Fransa hafta boyunca grev ve eylemlerle sarsıldı. Çalışma Yasası'nın 3 Mayıs'ta Fransa Parlamentosu'nda görüşülmesi beklenirken, yasanın geri çekilmesini isteyen işçiler, kamu emekçileri ve öğrenciler; sendikalarının çağrısıyla perşembe günü bir kez daha Fransa çapında greve gitti. Grev ulaşım ve eğitim alanında yüzde ellinin üzerinde bir katılımla başarılı olurken diğer sektörlerde de etkisini gösterdi. Fransa'nın bütün kentlerinde binler eylem alanlarına akarken, gösterilerin en büyüğü Paris Denfert Rochereau Meydanı'da başladı. Nation Meydanı'na kadar onbinler, çalışma yasasının geri çekilmesi için taleplerini dile getirdi.
1 Mayıs’ta alanlara davet
Gençlerin katılımının yüksek olduğu eylemde, döviz ve pankartların hedefinde hükümet vardı. Hükümetin yasayı geri çekmesini talep eden CGT, FO, Solidaires, U. Unef, UNL ve FİDL sendikalarının yöneticileri eylemin en önünde yer aldı.
Birçok kentte olduğu gibi Paris'te de İşçi ve Emekçiler Bayramı için alanda olacaklarını ifade eden sendika başkanları, Parislileri 1 Mayıs günü Bastille Meydanı'da çalışma yasasına karşı ayakta olmaya çağırdı. Sendikalar 3 Mayıs'ta ise Parlamento'da yasa teklifi görüşülürken eylemde olacaklarını duyurdu.
Polis göstericilere saldırdı
Öte yandan Fransa'da çalışma yasasını protesto eden gösterilere polis saldırdı, çıkan çatışmalarda 124 kişi gözaltına alındı.
Grevler yayılıyor
Fransa'da bütün hafta grevler gerçekleşti. Haftanın ilk grevi demiryolları işçilerinden gelmişti. Hafta boyunca devam eden bir diğer eylem ise çalışma yasasına karşı "Gece Ayakta" gösterileriydi. Ülke geneline yayılan hareketi engelleyemeyen hükümet bu kez eylemlerde alkol alımını yasaklayarak eylemlere katılan gençleri frenlemeye çalışıyor. Eylemlere sanatçılar da dahil oldu. Fransa’da gösteri dünyasını ilgilendiren işsizlik sigortası müzakerelerine paralel olarak birçok kentte tiyatro binaları işgal edildi.
Sendikalara eleştiri
Bunun yanında sendikalar, çalışma yasasına karşı kararlı bir duruş sergilediğini her fırsatta vurgularken, özelde radikal gençlerle arasına bariyer örmeyi ihmal etmiyor. 31 Mart'tan bu yana geceleri meydanlarda yapılan "Gece Ayakta" eylemlerinde kurumsal olarak yer almayan sendikalara rağmen sendikal taban eylemlere katılarak sorunlarını tartışmaya devam ediyor. Mevcut sendikaların sistem partilerinin politikalarının ötesine geçmediği, son yıllarda işçilerin hakları için yeterli bir mücadele ortaya koyamadığı, birçok sektörde grevlerin olduğu ama bunların birleştirilemediği yönünde eleştiriler yükseliyor.
Yeni yasa neler getiriyor?
Sosyalist hükümet tarafından hazırlanan yasa teklifi haftalık çalışma süresini 35 saat olarak belirleyen maddeyi gevşetirken ve işten çıkarmaları düzenleyen yasanın da hafifletilmesini ön görüyor. Sosyalist Parti özellikle sol muhalif kesimler tarafından birebir işveren kesiminin talebini yerine getirmekle suçlanıyor.
SELMA AKKAYA/PARİS