HAMDULLAH KESEN /MA/ADANA
Adana Valiliği son 3 ayda kentte muhalif sanatçıların kültürel ve sanatsal çalışmalarını, “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin kişi dokunulmazlığının ve kamu esenliğinin sağlanması için tedbir almak” ve ”Kamu güvenliği” gerekçeleriyle engelliyor. Valilik ilk olarak ise 19 Aralık 2018’de DBP Adana İl Örgütü ve KHK ile kapatılan MKM’ye bağlı sanatçılarca, Serhat Çarnewa, Pınar Aydınlar ve Kadir Çat’ın katılacağı halk konserini yasakladı.
Son olarak ise HDP Adana İl Örgütü ve yerel sanatçılarca 10-13 Şubat’ta “Tartuffe”, “Tenê Ez” ve “Kozik” adlı Kürtçe oyunların sergileneceği Kürt Tiyatro Günleri’ni yasakladı. MKM’li sanatçı İlyas Arzu, Valiliğin keyfi yasaklama kararlarına tepki göstererek, sanatın önünde hiçbir engelin duramayacağını vurguladı.
Boyun eğmeyeceğiz
Türk devletinin Çukurova’da örgütlü, birlikte ve kolektif bir sanatın yürütülmesini istemediği için sanatsal etkinlikleri “kamu güvenliğini” gerekçe gösterip yasakladığını belirten Arzu, KHK ile MKM Adana Şubesi’nin, Valilik kararıyla ise Hermel ve Mezopotamya Sanat Evi’nin kapatıldığını hatırlattı. Bu engellemelerin çalışmalarına engel olmadığını aktaran Arzu, sanatçının görev ve sorumluluklarından biri de bu engelleri aşıp, daha güçlü çıkmak olduğunu anlatarak, “Arkadaşlarımız bu özel soykırım politikalarına karşı yılmadı. Bu politikalara asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.
Sanatçıdan korkuyorlar
Adana’da muhalif olan herkese dönük bir baskının olduğuna değinen Arzu, bu baskılara karşı duran devrimci ve demokrat sanatçılar ve kurumlar olduğunu dile getirdi. İktidarın sanat ve sanatçıdan korktuğunu aktaran Arzu, bu korkunun sebebinin ise sanatçının toplumun dili olmasından geldiğini vurguladı. Arzu, “Aslında sanatçı, ‘kral çıplaktır’ diyen çocuktur. Bu ister istemez, iktidarı rahatsız eder. Sanatçıyı baskılamak ve sindirmek ister” diyerek iktidarın sanatsal faaliyetleri engelleme gerekçelerini dile getirdi.
Sanatçının kimliğiyle, duruşuyla ve halkla bütünleşmesiyle var olduğunun altını çizen Arzu, tüm baskı ve engellemelere rağmen daha güçlü bir çalışma yürüttüklerini ve her hafta bir eve konuk olup, şevbûhêrk geleneğini devam ettirdiklerini ifade etti. Arzu, Valiliğin keyfi yasaklama kararlarına rağmen sokaklarda ve evlerde kültürel ve sanatsal faaliyetlere sürdürdüklerini kaydedip, sanatın önünde hiçbir engelin duramayacağını vurguladı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevini sürdüren DTK Eş Başkanı Leyla Güven ve tutukluların direnişine değinen Arzu, halkın bu direnişe sessiz olmadığını ancak sesinin daha fazla çıkarılması gerektiğine dikkat çekti.