12 yaşındayken 54 yaşında bir erkekle zorla evlendirilen Dengbêj Mukaddes Yıldırım, yaşadıklarını kilamlarla dile getiriyor. Kendisini “Dertbêj” olarak tanımlayan Yıldırım, bu geleneğin sürdürülmesini istiyor.
Bedlîs’in Xîzan ilçesinde yaşanan devlet baskısından dolayı 1983 yılında Wan’ın Mîks ilçesine göç eden Dengbêj Mukaddes Yıldırım, çocukluğundan bu yana Şakiro başta olmak üzere birçok dengbêjin kilamlarını söylüyor. Çocukları, ailesi, ülke özlemi ve yaşadığı baskılara dair kilamlar seslendiren Dengbêj Mukaddes daha 12 yaşındayken üçüncü eş olarak 7 çocuğu olan babasının arkadaşı ile evlendirilir. Evlendirildikten kısa süre sonra yaşadığı hayatın zorluklarını dile döken Mukaddes’in dengbêjlik serüveni de tam da burada başlıyor.
Kendisinden büyük ‘çocukları’
Zorla evlendirildiği zamanlar daha sokakta oyunlar oynadığını söyleyen Dengbêj Mukaddes, evlendirilme hikayesini ise şöyle anlatıyor; “O dönemler iki kişi Hizan’a tütün satmak için geliyor ve jandarmalar tütün satıcılarını takip ediyor. Babam o tütüncüleri jandarmadan kurtararak eve getiriyor. Bu vesileyle birbirleriyle arkadaş oluyorlar. Evlenmeden önce babamın tütüncü arkadaşı, ‘İkimizin de eşi hamile, eğer biri kız biri erkek doğarsa birbirleriyle evlendiririz’ diyor. Tütüncünün kızı oluyor benim de erkek kardeşim oluyor. Ağabeyim daha sonra tütüncünün kızı ile evleniyor. Tütüncünün eşi vefat edince babama; ‘ben kızımı senin oğluna verdim, eşim vefat ettiği için senin kızınla evlenmek istiyorum’ dedi. 12 yaşıma geldiğimde üçüncü eş olarak beni 54 yaşındaki kişiyle zorla evlendirdiler. Adamın 7 çocuğu vardı. Hatta benden büyük çocukları da vardı. Hepsine yıllarca ben baktım ve o çocuklarla birlikte büyüdük. Bana yapılanlar çok büyük haksızlıktı. Çocuklarla sokaklarda oyun oynamam gerekirken kendimden büyük ve küçük çocuklara bakmaya çalışıyordum.”
‘Söylemezsem içimde birikir’
Babaların birbirlerine verdikleri sözler nedeniyle hayatının karartıldığını söyleyen Dengbêj Mukaddes, evlendirilmesiyle birlikte yaşadığı acıyı kilamlarla dile getirmeye başlıyor. Kendisini “Dertbêj” olarak tanımlayan Dengbêj, Kürt kadınlarının büyük acılar yaşadığına dikkat çekerek, “Kürt kadını dertbêj, erkeği ise dengbêjdir. Çünkü Kürt kadını yaşadıklarına, çocuğuna, doğaya, yasaklara, ülkesine, baskılara, aşklara hep ağıt yakar. Kadın söz hakkı olmadığı için ne yaşıyorsa kilamlara dökerdi. Ben de tüm yaşadıklarımı kilamlara döktüm ve söylüyorum. Şu ana kadar 23 kaset yaptım. Bunun dışında yazdığım besteler var. Eğer bunları söylemezsem benim içimde birikir. Dengbêjlik iyi ki Kürt kültüründe var, yoksa biz kadınlar nasıl sorunlarımızı dile getirecek, yeni nesle kendimizi nasıl anlatacaktık? Bizler hayattan göç ettiğimizde de dengbêjlik devam etmeli” diyor.
AYŞE SÜRME-MA/WAN