değil. Böyle bir çalışma şu anda gündemde bulunmuyor" dedi.
MERSİN