Bavê Hogır, Şehit Aile Kurumu ve diğer kurumsal çalışmalarda yer alıyor ve fırsat olursa helbestlerini kitaplaştırmak istiyor. Bavê Hogır helbest yazmaya, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “yazabilip de yazamayanların kalemi kurusun. Bu devrim ve halk için bir şey yapabilip de yapamayanın eli kırılsın” mealinden sözlerinin etkisiyle başladığını söyledi. Bavê Hogır, Cigerxwin ve diğer helbest kitaplarını okuduğunu, modern ve klasik şiire, kafiyeye, hece ölçüsüne ilişkin bir eğitim almadığını belirtiyor. 


Devrimin değerleri 

Tüm helbestlerinin devrim değerleri ve devrimi konu aldığını söyleyen Bavê Hogır, dolayısıyla devrime dair tüm gelişmelerin kendisini etkilediğini belirtiyor.

Yazdığı helbestlerdeki konuları örnekleriyle anlatan Hogır, “Önderlik üzerine, şehitler ve öncü yoldaşlar üzerine yazıyorum. Amed zindanı üzerine yazmışım. Devrimde kötü rol oynayanlar üzerine de yazdım. ‘Kurtêro’ adlı bir helbest çalışmamda gözü dışarda olan birini anlatır. Kurmê darê (ağacın kurdu) helbesti var, ihaneti işler. Kısaca bu devrimde olumlu yada olumsuz rol alanların tümünü helbestlerimde işledim” diyor.

İlk helbestini 1993 yılında şehit düşen bir gerilla üzerine yazdığını belirten Bavê Hogır, yine ilk şiirlerinden olan ve marş niteliğindeki “Bi navê me ye Kurdistan”ı sözleriyle aktardı:

“Em Kurdin bi navê me ye Kurdistan,/ Bi xwîn û xebata keç û xortên ciwan./Bi ked û berxwedan mer û jin serhildan,/Welat bi yekbin hi hêza giran./Biji serxwebun her biji parleman,/Biji  gelê Kurd her bijî Kurdistan (...)”


‘Elim kalem tutuncaya kadar yazacağım’

Bugüne kadar yazdığı helbestlerin sayısı ile ilgili bilgi veren Bavê Hogır yazdığı Şengal Destanı’nı da anlattı: 

“Şimdiye kadar 30 helbest yazdım. Ama birçoğu divan ve destan şeklinde uzun olanlardır. Şengal katliamından sonra yaptığım “Şengal” adlı helbest 134 dizeden ve tek bir kafiyeden oluşuyor.

Bavê Hogır, Devrim’in içinde olmayıp dışarda olanların halkın sorunlarını, beklentilerini ve duygularını dile getirmesi mümkün mü? sorusuna, “İnsan kendi toprakları üzerinde, bu halkın bulunduğu cephelerde olmasa, sorun savaş cephesi de değildir, devrimin duygularını, beklentilerini dile getirmesi mümkün değildir. İnsan toprağı üzerinde ise, savaş yada farklı bir cephede ise ancak oraya ait kültürünü, romanını da rahatlıkla yazabilir.  Bu halkın çocuklarının eğitime, gelişmeye ihtiyacı var. Çağrım bu çevreler kendi ülkelerine dönsünler, bu halkın kaderine de bir katkı sunsunlar” sözleriyle cevap verdi. 

Helbest tutkusuna dair, “Helbest yazmadığımda zamanımın boşa gittiğini ve sanki bir günah işlediğimi hissediyorum. Elim kalem tuttuğu ve gözlerimi açıp kapayabildiğim, nefes alabildiğim sürece yazacağım” diyen Bavê Hogır, kitap yazma imkanları doğar ise, helbestlerini kitaplaştırmak istediğini belirtti. 


MEHMET NURİ EKİNCİ/ANHA/SERÊKANIYÊ