AKP hükümeti 7 Haziran seçimleri ardından devreye koyduğu savaş politikalarıyla Kürt coğrafyasını yangın yerine çevirdi.  Önce “askeri güvenlik bölgesi”, “özel güvenlik bölgesi” gibi yasaklarla yüzlerce yayla ve kırsal bölge yasaklandı. Ardından Kürt kentlerinde “sokağa çıkma yasağı” adı altında büyük bir kuşatma başladı. Çatışmalarda ağır silahlar ve tanklarla yapılan saldırılar sırasında vahşi katliamlara imza atıldı, yasak uygulanan kentlerde büyük bir yıkım gerçekleşti, halk ise topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Yasakların sona ermesi ardından ise harabeye çevrilen kentler “afet riski altındaki alan” ilan edildi ya da “acele kamulaştırma” adı altında talana açıldı. 1925 Şark Islahat Planı’nı güncelleyen AKP, o dönemki “tedip, tenkil ve tehcir”i de aşan uygulamalara imza atıyor. 

Savaş politikalarının ilk adımı olarak OHAL uygulaması olan “askeri yasak bölge” ilanıyla başlandı. Amed, Ağrı, Mardin, Hakkari, Antep, Urfa, Dersim, Şırnak, Erzurum, Kars ve Muş olmak üzere 15 ilde toplamda 127 bölge “askeri yasak bölge” ilan edildi. 15 gün ila 6 ay gibi sürelerle ilan edilen yasaklı bölgelerin süreleri ardı sıra uzatıldı. Amed, Antep, Mardin, Bitlis, Dersim, Şırnak, Bingöl, Siirt, Ağrı, Erzurum, Ardahan, Kars, Van, Osmaniye, Hakkari, Kilis’te Mart ayının sonuna kadar geçerliliğini sürdüren “özel güvenlik bölgesi”nin sayısı ise 168. 


Yasaklar ve kentlere savaş



Kırsal alanı yasaklayan devlet, ardından kentlere yöneldi. Yeniden devreye konulan inkar ve imha politikalarına karşı halkın öz yönetim iradesi geliştirdiği kentleri hedef alan hükümet önce onlarca tank, ağır silah ve zırhlı araçlarla kentleri ablukaya aldı. Ardından on binlerce asker ve polisi kentlere yığarak sokağa çıkma yasakları ile birlikte kenti tümden hedef alan ve halkı göçe zorlayıp kentleri de insansızlaştırıp kimliksizleştirmeyi amaçlayan saldırılar başladı. Sokağa çıkma yasağı ilanı ardından devletin savaş açtığı kentlerde ortaya çıkan tablo ise şöyle:




CİZRE 



4 Eylül 2015 tarihinden bu yana Cizre’de 5 kez “sokağa çıkma yasağı” uygulandı. 14 Aralık 2015’te ilan edilen son yasak ise 79 gün devam etti. Kentte bin 200’ü ağır 10 bin ev hasar gördü. Saldırılarda 50 binden fazla yurttaş ise kenti terk etmek zorunda kaldı. Son yasak süresince devlet güçlerinin saldırılarında 250’yi aşkın kişi katletildi. Temmuz 2015’den son yasağa kadar gelen süreçte yaşamını yitirenlerin sayısı ise 111. Kentte yıkımın yoğun yaşandığı mahalleler için kenti ranta ve talana açan “acele kamulaştırma” kararı alındı. 



SİLOPİ

14 Aralık’ta ilan edilen son sokağa çıkma yasağı boyunca 29 sivilin hayatını kaybettiği ilçede, devlet yetkililerinin yaptığı hasar tespit çalışmalarında, 342 bina ve işyeri ile 2 camide ağır hasar, 6 bin 352 bina ve işyeri ile 17 kamu binasında hafif hasar oluştuğu ve 27 binanın tamamen yıkıldığı kaydedildi. Yıkım ve yağmanın ardından Bakanlar Kurulu, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’la Barbaros, Başak, Cudi, Karşıyaka, Şehit Harun Boy, Nuh, Yenişehir ve Yeşiltepe mahallelerin tümden yıkımını ve insansızlaştırılmasını öngören “riskli bölge” kararı alındı. Sonrasında da “Acele kamulaştırma” kararı çıkartılarak, kenti kimliksizleştirme politikası resmi olarak devreye sokuldu.


NUSAYBİN

Nusaybin’de 13 Mart’ta ilan edilen ve ilçenin tümünü kapsayan sokağa çıkma yasağından önce kentte 6 kez yasak uygulandı. 11 Aralık’ta kaldırılan bir önceki yasağa kadar 11 kişi devlet güçleri tarafından katledildi. 13 Mart’ta ilan edilen son yasaktan bu yana devlet güçlerinin tanklar ve ağır silahlarla yaptıkları saldırılarda Abdulkadirpaşa, Fırat ve Kışla mahallelerinde yoğun tahribat meydana geldi. Şimdiden onlarca ev kullanılamaz halde.


İDİL

İdil’de 16 Şubat günü başlayan sokağa çıkma yasağı 44 gün sürdü. Devlet güçlerinin saldırılarında aralarında YPS savaşçılarının da bulunduğu 66 kişi yaşamını yitirdi. Ağır silahlarla yapılan saldırılarda çatışmaların yoğun yaşandığı Yeni Mahalle ve Turgut Özal Mahallesinde aralarında belediye ve HDP ilçe binasının da bulunduğu 100 ev kullanılamaz hale geldi, bine yakın binada hasar meydana geldi.


