
YBŞ Genel Komutanı Mazlûm Şengalî, ciddi hazırlıklar içerisinde olan YBŞ’nin de Musul operasyonuna resmen katılacağını söyledi. Türkiye’nin operasyonu sekteye uğratmaya çalıştığını kaydeden Şengali, “Biz Şengal’de olmasaydık Türk askeri oraya da yerleşecekti” dedi.
Kamuoyunun yakından takip ettiği Musul operasyonun taraflarından biri de Yekîniyên Berxwerdana Şengal (YBŞ-Şengal Direniş Birlikleri). YBŞ Genel Komutanı Mazlum Şengalî, DİHA’nın sorularını yanıtladı.
Merkezi hükümetin Musul planlaması çerçevesinde ilkbaharda bazı operasyonlar yapıp geniş bir alanı özgürleştirdiklerini hatırlatan Şengalî, YBŞ’nin şimdi de ciddi hazırlıklar yaptığını ve bunun yasal çerçevede sürdüğünü söyledi. Sadece merkezi hükümetin değil, kendilerinin karar verip merkezi hükümetin onayını aldığı bölgelerde operasyon yürüteceklerini kaydeden Şengalî, büyük operasyonun kısa zamanda başlayacağını belirtti.
Katılımın önemin sonrası için

YBŞ Genel Komutanı Mazlum Şengalî, bölgenin sahibi halkların, geleceğinde de karar sahibi olması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: “Her inancın, her kimliğin ve her halkın özgürce yaşamasını sağlayacak zemin sunmalı. Musul operasyonuna bölge halkının birlikte dahil olması ve Musul’u DAİŞ işgalinden kurtarması, birlikte yaşamının da önünü açacak. Güçlerimizin bu operasyona dahil olmasının istenmemesinin nedeni, Kürt düşmanlığıdır ve bu, bölgedeki sorunları daha da derinleştirecektir. Tek devlet, tek millet zihniyeti üzerinden operasyona dahil olmak isteyen Türkiye’nin amacı, diğer halkları haksız bırakmaktır.
Halk için projeleri yok
Musul operasyonundan bahsedenler bölge halkı için en ufak bir projeden bahsetmiyorlar. Hangi halk ne haklara sahip olacak, bu halkların statüleri ne olacak? Buna dair tek bir açıklama yapmıyorlar ama Musul operasyonu konuşulurken bu halkların geleceğinin de belirlenmesi gerekir. Nasıl bir sistem yürütülecek; farklı inançlar, kültürler ve halklar gelecekte nasıl yaşayacak? Bunların açıklanması gerekirdi ama öyle bir şey yok.
Bunlar DAİŞ’in artıkları
Türkiye gelmiş Başika’ya yerleşip kimi grupları etrafında toplamış. Bunlar, bir dönem DAİŞ‘in de içerisindeydi. DAİŞ ile birlikte de hareket ettiler. Bunları bir araya getirip ordu haline getirmişler. Cerablus’ta olanla burada olan aynıdır. Oradaki zihniyet de çete zihniyetiydi, buradaki de öyle. Musul’da da bunu yapmak istiyorlar. Bu yüzden diğer güçlerin dahil olması istenmiyor.
Türkiye neden ısrar ediyor?
* Türkiye’nin Musul operasyonuna dahil olmadaki ısrarı bölgeyi kuşatma, işgal etme arzusundan ileri gelmektedir. Misak-i Milli dediği sınırları güncelleyerek, bölgeyi kontrol altına almak istiyor.
*Türkiye’nin Musul’a girmesi aynı zamanda DAİŞ’in ömrünü uzatmaktır.
* Bir diğer neden de Musul operasyonu ile Kürt güçleri arasında bir kardeş savaşını başlatmaktır. Türkiye’nin ısrarı biraz da budur.
* DAİŞ’e karşı kurulan, bölgede de bir meşruluğu ve otoritesi olan Koalisyon’u etkisiz kılmak, kendi ajandasını hayata geçirmek istiyor.
* Darbe girişimi sonrasında Türk ordusunun imajı bozuldu, prestiji düştü. Kendini toparlamak, ordunun imajını tazelemek amacıyla da bu ısrarını sürdürüyor.
* Bölge halklarını halk olmaktan kaynaklı haklarından yoksun ve statüsüz bırakmayı hedefliyor.
* DAİŞ’in bir kopyası gibi Sünnicilik üzerinden nüfuz alanını genişletmeyi hesaplıyor. Erdoğan’ı ‘Musul bölgesi Sünnidir, Sünni kalacaktır’ söylemi, yaşayan diğer inançların inkarıdır, soykırımdan geçirilme isteğidir. Israr, bu soykırımın zeminini hazırlıyor.
KDP’nin Türkiye ile işbirliği
Güney Kürdistan’ın büyük bir bölümü buna karşı. Sadece küçük bir kesim Türkiye’nin bu politikalarına destek veriyor. KDP’nin de bir kesimi Türkiye’nin yanındadır, tamamı buna destek vermiyor. Çünkü, bölge halkları arasında derin bir savaşın, hatta Kürt arasında da bir savaşın başlaması riski var.
Başika kimin toprağı?
Türkiye’nin Başika’daki varlığı, Musul operasyonunun önünü almak içindi. Aslında Başika, Êzîdî halkının toprağıdır. İlk günden itibaren Türkiye’nin oradaki varlığını kabul etmedik, etmeyeceğiz de. O günlerde ciddi tepkiler de vardı, zaten Irak yasaları da bunu mümkün kılmıyordu ama KDP’nin desteğiyle Türkiye oraya yerleşti. Türkiye’yi oraya yerleştiren KDP’dir. Başika’da sadece KDP vardı, Türk askerlerini oraya getirdi. Eğer bizim güçlerimiz Şengal’de olmasaydı buraya dahi getirmiş olabilirlerdi. Savaşı göze alamadıklarını için yapamadılar.
