“Türkiye’de açlık grevindeki tutuklular ölmemeli. Lütfen dialog ve insan haklarının korunması için devreye girin” başlığını taşıyan mektupta, açlık grevinde bulunan 10 bin tutsak konusunda duyulan endişeler dile getirildi.
YEK-KOM mektubunda Almanya’da yaşayan 1 milyon Kürt’ün bu konuyu yakından takip ettiğini ve huzursuz olduklarını dile getirdi. Mektubun devamında 31 Ekim’de Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Almanya ziyaretinde Erdoğan’ın ‘Açlık grevinde kimse yoktur’ söyleminin tamamen Alman ve uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu belirtildi. Ayrıca bu yalan nedeniyle Türk Başbakan kınandı.
Alman yetkililere gönderilen açık mektupta, BDP’li milletvekilleri ve belediye başkanlarının da açlık grevine katıldıklarına işaret edilerek, tutsakların durumlarının kritik bir noktaya geldiği dile getirildi.
YEK-KOM, Almanya’nın Avrupa Birliği için çok etkili bir konumda bulunduğunu hatırlatarak, Alman yetkililerinin insanların ölmemesi için devreye girmesini istediklerini dile getirdi.

BERLİN




Yıldırım’dan Erdoğan’a çağrı


Hollanda Solidara Partisi genel başkanlığını yürüten Düzgün Yıldırım, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben bir mektup gönderdi. Yıldırım’ın mektubunda şu ifadeler yer aldı: “Sizin AK Parti çatısı altında yürüttüğünüz çalışmalardan, diasporadaki insanları da pozitif biçimde etkilenmişti. Özellikle demokrasi, barış, eşitlik ve kardeşlik hakkında verdiğiniz sözler… Büyük üzüntü içinde görüyorumki, 11 yıllık hükümetiniz bütün vaatlere rağmen halen bir diktatör anayasası ile yönetiliyor. Hükümetiniz temel hakları uygulamaktan gittikçe uzaklaşmaktadır. Açlık grevinde 700’e yakını mahkum 65 günü doldurdu. Şimdi de onbin kişinin açlık grevi başladı. Bu gelişme sizin de istediğiniz bir durum olmamalıdır.”
Yıldırım mektubunda Türkiye’nin politik bir kaos içinde olduğunu hatırlattı ve tutsakların insani olan taleplerinin karşılanmasıyla bu kaostan çıkılabileceğini belirtti. Yıldırım’ın mektubunda devamla şu ifadeler yer aldı: “Aksi taktirde, Türkiye’de politik gerginlik devam edecek. Halkların düşmanlığı körüklenecek dev diktatoryal bir sistem önümüzdeki yallarda ortaya çıkacak. Böylesi bir durumun kimseye yarar getirmeyeceğini biliyoruz. Böyle bir durumda ise, AKP iktidarının başında olduğu Türkiye dışarıda ‘faşist bir İslam ülkesi’ olarak tınınacak. Halkların özgür yaşaması için atacağınız adımlarda ise yanınızda olduğumuzu bildiririz.”