İstanbul Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı Sami Tan, "Türkiye hala asimilasyondan vazgeçmedi" derken, Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Kadir Polat, yasakların bir an önce kaldırılması gerektiğini kaydetti.

Yeni eğitim öğretim yılı başlarken, anadilde eğitimin önünü açabilecek herhangi bir yasal düzenleme hala yapılmış değil. Anayasa'nın 42'inci maddesinde yer alan, "Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez" ibaresi, hala anadilde eğitim önünde en büyük engel olarak dururken, Kürtçenin sadece özel okullarda okutulmasına serbestlik getirilmesi ya da belirli yıllarda sınırlı saatlerde okutulmasına izin verilmesi de, asimilasyon politikalarından halen vazgeçilmediğinin göstergesi.

Bucaklişi: Anadil hakkı tartışılmaz

Laz Enstitüsü Yönetim Kurulu üyesi İsmail Avcı Bucaklişi, anadili, "Tarihsel kodları taşıyan sistem ve var oluş" olarak tanımlayarak, anadilin her alanda yaşatılması gereken bir değer olduğunu söyledi. Anadilin kaybedilmesi halinde bireyin kültüründen, kimliğinden uzaklaşacağını belirten Bucaklişi, farklı inanç ve kültürlerin yok edilmesi için uygulanan politikaları eleştirdi. Lazca'ya yönelik baskılara dikkat çeken Bucaklişi, bu tür uygulamaların bir dili yok etmeye dönük politikaların parçası olduğunu vurguladı. Bucaklişi, tek ulus yaratma projesi sonucunda Türkiye'de yaşayan farklı dil, etnik ve kimliklerin tek tipleştirilmeye çalışıldığını belirterek, "Tek ulus yaratma projesinde herkes çerçevesi belirlenen 'Türk'e benzetilmeye çalışıldı. Eskisi gibi olmasa bile günümüzde hala bu politikalar hayatta ve geçerli" dedi.
Anadilde eğitim hakkının tanınması kaydeden Bucaklişi yapılması gerekenleri de şöyle özetledi: "Anadilin yaşatılmasına dönük teşviklerin yapılması gerekiyor. Okullarda öğretilmesi, televizyonlarda yayınlarının yapılması gerekiyor. Tiyatrosu, sineması olması gerekiyor. Şehirlerde bunların merkezlerinin olması gerekiyor. Artık normalleşmek gerekiyor. İnsanlar dillerini, kültürlerini yaşayabilmeli, hatta Kültür Bakanlığı'nın da bunu teşvik etmesi gerekir. Anadilde eğitim tartışılacak bir şey değildir, doğal insani bir haktır.''

Tan: Asimilasyon terkedilmeli
Dilin kültürün doğuşu ve kimliğin tanımı olduğunu söyleyen İstanbul Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı Sami Tan, anadilin bireyin ve bir halkın kimliği olduğunu belirtti. Ulus devletlerle birlikte, farklı dil inanç ve kültürlerin inkar edildiği ve bu kimliklerin asimile edilmesi için belli politikaların üretildiğine dikkat çeken Tan, Türk devletinin uyguladığı bu poltikalarla resmi dil yaratılarak, diğer dillerin yok edilmeye çalışıldığını vurguladı.  Türkiye'de anadilde eğitim önündeki engellerin halen sürdüğüne dikkat çeken Tan, "Dünyada zihinler değişti, renklilikler kabul edildi ama Türkiye'de hala bu politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Özellikle Kürt halkı bu inkar politikaları karşında ciddi bir mücadele verdi. Ancak Türkiye hala asimilasyondan vazgeçmedi. Hala eski politikalarda ısrar ediliyor" dedi.
Bu zihniyetin artık terk edilmesi gerektiğini kaydeden Tan, şunları belirtti: "Çok sesli ve çok renkli bir toplum yaratılmalı. Anadilde eğitimi engelleyen yasalar kaldırılmalı. Herkes kendi, kimliği dili ve kültürü ile kendini yaşatabilmelidir. Diğer alanlarda ihtiyaç olduğu gibi eğitim alanında da demokratikleşme sağlanmalı. Her bölge kendi meclislerini oluşturmalı ve o bölgenin isteğine göre istenilen dilde, istenilen şekilde eğitim sağlanmalı.''


Polat: Yasaklar kaldırılmalı
Jıneps Gazetesi Yayın Kurulu üyesi Kadir Polat da Kafkas dillerinden olan Ubıhça'nın Türkiye'deki tekçi politikalar yüzünden Anadolu topraklarında yok olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyet döneminden itibaren devreye konulan ırkçı yasaların Türk kimliğinin "lüzumsuzca abartılmasına" sebep olduğunu belirten Kaya, "Bu yasalar, Türkiye'deki diğer halkların dillerinin kültürlerinin ve varlıklarının ötekileştirilmesine yol açtı. Son derece yok edici bir sistem uygulandı. Bu ulusalcı ideoloji hemen hemen Türk kültürü dışındaki kültürleri, dilleri yok etme noktasına getirdi" dedi. Kürt halkının, anadil" ve kimlik için verdiği mücadeleyi takdir ettiğini söyleyen Polat, "Kürtler dili ve varlığı için çok ciddi bedeller ödeyerek aslında diğer halklara da önemli kazanımların kapısını araladı" şeklinde konuştu. Eğitimin anadilinde sağlanabilmesi için yasal engellerin olduğuna dikkat çeken Polat, tekçi zihniyetin devam ettiğinin altını çizerek, "Halen anadilde eğitim sağlanabilmiş değildir. Halkların, dillerin önündeki fiili yasakların biran önce kaldırılmasını istiyoruz" şeklinde ifade etti.



KADRİ ÖZKAN/DİHA/İSTANBUL