
Yazar ve siyasetçi Muzaffer Ayata'ya getirilen siyaset ve yazı yazma yasağının ardından, Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) Genel Başkan Yardımcısı Bahattin Doğan'ın oturumu iptal edilerek, haftada iki kez imza zorunluluğu getirildi. Konuya ilişkin açıklama yapan YEK-KOM, kararı skandal olarak değerlendirdi.
YEK-KOM Yönetim Kurulu yaptığı yazılı basın açıklamasında, Bahattin Doğan hakkında alınan kararla, Alman hükümetinin Kürt toplumu ve kanaat önderlerine karşı tutumunu sertleştirdiğini vurguladı.
'YEK-KOM kriminalize ediliyor'
YEK-KOM açıklamasında şu hususlara dikkat çekildi: "Yöneticimiz hakkında, kurumsal ve demokratik çalışmaları gerekçe gösterilerek, oturumunun iptali ve sınırdışı edilme kararı verilmiş olup, kararın uygulama safhasına kadar da bulunduğu şehirle zorunlu ikamete tabi tutularak haftada iki kez polis merkezine imza vermesi şart koşulmuştur. Benzer bir karar Disiplin Kurulu üyemiz Ahmet Zeyrek hakkında da verilmiş bulunmaktadır. Faaliyetlerimizin krimininalize edilmesi, en haklı ve demokratik çalışmaların adeta bir suçmuş gibi gösterilmesi, bir hukuk garabetidir. Haksız ve kabul edilemez bir yaklaşımdır."
YEK-KOM açıklamasında, Almanya'da Kürt kurumlarına yönelik baskıların gerçekleştiği esnada Türkiye'de de Kürtlere yönelik ciddi baskıların devrede olduğunu hatırlatarak, yaklaşık 8 bin kişinin, demokratik çalışmalarından ötürü tutuklandığına dikkat çekti. Açıklamada, Almanya hükümetinin de aynı dönemde kürtlere karşı baskılarını artırmasının da dikkat çekici olduğu ifade edildi.
'Baskılarla Türk devletine destek veriliyor'
YEK-KOM açıklamasında Kürt halkı üzerinde siyasi soykırım tehdidinin bulunduğu bir ortamda Almanya'nın Kürt aydın ve kurum temsilcilerine yönelik böylesi skandal kararları almasının ahlaki olmadığını belirterek şunları ifade etti: "Bu tür uygulamalar otoriter ve faşizan Türk devletine sunulan büyük bir destek olarak algılanmalıdır. Türk devletinin, sivil Kürt halkına karşı kullandığı silahları temin eden Avrupa devletlerinin özellikle de Almanya'nın, bununla yetinmeyip ırkçı ve inkarcı Türk devletine siyasi destek sunması, Kürt toplumuna yönelik eşzamanlı baskılarını artırması, Kürtlere karşı işbirliğine girmesine bu vesileyle bir kez daha dikkat çekmek isteriz."
Baskılara karşı destek çağrısı
Açıklamada baskılara karşı sessiz kalınmayacağı belirtilerek destek çağrısı yapıldı. Açıklama şu ifadelerle son buldu: "YEK-KOM olarak, Yönetim Kurulu üyelerimize yönelik bu tür idari ve hukuki baskıları kınıyoruz. Asla kabul etmeyeceğimizi, tüm hukuki ve demokratik imkanlarımızı kullanarak karşı duracağımızı ifade ediyoruz. Bu idari karara karşı, tüm demokratik kurum ve şahsiyetlerin desteğini bekliyoruz. Adalet ve insan hakları için birarada olmaya çağırıyoruz."
HABER MERKEZİ