Antep Bölge Adliye Mahkemesi, Sur’dan tahliye edilen 3’ü tutuklu 11 çocuğa, yerel mahkemenin verdiği toplamda 36 yıl hapis cezası kararını bozdu. Kararda, hapis cezasının yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçeyle verildiği belirtildi.
Antep Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 4. Ceza Dairesi, Amed’in Sur ilçesinde 104 gün süren sokağa çıkma yasağı nedeniyle ilçede mahsur kaldıktan sonra 3-7 Mart 2016’da açılan koridordan tahliye edilen 3’ü tutuklu 11 çocuk hakkında verilen toplam 36 yıl hapis cezası kararını esastan bozarak yerel mahkemeye gönderdi. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, bir yıl süren yargılamanın ardından 6 Haziran’da açıkladığı kararda, yaşları 12 ile 17 arasında değişen 11 çocuğa “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla toplam 36 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası vermişti. Mahkeme, tutuklu olan 3 çocuğun da tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme gerekçeli kararında, çatışma ve bombardımanın 104 gün boyunca devam ettiği Sur’da mahsur kalan çocukların üzerinde ve elbiselerinde çıkan antimon, HDX ve RDX gibi ateşli silah ve patlayıcı artıklarının çocuklara nasıl bulaştığına dair uzmanlık raporu olmamasına rağmen çocukların üzerindeki patlayıcı artıklarını tutuklamaya “delil” olarak göstermişti. Mahkemenin ayrıca, Sur’da yaralanan 16 yaşındaki F.Y.’nin vücudunda ameliyatla çıkarılan 5 adet şarapnel parçasını 4 yıl 5 ay 10 günlük hapis cezasına "delil" olarak göstermesi dikkat çekmişti. 
 
Dosyada delil yok
 
Çocukların avukatları, yasaya ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını Antep Bölge Adliye Mahkemesine (BAM) taşıyarak istinaf talebinde bulunmuştu. İstinaf talebini inceleyen BAM 4. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı esastan bozarak, dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi. İstinaf Mahkemesi bozma kararında, yerel mahkemenin R.A. isimli çocuk hakkında Çocuk Koruma Kanunu gereğince sosyal inceleme raporu almaması ve bu yönde inceleme yapılmamasının nedeninin gerekçeli kararda yazılmaması bozma gerekçeleri arasında gösterildi. Kararda, dava dosyasındaki mevcut delillere göre çocukların Sur’da asker ve polislere yönelik “vahim nitelikteki eylemlere” katıldıkları ya da yardım ettiklerinin sabit olmadığı belirtildi. 
Sur’da asker ve polise yönelik “vahim nitelikteki eylemlere” çocukların fail ya da şerik (ortak, iştirakçi) olarak katılıp katılmadığının tespiti için çocukların nöbet tuttuğu ileri sürülen alanda “vahim nitelikte” bir eylem olup olmadığının ilgili birimlere sorulması, çocukların eyleme katıldığının tespiti halinde bu suçlardan dava açılarak mahkemede görülen dava ile birleştirilmesi gerektiği belirtildi. Ulaşılacak sonuca göre eylemin ya da eylemlerin devletin birliği ve bütünlüğünü bozma suçlarını oluşturup oluşturmadığının karar yerinde yöntemince tartışılarak, çocukların hukuksal durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeyerek yasal ve yeterli olmayan şekilde yazılı gerekçe ile karar verildiği kaydedilen kararda, mahkemenin yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçe ile karar vermesinin kesin bozma nedenini oluşturduğuna işaret edildi. Mahkeme, tutuklu çocuklar Ö.S. ve M.Ç.’ye verilen ceza,  tutuklulukta geçirdikleri süre dikkat alınarak avukatlarının tahliyeleri yönündeki talebi ise reddetti. 

ANTEP