ŞIRNAK

Kent merkezinde ilk kez 14 Mart 2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı birinci ayını geride bıraktı. Şırnak’ta öz yönetim ilanı ardından mahallelere yönelik kuşatmalarda Temmuz ayından bu yana aralarında YPS’lilerin de olduğu 20’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği belirtilirken, tank ve obüs toplarının yoğun olarak kullanıldığı Şırnak’taki saldırılarda bir çok mahalle harabeye dönmüş durumda.


DARGEÇİT

Dargeçit’te sokağa çıkma yasağı ilk olarak 10 Ekim’de ilan edildi. Yasak 3 gün devam etti. İdris Cebe isimli genç yasak sırasında devlet güçlerinin saldırılarında yaşamını yitirdi. İkinci yasak ise 11 Aralık’ta başladı, 19 gün sürdü. 5 yurttaş devlet güçlerinin saldırılarında yaşamını yitirdi. 15 bin nüfuslu ilçede saldırılardan dolayı binlerce yurttaş çevre ilçe ve köylere göç etmek zorunda kaldı onlarca ev ağır hasar gördü.


DERİK

26 Ekim 2015 tarihinde başlayan ilk yasak 3 Aralık günü sona erdi. 2’nci kez uygulanmaya başlanan ve 2 yurttaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yasak ise 19 Şubat günü başlatıldı ve 27 Şubat günü son erdirildi. İlçenin Dağ, Kale, Cevizpınar ve Küçükpınar mahallelerinde yoğunlaşan saldırılar sırasında zaman zaman helikopterlerden de ateş açıldığı ortaya çıktı.




VARTO

Muş’un Varto ilçesinde 10 Ağustos 2015 günü yaşanan bir çatışmada yaşamını yitiren HPG’li Kevser Eltürk’ün (Ekim Wan) cansız bedeninin çıplak bir şekilde teşhir edilmesi üzerine ilçede gerginlik başladı. Protesto gösterilerinin düzenlendiği ilçenin giriş çıkışlarında 15 Ağustos günü barikat ve hendekler kazıldı. Devlet güçlerinin saldırısı ile çatışmalar başladı. Muş Valiliği, 16 Ağustos günü sokağa çıkma yasağı ilan ettiği sokağa çıkma yasağını ertesi gün kaldırıldı.




SİLVAN

86 bin nüfuslu Amed’in Silvan ilçesinde 6 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. En son 3 Kasım 2015 günü Tekel, Konak ve Mescit mahallelerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 14 Kasım günü kaldırıldı. 12 gün devam eden yasak ve saldırılar nedeniyle 25 bine yakın insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda bırakıldı. Silvan’daki sokağa çıkma yasaklarını yerinden inceleyen ve olayla ilgili rapor hazırlayan Mazlum-Der ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na (TİHV) göre, 12 gün boyunca süren sokağa çıkma yasaklarında 25 bine yakın insan yerini terk etmek zorunda kaldı, 16 kişi yaşamını yitirdi, meydana gelen çatışmalarda birçok ev ve işyeri kullanılamaz hale geldi. Tarihi yapılar, okullar ve sağlık merkezleri karargaha dönüştürüldü. Silvan, ırkçı-faşist yazılamaların ilk yapıldığı yerdi.


BAÐLAR

Amed’in merkez ilçesi Bağlar’da 15 Mart 2016 günü Kaynartepe Mahallesi’nin tamamında, Gürsel Caddesi, Cemiloğlu Caddesi’nden Bağlar Dört Yol’a kadar olan kısım ile Nükhet Coşkun Caddesi’nin tamamında sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 7 gün devam eden yasak ve abluka sırasında ilçede yaşayan yurttaşlar ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalırken, 3 gencin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yasak 21 Mart 2016 Pazartesi günü saat 06.00 itibari ile kaldırıldı.


BİSMİL

Amed’in Bismil ilçesinde 4 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasaklar süresince aralarında çocukların da bulunduğu 8 yurttaş katledildi. Peş peşe getirilen yasaklar sonucu onlarca ev kullanılamaz hale getirildi.


SUR

Amed’in Sur ilçesinde de 4 ayı bulan sıkıyönetim kuşatması ve saldırıların sürdüğü Sur’a da devlet yıkım politikalarını dayattı. 7 bin yıllık tarihi olan ilçenin tarihi yapılarından Tarihi Kurşunlu Cami, Paşa Hamamı, Haci Hamit Camii ve Ortadoğu’nun en büyük Ermeni Kilisesi olma niteliğine sahip olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi devlet güçlerinin saldırılarında tahrip edildi. İlçe tanklar ve ağır silahlarla yapılan saldırılarda enkaza çevrilmeye çalışıldı. Onbinlerce insan da devlet güçlerinin saldırılarından kaynaklı zorunlu göçe mecbur kaldı. İlçe ardından da talana açılmaya çalışıldı. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırılmaya kararı çıkartıldı. Alınan “acele kamulaştırma” kararı 16 mahallede toplam 6200 parseli kapsıyor. Bu rakam ilçenin yüzde 80’inin kamulaştırılması anlamına geliyor. TOKİ eliyle ilçede yapılmak istenilen kimliksizleştirme projesi hükümet tarafından “Sur’un ihyası“ olarak tanıtıldı. 


DİHA/HABER MERKEZİ