2011 yılında art arda gelen iki büyük depremin ardından evleri yıkılan Baği ailesi, tekrar ev yapabilmek için çok zor koşullarda çalışmaya başladı. Bülent Baği (34), durumlarının her geçen gün kötüye gitmesi nedeniyle aylarca ailesinden uzak kalarak çobanlık yapmaya başladı. İki yıl çobanlık yapan Baği, 5 Eylül günü Şax'ta kimliği belirsiz kişilerce kurşunlanarak öldürüldü.

En küçüğü 4 aylık olan 7 çocuğuyla tek gözlü evde kalan Hanım Baği, eşi öldürüldükten sonra hiçbir gelirleri olmadan yaşam mücadelesi veriyor. Eşinin failleri hala yakalanmazken, iki yıldır eşinin çobanlık yaptığı aile de eşinin çalıştığı süre zarfındaki parasını vermiyor. Aile, harabeye dönmüş evlerinin yan tarafına tek gözlü ev yapabilirken, çocuklar ise babalarının öldüğünden habersiz harabeye dönmüş evlerinin molozları arasında oynamaya devam ediyor. Eşinin ölümünün şokunu üzerinden atamayan Hanım Baği, gözyaşları içinde bundan sonra ne yapacağını kara kara düşünüyor.

Tekrar ev yapabilmek için çalıştı

Eşinin neden öldürüldüğünü bilmediğini dile getiren Baği, "Eşimle bir gün olsun gün yüzü görmedik. 5 yıl evli kaldıktan sonra zor bela iki gözlü bir ev yaptık. Depremde evimiz başımıza yıkıldı. Allah'tan hiçbirimize bir şey olmadı. Daha sonra eşim başkalarının köyünde aylarca çobanlık yapmaya başladı. Tekrar ev yapabilmek için gece gündüz çalıştı. Kendi ellerimizle tek gözlü ev yaptık. Çalışarak evi daha da büyütecekti. Ama çalıştığı yer ona mezar oldu" dedi. Eşi ile öldürülmeden bir gün önce konuştuğunu dile getiren Baği, "Eşim ayın 4'ünde beni aradı. 'Köylülerle kavga ettim. Bana ve arkadaşıma haksızlık yaptılar. Paramı alıp hemen geleceğim' dedi. Ertesi gün ben onu canlı beklerken ölüsü evime getirildi" diyerek gözyaşı döktü. Komşuların kendisine yardımcı olduğunu dile getiren Baği, "Acımız çok tazedir. Komşular şuan bize yardım ediyor. Bu durum daha ne kadar sürebilir ki? Ne yapacağımı bilmiyorum. Önümüz kış, çocuklarıma nasıl bakacağım?" diye konuştu.

Çocuklar babalarının öldüğünden habersiz

Gidecek yerlerinin, evlerine ekmek getirecek kimselerinin olmadığını dile getiren Baği, en büyük çocuğunun 14 yaşındaki olduğunu, 4 aylık bebeğini bırakacak kimsesi olmadığı için de çalışmadığını söyledi. Çocuklarından 6'sının okula gittiğini belirten Baği, "Çocuklarım hala babalarının öldüğünü bilmiyor. Her akşam babalarının ne zaman geleceğini soruyor. Hayatımızı karartılar. Çocuklarımın geleceğini yok ettiler. Ben çocuklarıma nasıl babalarının öldüğünü söylerim? Çocukları babalarının mezarı başına götürüyorum mezarın ona ait olduğunu söylemeden. Ben şimdi ne yapayım, Allah aşkına biri söylesin!" ifadelerini kullandı. Yetkililerin eşinin ölümü ile ilgili kendisine bilgi vermediğini dile getiren Baği, "Cenazeyi evime bırakıp gittiler. 'Ben ne yaparım' diye kimse sormuyor. Çocukların masrafı var. Tek gözlü evdeyiz. Bu saatten sonra hayatımız kararmış kimsenin haberi yok" dedi.



HÜLYA EMEÇ/DİHA/WAN