
Birinci ağızdan duyulmalı
Öcalan'ın kamuoyunu bilgilendirmesi noktasında bağımsız heyetler ile görüşmek istemesinin önemli bir nokta olduğunu kaydeden Timur, "Süreçle ilgili eğer negatif düşünceler varsa bunları birinci ağızdan kamuoyuna aktarmak çok önemli. Süreç açısından önemli gelişmeler yaşanıyor ama yöntem konusundaki bürokratik işleyiş yavaşlatıyor. Avrupa'nın, Kandil'in, Sayın Öcalan ile birebir ilişki ve diyalog kurarak, süreci yürütmesinin önemli bir aşama olacağını düşünmekteyiz. Süreç bu kadar ilerlemişken İmralı'da tecrit koşullarının devam ettirilmesinin bir anlamı kalmadı" dedi.
İki noktayı öneriyor
Kürtlerin verili durumunun yanı sıra Türklerde de Öcalan'a yönelik negatif algının değişmeye başladığını belirten Timur, dünyadan da örnekler vererek, iki noktaya dikkat çekti: "İlk olarak ev hapsi uygulamasına geçilebilir. Daha sonra özgürlüğüne kavuşmasıyla sonlandırılır. Artık aşama aşama Sayın Öcalan'ın özgürlüğü sağlanması da dahil uygulanacak rasyonel bir yöntemle bu tecridin ortadan kaldırması gerekiyor."
Yasal çerçeve sağlanmalı
Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Cüneyt Caniş ise gelinen noktada Öcalan ile yapılan görüşmelere aleniyet kazandırılması gerektiğini kaydederek, daha önce Asrın Hukuk Bürosu avukatları aracılığı ile vekil-müvekkil ilişkisi üzerinden yürüyen görüşmelerden dolayı şu an çok sayıda avukatın yargılandığına dikkat çekti. Açılan davalar sonucunda birçok avukatın ceza aldığını ve kimi yargılamaların halen devam ettiğini anımsatan Avukat Caniş, şunları söyledi: "Bu anlamda mevcut durum göz önüne alındığında açıkçası sürecin başlaması noktasında bire bir aktif rol oynayan Sayın Abdullah Öcalan'ın koşulları olmak üzere cezaevleri koşullarının mutlak suretle düzeltilmesi gerekiyor. Görüşme yapacaklar çoğaltılmalı. Türkiye kamuoyunun bu sürece daha hızlı bir şekilde evirilmesinin sağlanması için bunun bir yasal çerçevesinin çizilmesi gerekiyor."
Sözlü güvence yetmez
İmralı'da Öcalan ile heyetler arasında yapılan görüşmelerin dahi bir resmi dayanağı olmadığını belirten Av. Caniş, heyetler tarafından resmi mevzuata dayanmadan yapılan görüşmeler hakkında soruşturmaların açılamayacağının dahi bir garantisinin olmadığını ve bunların tamamının bir güvenceye kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. İmralı'da BDP ve HDP heyetleri üzerinden devam eden görüşmelerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Caniş, "Bu işin asıl muhataplarının bir şekilde görüşme yapabilmesi gerekiyor. KCK yönetimi ile doğrudan temas sağlanmalı. Bunlar sağlanmazsa süreç belki bir noktadan sonra tıkanacaktır. Açıkçası bu durum kendisini dayatacak" dedi.
Sürecin hızlanması için
Sürecin provokasyonlara açık olduğunun altını çizen Caniş, şunları söyledi: "Bundan dolayı İmralı'daki koşullar değişmeli, bire bir görüşmeler sağlanmalı. Heyetlerin keyfiyete bırakılmadan düzenli gidiş ve gelişleri kabul edilmeli. Avukat görüşlerinin önü açılmalı. Asrın Hukuk Bürosu'ndaki avukatların esaretine son verilmeli."
HASAN YOLDAŞ/DİHA/VAN