Yaşamın anlam arayışları başladığında o vakit evrene olan merak daha çok sarar insanı. Evrene ait ne varsa kendinde, diğer canlılarda ve yaşamda bulmaya ya da benzetmeye çalışır insan. Belki de şunu düşünmeden edemez; yaşamda bulmaya, ulaşmaya çalıştığımız anlam evrende gizliyse o zaman! Tam bu sırada hakikat(?) sorusu devreye girer. İnsanların bu tür soruları kendine sorması kadar doğal bir şey yoktur. Fakat doğallık adına bir şey kalmış mı sorusunu sorduğumuz da aldığımız cevap maalesef olumsuz olacağı için, doğal değildir ve insanları arayışsızlık haline sürüklemiştir.
Yaşamda arayışsızlık hali anlamsızlığın baş gösterdiği, asılı ölümün gerçekleştiği andır. O yüzden ruhen, fikir yönünden insanlar kapitalizm tarafından esir alınmış ve istediği gibi yönlendirmektedir. Bunu manifestosunda en iyi yorumlayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yaşamı anlamsızlaştırmak isteyen sisteme karşı şu formülü ortaya koymuştur: “Hakikat aşktır, aşk özgür yaşamdır.” Şimdi normal düzende yaşayan insanlar için bu kavramların içi o kadar boşalmıştır ki aşk, hakikat, özgürlük tamamen liberalleştirilmiştir. Bireysel özgürlük adı altında neredeyse köleliğin had safhada yaşanması söz konusudur.
İnsan yaşamı boyunca hep arayış halinde yaşar. Aslında bunun olması gayet doğal fakat insanlar günümüzde öyle bir hal almış ki neredeyse çelişkisiz yaşamaktalar. Sistem içerisinde farklı arayışları olan insanlar ise soluğu arayışlarına cevap olabilecek mekânları tercih ediyorlar. Genelde bu mekânlar “dağlar…” oluyor. Özellikle de gençlerin çelişkilerine, meraklarına cevap bulabilecekleri yaşam özgür yaşam mekânları oluyor. Çünkü kapitalizmin son versiyonu post-modernizmin nefes aldırmadığı gençler bazen tercih hakları bile ellerinden alınıyor. Günümüzde AKP’nin geliştirdiği farklı oyunlarla genç kadınlar başta olmak üzere tüm genç kesim üzerinde farklı politikalar geliştirilmek istenmektedir. Mesela bu son dönemde Kürdistan’da gündemleşen Kürt kızlarını sözüm ona okutmak ve yaşamlarını kurtarmak istemeleri de bunun bir parçasıdır. Kendi özel okullarında Kürt gençlerini istedikleri gibi asimilasyon oyunlarına alet ederek harcamaları apaçık bir göstergesidir. Ve bunun gibi birçok oyun daha…
Evet, toplum için özgür yaşam eşitliğin, adaletin, komünalliğin olduğu bir yaşam olduğu için hakikat de ancak böyle bir yaşam içerisinde aranacaktır. Ve bunun içinde başta tüm bu arayışsızlıkların, anlamsızlığın ortadan kalkması gençlerin, kadınların özgürlüğe meraklarının olması gerekir. Özgürlüğün ve köleliğin mücadele ettiği böylesine yoğun bir dönemde elbette direnen kesimin kazanacağı aşikârdır. Fakat şunu da unutmamak gerekir ki bugüne kadar teslimiyeti reddeden, direnen kesim hep özgürlük olmuştur. Özgürlük için bedel verenler olmuştur. Bu yüzden anlamlı olan her zaman zor olduğu kadar ulaşılması gereken zirveler de olmuştur. Özgürlük bedel istediği kadar, bedeli hak eden bir güzellik ve aşktır. O yüzden bu aşka ulaşmayı aramalı insan. Gerisi kolay olanı seçmek olur ki o da şu anda belirlenen düzende insanların soluksuz bırakılacağı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Topluma nefes aldırmayan böylesine bir sistemle mücadele etmek için anlamlı yaşamak, aramak ve içselleştirmek önemlidir. Bilge insanın sözleri ile bitirelim o zaman; “ yaşamın anlamı evrende gizlidir. Bu gizi fark ettikçe aradığınız mutluluğa ulaşabilirsiniz.”