Colemêrg şehir merkezine 12 km uzaklıkta bulunan Mêrgabutê yaylasında hayat bir başka yaşanıyor. Kadınlar sabahın erken saatlerinde hayvanlarını dağa gönderdikten sonra yoğun bir çalışma temposuna başlıyor. Sabah ineklerini sağan kadınlar, öğle saatlerinde küçükbaş hayvanlar gelmeden önce, sağacakları kaplar hazırlanıyor, sütler taş ocakların üzerinde kaynatılıyor, yoğurt, yağ, peynir gibi ürünler hazırlanıyor.
Stranlı halaylı
Bu süre içerinde yaylada kendine özgü bir yaşam kuran kadınlar, hayvanların toplanacağı yere önceden geliyor. Hayvanları beklerken bir yandan da halay çekiliyor ve kilamlar söyleniyor. Öğle saatlerinde gelen hayvanları bir alanda topladıktan sonra birlikte sağıyorlar. Sağarken stranlarını da ihmal etmiyorlar.
Kimseye muhtaç değiller
Kadınların ve çocukların özgürce yaşadığı Mêrgabutê Yaylası’nda, binlerce yıldır aynı gelenek sürdürülüyor. Tüm yaşamını yaylada geçiren 70 yaşındaki Heci Nesibe İhtiyatoğlu, huzuru ve mutluluğu yaylada bulduğunu söylüyor. Yılın dört ayını yaylada geçirdiğini dile getiren İhtiyatoğlu, “Yayla, bizim için bir hayat biçimidir. Burada doğayla iç içeyiz. Burada hazırladığımız tüm ürünler doğal ve sağlıklı. Yaz boyunca burada topladığımız ürünlerin bir kısmını satıyoruz, geri kalanları ise kendi ailemiz için hazırlıyoruz. Kış ayları boyunca burada elde ettiklerimizi tüketiyoruz. Kimseye muhtaç olmadan bir yaşam sürdürüyoruz“ dedi.
ANF/COLEMÊRG