Diyarbakır Barosu, Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu tarafından "Öcalan'a özgürlük" kampanyası çerçevesinde başlattığı imza kampanyasının  1. Nolu hakimlik tarafından yasaklanmasına ilişkin Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu öncesinde Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, imza kampanyası ve Öcalan afişlerinin yasaklanmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. İmza metinlerini toplatma kararının yasaya, hukuka ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmesine aykırı olduğunu belirten Elçi, "Bireylerin tek tek veya bir araya gelerek toplu şekilde ortak düşüncelerini ifade etme, bunları topluma yayma, ya da görüş ve taleplerini sözlü veya yazılı şekilde resmi makamlara sunmaları ifade özgürlüğünün gereğidir" dedi. Elçi, "Başkalarının hoşuna gitmez, içeriği resmi makamlar tarafından kabul edilmezse de, bireylerin yetkililere sunmak üzere taleplerini imza altına alma çalışmalarının engellenmesi, demokratik haklara ağır bir müdahale oluşturmaktadır. Keza örgütün amaçlarıyla benzerlik ve paralellik arz etse bile, taleplerin demokratik ve şiddet oluşturmayan yollarla gerçekleştirilmeye çalışılması demokratik bir toplumun gereğidir" diye belirtti.


'Çözüm sürecine darbe'
Kampanyanın Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü çalışmalarıyla paralel gündeme geldiğine vurgu yapan Elçi, "Silahlı eylemlerin sona erdiği, bir yılı aşkın bir süredir insanlarımızın yaşamını yitirmediği bu süreç Sayın Öcalan ile yapılan görüşme ve başlatılan diyalog ile mümkün olabilmiştir. Halen kendisiyle süren görüşmelerle bu sorunun şiddet ve çatışma yöntemleri yerine, demokratik ve barışçıl yollarla çözümü umudu sürmektedir" hatırlatmasında bulundu. Elçi, TMK 10. Maddesi ile görevli hakimliklerce hak aramanın en barışçıl ve demokratik yolu olan imza toplama çalışmasının 'örgüt propagandası' olarak kabulü ile yasaklanması hukuka aykırı olduğu gibi, Kürt sorunun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözümü umuduna da bir darbe niteliğindedir" dedi.
"Toplumun bir kesiminde önemli bir etkisi ve ağırlığı bulunduğu artık herkesçe kabul edilen ve Kürt sorunu gibi derin bir toplumsal sorunun çözümünde belirleyici bir rolü olan Öcalan’ın serbest bırakılması süreci kaçınılmaz olarak toplumun gündemine gelecekti. Mahkemelerin bu toplumsal talep ve ihtiyacın önüne yasaklama kararı yoluna gitmesinde bir yarar bulunmamaktadır" diyen Elçi, "Toplumun taleplerini imza kampanyaları gibi son derece demokratik yollarla ifade etmeleri çabalarının yasaklanmasını tehlikeli bulmaktayız. Bu amaçla başlatılan imza toplama çalışmasını yasaklayan TMK 10. Madde ile görevli mahkeme kararının kaldırılması için yasal başvuru yapıyoruz” açıklamasında bulundu.

AMED