Erdoğan ve generaller çetesi “çöktürme” saldırısını sürdürüyor. Çöktürme, Kürt halkımıza diz çöktürmeyi ve kentlerde evlerimizi başımıza çöktürmeyi hedefliyor. Savaş hali sıkıyönetim eşliğinde işliyor. Kentleri, birer birer sırayla ve mahalleleri kuşatma altında tank-top atışıyla vuruyor.

Polis-jandarma özel harekat birliklerini devreye sokuyor. Bunlar özel yetiştirilmiş kirli savaş uzmanı ölüm mangalarıdır. 90'lı yılların özel katilleri yeniden görevlendirildiği gibi, genç olanları eğitilerek, Suriye'de savaşmış deneyli yerli-yabancı katiller seferberediliyor. 

Erdoğan faşizmi, “Çöktürme Planı“nda öngördüğü yasak ve zindanla da diktatörlüğünü korumaya çalışıyor. 

Kürdistan'da ardarda sayısızca yasak bölge ilan ediyor. Geçmişte sömürgeci devlet Kürt isyanlarını soykırımla bastırmaya çalışırken “yasak mıntıka”ları ilan ediyordu. Hatta öyle ki 1948'e değin insandan “temizlenerek” sürdürülen yasak mıntıkaların adları ”yasak mıntıka” olarak sonraki birkaç 10 yıl boyunca devam etti. Erdoğan sömürgeci geleneği 21. yüzyılda bütün dehşetiyle devam ettirmeye çabalıyor. 

Erdoğan faşizmi, Newroz ve 1 Mayıs'a yasakla da saldırıyor. Bu yasakları akademisyen-avukat-gazeteci tutuklamalarıyla zamandaş yapıyor. Yine zamandaş olarak HDP vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını emrediyor. 

Diktatör Erdoğan'ın tank-top-zırhlı-helikopterleri, Kürt halkımızın o nazlı çocuklarını, kadın ve yaşlılarını, kahraman gençlerini yüzlerle sayılan çoklukla aramızdan alıyor. 

Fakat, Erdoğan ve cellatları, devasa polis-ordu-çete makinasına rağmen, yine de sömürgeci faşizmin zaferini sağlayamıyor. Kürt halk gençliğimizin kahramanca direnişi karşısında, “Çötürme Planı“ndaki bir temel unsuru gerçekleştiremedi. Konteynırlardan oluşacak toplam 200-300 bin kişiyi hapsedeceği “toplama kampları”nı kuramadı. Buradan kaybederek öldürme planı başarısız kalınca, bu kez rangerlarla kent içinde gençleri kaçırıyor, başından kurşunlayarak sokağa bırakıyor. 

Erdoğan diktatörlüğü Newroz, 1 Mayıs ve alanlara çıkma yasağını bu ortamda etkili kılmaya çalışıyor. 

Bununla katılımı düşürmeyi, militanlığıyla öne çıkan kesimi yormayı ve dahası kimyasal gazla, toma ve akreple polis terörünü meşrulaştırmayı amaçlıyor. 

Newroz'da yasağı birkaç yıl önce de denedi. Ancak Amed halkı sel gibi akıp polis barikatlarına yüklenerek Newroz'u özgücüyle ve yasağa rağmen özgürleştirmişti. Şimdi yeniden Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak Newroz'u yasaklıyor. AMED'de yasağı kaldırdı, ama yine de son anda yasak getirme olasılığı var. 

HDP, DBP, DTK Amed’de, milyonluk kitleyle Newroz'a akmalı, Sur'un, Cizre'nin, halkın öz yönetiminin yanında olduğunu Erdoğan faşizmine göstermelidir. Sur'a çekilen duvarları halkın er geç yıkacağını Erdoğan faşizmi korkuyla anlamalıdır. 

Eğer Newroz'u son anda yasaklarsa her semti, her alanı Newroz mücadelesi ve bayramı alanı yaparak Erdoğan faşizmine korku yaşatmalıdır. 

Amed halkımız bu kez de milyon olup Newroz'a akarsa Newroz'u özgürleştirmekle kalmayacak çöktürme soykırımına kitlesel bir darbe vuracak, Erdoğan'ın sömürgeci amacını bozacaktır. Kitlesel halk mücadelesindeki her büyüme sömürgeci soykırıma devrimci meydan okuma, yenilgi tatırma atılımı olacaktır. 

Hakın her meydan okuması tanka ve ölüm mangalarına karşı devrimci Kürt gençliğinin, YPS'nin devrimci kahramanlığına yıkılmaz siper olacak, sömürgeci faşist safların bozgununu getirecektir. 

Halkın Newroz'la sömürgeciliğe meydan okuması sayın Öcalan üzerindeki tecridi kıracak, İmralı ve F tipi zindanın yıkılmasını yakınlaştıracaktır. 

Bu nedenle bu Newroz Newroz'dan öte soykırımcı saldırganlığı yenilgiye uğratmanın rolünü üslenecektir. O halde Kürdistan'ın her yanında ve Türkiye'nin metropollerinde Newroz ateşlerini halkımızla yakalım ki halk seliyle devrimci direnişe can suyu olalım. Faşist sömürgeciliğin yasağını da soykırımcı planını da bozguna uğratalım. 

Türkiye metropol ve kentlerinde Newroz gösterilerini yükseltmek ve yaymak, halkların Sur, Cizre, Nusaybin, İdil'de faşist sömürgecilerin soykırımcı vahşetine karşı mücadele barikatını güçlendirecek ve Erdoğan faşizmine beklemediği güçlü darbe indirecektir. 

Newroz'larda kitlesel katılım ve yasağı yıkacak mücadele, 1 Mayıs'ın özgürleştirilmesi ve kitlesel büyümesini de hazırlayacak.