Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevi’nde kalan Cengiz Sinan Halis Çelik, artık yemek dahi yiyemiyor. ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nda ağır yaralanan hasta tutsak Mehmet Yamaç ise, arkadaşlarının yardımıyla ihtiyaçlarını gideriyor.
Türkiye cezaevlerinde tutulan 282’si ağır olmak üzere 720 hasta tutsağın durumu, Türk devletinin rehin politikası nedeniyle hala en temel sorunlardan biri olarak duruyor. Hasta tutsaklardan biri de Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevi’nde tutulan Cengiz Sinan Halis Çelik.
1996 yılında Ağrı kırsalında çıkan çatışmada yaralı olarak esir düşen Çelik, gördüğü işkenceler ve bedeninde bulunan şarapnel parçaları nedeniyle epilepsi hastalığına yakalandı.
F Tipi cezaevlerinde tutulduğu tek kişilik hücrelerde yaşadığı epilepsi nöbetleri, Çelik’in bedeninde her defasında daha büyük bir hasar bıraktı.
20 yıldır tedavi edilmiyor!
Çelik’in düzenli tedavi gerektiren bu hastalığı tedavi edilmezken, 2010 yılında Adli Tıp Kurumu (ATK), “tek başına kalamayacağı ve kontrol altında tutulması gerektiğini” raporladı. Aynı ATK, 2014 yılında ise Çelik’in epilepsi hastası olmadığını rapor etti. Çelik, 20 yıl boyunca defalarca o cezaevinden bu cezaevine sürgün edildi.
Kardeşinin durumu hakkında bilgi veren abla Sevim Çelik, kardeşinin durumunun kötüleştiğini, yemek dahi yiyemediğini ve yediklerini kustuğunu belirterek, “Kardeşim ve onun durumundaki tutsaklar serbest bırakılsın. Adaletsiz durum karşısında gerekirse ölüm orucuna yatarım” dedi.
Tedavi işkenceye dönüştü
Edirne Cezaevi’nde kalan 50 yaşındaki Mehmet Yamaç da 19 yıldır yaşam mücadelesi veriyor. 1997’de tutuklanarak ömür boyu hapse çarptırılan Yamaç, 2000 yılındaki ‘Hayata Dönüş’ adı altında düzenlenen cezaevi operasyonunda ağır yaralandı. Yamaç’ın göğüs kafesi kırılıp ve atılan kimyasal gazlardan dolayı ciğerlerinin bir bölümü yandı. Hastalığına rağmen sürgünler bitmek bilmedi. Götürüldüğü hastanelerde ise ırkçı yaklaşımlar nedeniyle tedavi bir eziyete dönüştü.
Arkadaşlarının yardımıyla
Ağabeyi Hakan Yamaç, kardeşinin bilinçli bir şekilde tedavi edilmediğini belirterek, “Abim şuanda cezaevinde 2-3 saat yatabiliyor. Hastalığı gittikçe ilerliyor. Arkadaşların yardımlarıyla yaşamını sürdürüyor. Hasta tutsakların orada olması ve göz göre göre dört duvar arasında erimesi, devletin bir ayıbıdır. Derhal serbest bırakılsınlar” talebinde bulundu.
DİHA/VAN-İSTANBUL