Bizimle gurur duyun” dediğini aktardı.
31 kişinin bulunduğu birinci vahşet bodrumunda yer alan DBP PM Üyesi Mehmet Yavuzel’i annesi, ağabeyi ve cezaevi arkadaşı DİHA’ya anlattı. Oğluna hep ‘Memê’ diyen anne Hanım Yavuzel, Harran’ın bir köyünde dünyaya getirmiş. Daha 2 yaşındayken “Yek, du, sê gelê me qet natirse, dimeş e çiya dihêjê emê welat bistînin, çavên dijmin birjînin” stranını dilinden düşürmediğini belirten anne Yavuzel, gülümseyerek çocuğunu şöyle anlatmaya başladı: “Ona üç isimle sesleniyordum. Memê, Gulî û memoşê min diye hitap ediyordum. Çok seviyordum. Okula kendim götürüp kendim getiriyordum. Bir kaç götürdükten sonra bana ‘anne artık ben büyüdüm kocaman adam oldum, okula tek başına gidip gelebilirim’ demişti. İlk gün kayboldu ama daha sonra tek başına gidip geliyordu. Memê’nin bünyesi çok zayıftı ama iradesi çok sağlamdı.”




‘Oğlum hiç boyun eğmedi’


Liseyi bitirdikten sonra bir süre fabrikada işçi olarak çalıştığını, ardından gençlik çalışmalarına katıldığını dile getiren anne Yavuzel, “Memêm yaşı küçüktü ama kocaman yüreği vardı. Memêm bir süre kültür çalışmalarında çalıştı. Urfa’daki kültür sanat çalışmalarından sonra Dıyarbakır’a Dicle Fırat Kültür ve Sanat Merkez’inde çalıştı. Benim oğlum cevher gibiydi. Eşine az rastlanılan bir insandı. Hayat doluydu. Yüzünde hiç gülüşü eksik olmazdı. Devlet oğlumun peşini hiç bırakmadı. Hep takip altındaydı. Gözaltına alındı, tutuklandı. İşkencelerden geçirildi ama hiç boyun eğmedi, davasından vazgeçmedi. Cezaevinde açlık grevine ilk giren kişi olmuş. Mardin Cezaevi’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için bedenini ateşe verdi. Arkadaşları tarafından söndürülen Memê’nin vücudunun birçok yeri yanmıştı. Onu ziyarete gittiğimde ise benden saklamaya çalışıyordu ki üzülmeyeyim. Oğlumla her zaman gurur duyuyorum. Memê Kürdistan’ın şehididir” diye konuştu.




‘Biz kazandık’



Mehmet Yavuzel’in ağabeyi Halil Yavuzel de kardeşinin çok duygusal bir yapıya sahip olduğunu aktardı. Küçüklüğünden beri hep Kürt Özgürlük Hareketi’ne meraklı olduğunu ve hiçbir etkinlik ve açıklamayı kaçırmadığını kaydeden ağabey Yavuzel, şunları söyledi: “Kardeşimi cezaevine atmak için tüm yolları denediler. Bir oyunla bombacı olduğu iddiasıyla cezaevine atıldı. Ama kardeşim hiçbir zaman yılmadı, doğru bildiği davasından tek bir adım geri atmadı. En son Cizre’de ayağından yaralı olduğu halde yine onlara boyun eğmedi ve arkadaşlarını bırakıp çıkmadı oradan. Mehmet ayağından yaralanmıştı. 21 Ocak günü en son telefon konuşmamızdan Mehmet bana ‘Sakın bizim yenildiğimizi sanmayın. Biz kazandık. Düşman yenilmiştir. Bizimle gurur duyun’ demişti. O haliyle kendisi bize teselli veriyordu. Biz ağlıyorduk o ise zafer edasıyla bize gülümsüyordu. Bize de onların anısına bağlı kalmak düşüyor. Hep onların yolunda olacağız.”


58 gün açlık grevinde kaldı


Mehmet Yavuzel ile 2 yıl aynı cezaevinde kalan arkadaşı Abdulkadir Aktaş ise Mehmet’in küçük yaşına rağmen büyük şeyler düşünen bir yapısı olduğunu söyledi. Mehmet’in fizik ve yaş olarak küçük olduğunu hatırlatan Aktaş, “Ruhu çok büyüktü. Yüreği içine sığmıyordu. Çok zekiydi. Hem teoride hem de pratikte mükemmel bir yoldaştı. Tam 58 gün açlık grevi eylemlerinde kaldı. Hatta greve ilk giren kişi de oydu. Onun o dirayeti ve iradesi her şeye değerdi” dedi.



ANNESİ O BODRUMDA


DBP PM Üyesi Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel, oğlunun katledildiği bodruma girdi. Yavuzel, “Bu bodrumun altında devlet kaldı” dedi. 

Hanım Yavuzel, dün Cizre’ye gelerek vahşet bodrumlarına gitti. Yavuzel’e, vahşet bodrumunda katledilen Ali Fırat Kalkan ve İzzet Gündüz’ün aileleri yanı sıra çok sayıda yurttaş eşlik etti. Cudi Mahallesi’ne girer girmez ağıtlar yakan anne Yavuzel, “Mehmet ve yoldaşları ölmedi, ben ağlamayacağım düşmanı güldürmeyeceğim. Onları asla yok edemeyecekler” dedi. 

Daha sonra birinci vahşet bodrumuna giden anne Yavuzel, “Bu bodrumun altında devlet kaldı. Biz kaybetmedik, onlar kaybetti” diyerek bodrum duvarlarına sarıldı. Yavuzel, “Oğlum buralara mı sarıldın? Burada mı yaralandın? Burada mı beni bekledin?” diye ağıtlar yaktı. 

Vahşet bodrumu önünde ağlayan bir kadını gören Yavuzel, “Sakın ağlamayın, onlar şerefli bir mücadelede yiğitçe direndiler. Onların mücadelesine sahip çıkacağız. Onları asla unutmayacağız” dedi. 



MEHMET SIDDIK DAMAR
/DİHA/URFA