Şengal dağlarında bulunan Derwêşê Evdî Akademisi'nden 14 Şubat'ta mezun olan İbrahîm Sado, 44 yaşında ve Til Qesep Köyü'nden. 73. Ferman'ı derinden yaşayan İbrahim Sado, başka bir katliam yaşanmamasının ve Şengali özgürleştirmenin yolunu YBŞ’de gördüğü saflarına katılmış. Sado, Êzîdîlerin katliam ve ferman tarihini tersyüz eden Êzdîxanê güçlerinin direniş tarihini yazacağını belirterek görev yerine gidiyor. 

44 yaşında olmasına rağmen çok yaşlı gösteriyor İbrahim Sado, bunu yaşanan trajedilerin toplamına ve karşılık verememenin kahrına bağlıyor. 73. Ferman'dan önce Güney Kürdistan’ın birçok şehrinde günlük yevmiye ile çalıştığını ve bu şekilde ailesinin geçimini sağladığını belirten Sado, 3 Ağustos işgali sırasında Til Qeseb'de olduğunu;  Tel-Afer’e sınır olan birçok Êzîdî köyün de güvenliklerini sağladıklarını belirtti. Sado hayıflanarak, anlattı: "PDK güçlerine güvenmemiz gafletti. DAİŞ giremez diye düşünüyorduk. 3 ağustos günü ilk olarak DAİŞ çetesi Sîba Şêx Xidir ve Gir Izêr köylerine saldırdığında 4 saate yakın bir direniş sergiledik. Êzîdîlerin direnci, PDK güçlerinin ağır silahlarla geri çekilmesi üzerine kırıldı. 4 saat boyunca DAİŞ'i köyümüz Til Qeseb'e yaklaştırmadık. Zaxo’dan Pêşmerge komutanı Naqib Lewend köyümüze gelip havan topları, doçka ve diğer ağır silahlarını götürdü. Ondan sonra kendileri de geri çekildi. Bir şok yaşadık, ne yaptıklarına anlam veremedik.” 


Panik havası başladı

İbrahim Sado anlatmaya devam etti: “PDK güçlerinin geri çekildiğini görünce biz de ailelerimizi kurtarmaya çalıştık. Ben de köye giderek ailemi kurtarmaya çalıştım. Bundan sonra herkes panik havasına girdi. 4 saatlik direnişimiz boyunca zaten hiçbir olumsuzluk yaşanmamıştı. Bazı köylerde az sayıda şehitlerimiz vardı fakat büyük bir moralle ve coşkuyla direnmiştik. PDK güçlerinin geri çekilmesinden sonra zaten olan oldu, herkes panik havası içinde canını ve ailesini kurtarmanın peşine düştü. Direnişin kırılmasından sonra 73. Ferman başladı.”


Yüzbinlerin yürüyüşü

DAİŞ çetesi Şengal’i işgal ederken kendilerinin de yönlerini dağlara doğru çevirdiğini belirten Sado, şöyle sürdürdü: "Yüzbinlerce insan gibi biz de aç-susuz ve büyük zorluklarla 2 gün yürüyerek Şengal dağlarındaki yaşam alanları olan zirvelere ulaştık. Birkaç gün dağda geceledik. Bu süre boyunca dağlara sığınan yüzbinlerce Êzîdî’nin yardımına gerillalar dışında kimse koşmadı. YPG güçleri şehitler vererek bir koridor açtı. Koridor açıldıktan sonra ben de ailemle beraber yüzbinlerce Êzîdî gibi Rojava’ya geçtim. Tabii can havliyle yüzbinlerce insan cehennem sıcağının altında ve büyük bir toz bulutunun, karanlığın içinden kurtulurcasına o koridorda yürüdü. O günü anlatmak çok zor. Yüz binlercesi o koridordan geçti o zorlu yolculuğu yaşadı fakat binlercesi DAİŞ barbarlarının elinde kaldı, binlerce insan katledildi, binlerce kadın, çocuk kaçırıldı ve hala da binlercesinin akıbeti belli değil.”


Mevziler yeniden doluyor

Bir kardeşi ve biri genç kız olmak üzere 3 yeğeni YBŞ saflarındaki Êzdîxanê direnişine katılan İbrahim Sado, YBŞ'de olmasını şöyle izah etti: "Kendi Êzîdî gücümüzle Şengal’i koruyacağız ve bir daha da Êzîdîlerin üzerinde katliam ve fermanların yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Fermanları önleyecek güç YBŞ’dir. YBŞ Êzdîxanê’nin özgürlük umududur. Biz Êzdîler kimsenin denetiminde ve eline bakarak mücadele edemeyiz. Biz Êzdîler kendimiz için mücadele edelim ve direnelim. Başkalarının silahını kaldıracağımıza kendi silahlarımızı kaldıralım.”


BOTAN GULAN/MAHSUN ŞERİF/ANF/ŞENGAL