Alman istihbaratı 2018’de yasaklanan festivale Kürtlerin katılımının az olduğunu yayınladığı raporda dile getirdi. KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer yasaklamadan sonra katılımın az olduğunu belirtmenin ahlaksızca olduğunu vurguladı.

Almanya’nın Kürtlere dönük baskılarına dikkat çeken Köçer, ”Türk devletine ‘Siz ülkenizde Kürtleri ezerken, bizler de burada boş durmuyoruz’ mesajını veriyor” dedi. Köçer, Almanya’nın Kürtlere dönük yasakları başka ülkelere de dayattığını söyledi.

İç istihbarat örgütü Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı, 2018’de fiilen yasaklanan Kürt Kültür Festivali için kamuoyuna duyurduğu raporunda ”2018’deki festivale katılım az oldu” ifadesini kullandı. KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer ise durumu, ”Önce yasaklamaları şimdi de katılım azdı demeleri ahlaksızca bir yaklaşım” şeklinde izah etti.

 

Kürtlerin 26’ıncı büyük buluşması yasaklanmıştı

Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 2018 yılı raporu 27 Haziran Perşembe günü başkent Berlin’de Teşkilat’ın Başkanı Thomas Haldenwang ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in katıldığı basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanmıştı. Raporda Kürt Özgürlük Mücedelesi’ne yönelik kriminalize siyasetini sürdüren istihbarat diğer yıllardan farklı olarak Kürtlerin Almanya’da vazgeçilmez kitlesel buluşmalarından birine dönüşen festivalle ilişkin bir istatistik yayınlaması dikkat çekti.

Son yıllarda Kürtlerin Almanya’daki en büyük buluşması olan festivallere yönelik uygulanan yasak ve engellemeleri unutan istihbarat, söz konusu festivallere katılımın gittikçe düştüğünü iddia etti.

2008-2018 yılları arasında festivallere katılımı istatistik olarak yayınlayan istihbarat 2009, 2011 ve 2012’de katılımın 40 bin bulduğunu ancak 2018’de ise katılımın 3500’ye düştüğünü öne sürdü.

 

Yapılan festival değil mitingti

Halbuki NRW eyaletindeki Dinslaken kentinde düzenlenmesi planlanan ve zengin bir programı olan 26’ncı Uluslararası Kürt Kültür festivali Alman polisi tarafından yasaklanmıştı. Sadece Alman devletinin festivali yasaklanmasını protesto amacıyla festivalin gerçekleşeceği gün 8 Eylül’de Düsseldorf kentinde kitlesel bir miting düzenlenmişti.

Üstelik son yıllarda özellikle polisin verdiği bilgilerle festivale ilişkin haberler yayınlayan yaygın Alman basını da şimdiye kadar hiçbir festivale katılımı 40 bin olarak göstermemesi dikkat çekti. Bu da gösteriyor ki polis ve medyadaki haberlerden farklı olarak istihbarat aslında Kürtlerin düzenlediği etkinliklere ilişkin farklı bilgiler arşivliyor.

 

‘2018’de 8 bin 17 eylem yaptık’

Almanya’daki Kürtlerin konfederasyon biçimindeki örgütlenmesi olan Almanya Kürdistanlı Topluluklar Konfederasyonu (KON-MED) Eşbaşkanı Tahir Köçer ise ANF’ye verdiği demeçte rapordaki ifadelere tepki gösterdi. 80’lı yılların başında Kürdistan’da başlayan savaşla birlikte Kürtlerin Avrupa’ya savrulduğunu ve savaş nedeniyle yurtlarını terketmek zorunda kalan yüzbinlerin, Almanya’ya akın ettiğini hatırlatan Köçer, istihbaratın Kürtlerin örgütlülüğüne ilişkin bilgeleri bilinçli olarak çarpıttığını belirterek şöyle konuştu:”Almanya gelen Kürt kitlesi siyasi bir kitleydi, yurtseverliğin ruhuyla ülkesinde rahat yaşamadığı için mülteciliği tercih etmişti. Kürtler, geldikleri ülkelerde ise kültürel ve toplumsal örgütlenmelerini gerçekleştirdi. Derneklerin sayısı gittikçe arttı ve YEK-KOM kuruldu. 1990’ların başında derneklerimizin sayısı 30’u bulmazken, 2014’te bu sayı 55’e ulaştı. Şimdi ise artık 70 dernek ve 80 meclisimiz var.”

İstihbaratın raporunda 2018’de Kürtlerin 6 bin civarında gösteri yaptığı bilgisinin yer aldığına dikkat çeken Köçer bu konuda ise şu bilgileri verdi: ”Halbuki biz 2018’de 8 bin 17 gösteri gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl Almanya’nın bütün şehirlerinde, hatta bazı köylerde bile Kürtlerin eylemleri oldu. Çünkü Kürtler Türk devletinin saldırıları ve özellikle Efrîn işgaline karşı ayaktaydı. Bazı şehirlerde günde 3 eylemin gerçekleştiğini söyleyebilirim.”

 

‘Siz Kürtleri ezerken biz de boş durmuyoruz’

İstihbaratın Almanya’da Kürtlerin en uzun soluklu etkinliklerinden biri olan kültür festivalini hem yasaklamanın hem de ”pek kimse katılmadı” demesini ise ahlaksızlık olarak ifade eden Köçer devamla şu tepkiyi gösterdi: ”Festivallerimize yönelik bilinçli bir siyaset yürütülüyor. Bununla Türk devletine de ‘Siz ülkenizde Kürtleri ezerken, bizler de burada boş durmuyor, Kürtlerin örgütlüğünü kırıyoruz’ mesajını da veriyorlar. 27 Ocak 2018 günü Köln’de Efrîn işgaline karşı gerçekleşen yürüyüşe yüzbinden fazla insan katıldı. Niye bundan söz etmiyorlar?”

 

Almanya yasağı diğer ülkelere de dayatıyor

Alman devletine Kürt halkına karşı yürüttüğü kriminalize siyasetinden vazgeçme çağrısı yapan Köçer ”Kitlemiz artık sanki Türk polisleri karşılarındaymış gibi bir hisse kapılıyor. Çünkü kitlemize saldırıları Türk polisini aratmıyor” görüşünü dile getirdi. Kürtlere yönelik uygulamaların Türkiye ile endeksli şekilde yürütüldüğünü belirten Köçer son olarak şu çağrıyı yaptı:

”Kürtlere yönelik yasak ve engellemelerde iki farklı devlet bir düşünüyor. Bunu Alman yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde de söylüyoruz; Kürtlerin sembollerini yasaklayan iki devlet var: Bir Türkiye, diğeri de siz. Üstelik Alman devleti bu yasakların kendileriyle sınırlı kalmalarını istemiyorlar, diğer ülkelere de ‘bu yasakları uygulayın’ baskısı yapıyorlar. Örneğin bu konuda Fransa ve Avusturya gibi ülkelerde Almanya’nın lobi çalışmalarını yürüttüğünü biliyoruz. Mücadelesiyle dünyanın takdirini almış bir halka yasakların son bulmasını istiyoruz.”

 

ANF/KÖLN