Êzîdî halkının uğradığı fermanların tümünün arkasında Türkiye’nin parmağı var. Türk askerlerinin oradaki varlığını kabul etmiyoruz; halk da hesabını sorar. Yasalar neyi gerektiriyorsa öyle hareket edeceğiz.”
KDP siper oldu
Türk ordusunun Başika’da eğittiği Musul Valisi Esil Nuceyfi liderliğindeki çetenin, KDP peşmergeleriyle birlikte katılacağı iddia edildi.
Türk devlet ajansı AA’nın, Türkiye ve ABD arasındaki görüşmelere katılan yetkililerden aldığını iddia ederek servis ettiği habere göre; Türk ordusunun 2015 başından beri kentin kuzeyinde KDP kontrolündeki Başika kampında eğittiği çete unsurları, KDP güçleriyle birlikte hareket edecek. “Haşdi Vatani” olarak bilinen ve adını iki gün önce “Ninova Bekçisi” olarak değiştiren gücün komutanlığını da Musul’u DAİŞ’e teslim eden eski Musul Valisi Esil Nuceyfi yapıyor. Nuceyfi, Başika’daki gücün farklı noktalara dağıtılmadan net bir plana sadık kalarak operasyona katılmasında uzlaştıklarını aktardı.
Katılmak meşru hakkımızdır
YBŞ komutanlarından Dijwar Feqîr, “DAİŞ çetesinin elindeki Êzîdî köylerini kurtarmak ve kadınlarının intikamını almak için bu hamleye katılacağız” dedi.
RojNews’e konuşan Feqîr, şunları söyledi: “Şengal’in statüsünün 140. maddeye göre belirlenmesi gerekiyordu, fakat bugüne kadar bir sonuç çıkmadı. Şengal daha önce de arada kalmıştı ve herkes kendi çıkarlarına göre yaklaşıyordu.
Birçok köyümüz halen DAİŞ’in işgali altında. Yüzlerce Êzîdî genç kadın ve erkeği, kalan köyleri de kurtarmak için bekliyor. YBŞ olarak Musul hamlesine katılacağız. Köylerimizi, esirlerimizi kurtarmak için bu bizim meşru hakkımızdır.
Biz Şengal’in çocuklarıyız
Başkasının toprağını işgal etmiyoruz. YBŞ aynı zamanda bir Irak gücüdür. Biz, Şengal köylerinden başlayacağız. Koço köyünden Til Ezêr’e kadar kardeşlerimizin cenazeleri, kemikleri toprağın üzerindedir. Hiç kimse bizi engelleyemez.
Bizler Şengal’de dünyaya geldik, büyüdük ve burada güç sahibi olduk. Gücümüzü oluşturduğumuzda kimseye sormadık ve hiç kimse de bizim adımıza karar veremez. Kim ne söylerse söylesin, herkesin kaçtığı süreçte biz Şengal’deydik ve direndik, savaştık. Zor koşullarda ve direniş içerisinde büyüyen bir gücüz. Bazılarının böyle görmemesi, sadece onların sorunudur.
Türkiye’ye buralara kadar getirenler, hesabını ağır öderler. Tarihimiz ortadadır ve halkımızın başına neler getirdikleri hatırımızdadır. Dolayısıyla Türkiye’nin Şengal’e yaklaşma girişiminin bile sonuçları çok ağır olur.”
Operasyon başlamak üzere
“Musul Meclisi üyesi Hisam El Ebaz, operasyonun başlangıç tarihinin belirlendiğini kaydetti.
Hisam El Ebaz, Irak Başbakanı Haydar Ebadi’nin Musul operasyonu komutanları ve operasyona katılması kararlaştırılan güçlerle toplantı yaptığını kaydetti. Musul’un kurtarılması operasyonunun tarihinin belirlendiğini ifade eden Hisam El Ebaz, “Operasyona Irak ordusuna bağlı 15 ve 17’inci taburlar, Anti Terör, Irak polisi 5’inci birliği ve yerel polisler de katılacak.” dedi.
El Ebaz, “Ayrıca Türk güçlerinin müdahalelerine karşı da koalisyon güçleri ile anlaştık ve Türkiye’nin müdahalelerine izin verilmesi kabul edilemez” diye konuştu.
Irak’tan Türkiye’ye: Bütün seçenekler önümüzde
Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi, Türkiye’nin Irak’ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini vurguladı ve “Bütün seçenekler önümüzde. Hiç kimse bu seçenekleri sınırlayamaz” dedi.
Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre Caferi, “Bütün yollara başvuracağız. Diplomatik yollar tükenince uluslararası yasalara başvuracağız. Bütün seçenekler önümüzde açık. Egemenliğimiz ihlal edilmişken hiç kimse bu seçenekleri sınırlayamaz” ifadesini kullandı.
Bağdat yönetimi önceki gün Türkiye Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak protesto notası vermişti. Irak Dışişleri Bakanlığı, notaya gerekçe olarak, Başika yakınlarındaki Türk güçlerinin devam eden varlığılı ve Türk liderlerden yapılan açıklamaları göstermişti.
Geçen hafta da Türkiye, Irak’ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber İbrahim el Alevi’yi Dışişleri Bakanlığı’na çağırmış ve hem sözlü hem de yazılı olarak protestosunu iletmişti.
HABER MERKEZİ