
Dünyanın önemli kara ordularından biri olarak kabul edilen TSK, Kürt gençlerinin tarihi direnişi karşısında zorlanırken, yeni “önlemler” almaya çalışıyor. TSK, baharla beraber şiddetlenmesi tahmin edilen savaşta Kürdistan’daki polis ve asker sayısını iki katına çıkararak, savaşı sürdürmeyi planlıyor.
Kıbrıs’taki gücü Kürdistan’a
Habertürk’ün haberine göre, Kürdistan’daki Türk askeri birlikler yeniden yapılandırılıyor. 20 bin profesyonel askerin görev yaptığı Denizli, Qamûşan (Sarıkamış), Tetwan (Tatvan) ve Çewlîg’teki (Bingöl) piyade tugayları, komando tugaylarına dönüştürüldü.
4 tugay personel kısa süre önce Mêrdîn (Mardin), Şirnex (Şırnak), Agirî (Ağrı), Dersim ve Colemêrg’de (Hakkâri) konuşlandırıldı. 1974 yılından beri Kıbrıs’ta konuşlu bulunan Alevkayası Komando Taburu ise geçici görevle Şirnex’in Elkê (Beytüşşebab) ilçesine kaydırıldı.
Kürdistan’a 40 bin PÖH/JÖH
Üs korumasını yerine getiren Beytüşşebab Jandarma Alay Komutanlığı‘ndaki komando taburunun ise gezici operasyonel tabur haline getirildiği ifade edildi. Bununla birlikte Haziran’dan beri sürdürülen savaşta ön plana çıkarılan Polis Özel Harekât (PÖH) timlerinde halen 8 bin personel sayısının da 20 bine çıkarılması amaçlanıyor. Bölgedeki Jandarma Özel Harekât (JÖH) timlerinin sayısı da 12 binlerden 20 binlere yükseltilecek.
Kürdistan’daki direniş ayrıca Türk ordusunu yapısal değişikliğe de zorladı. Orduda yürütülen savaşla birlikte meskun mahal çatışmalarında komuta yapısı, tim komutanı düzeyine indirilerek, kendi başına hareket eden birimler yaratılıyor.
Sur’da 4 tabur yok oldu
Daha önce Milliyet Gazetesi yazarlarından Nihat Ali Özcan’a Sur çatışmalarına ilişkin mektup gönderen JÖH komutanının itirafları aslında Kürdistan’da devletin büyük bir sıkışma yaşadığını göstermişti: “Mesela Sur... Harekât iki taburla başlamış, bir an önce bitirilsin talimatıyla 18 tabura kadar çıkmış ve 14 taburla bitirilmiştir. Nerede 4 tabur diye sorarsanız, 67 şehit, 500’ün üzerinde yaralı... Ki bu da 4 JÖH taburunun operasyon toplamı eder.”
Askerlerin psikolojisi bozuldu
Çatışma bölgelerinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden (GATA) psikologlar/psikaytrlar ile eğitmen kadrolar da görevlendirildi. Eğitmenler çatışma ortamlarını ve PKK’nin saldırı yöntemleri ile değişen taktiklerini gözlemleyerek yeni stratejiler geliştirerek bunları alandaki personele aktaracak. Ayrıca savaştaki deneyimlerin paylaşılması adı altında rehabilitasyon merkezleri kurulacak. Son olarak Cizîr’de akli dengesi bozulan bir PÖH elemanı, Cuma Namazı sonrası sokak ortasında soyunarak, “Ben deryanın bekçisiyim” şeklinde ortalıkta dolaşmıştı.
AKP savaşı sürdürmekten yana
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Savaşı kazandık, PKK’yi yendik” sözlerine rağmen bölgedeki asker sayısının artırılması, yeni düzenlemelere gidilmesi, savaşın derinleşeceğini gösteriyor. Bu konuda yapılan algı yönetimleriyle AKP, savaşı bir yıl daha şiddetli bir şekilde yürütmek istiyor.
GATA’ya gidin GATA’ya!
Bu arada Emekli PÖH’ler Derneği, GATA’daki yaralıların ziyaret edilmesi için çağrı yaptı. Dernek, dün sayfasında GATA’ya ziyarete giden bir PÖH elemanının paylaşımına yer verdi: “Yaralı bir özel harekatçı arakadaşımın durumun öğrenmek için gitmişken bütün askerimizi polisimizi ziyaret ettik, yaralılar için de yaşlı bir amcamız da vardı Tatar aşiretindenmiş, vatenseverliği bizi ağlattı…Diğer kardeşlerimin abileriminin tek isteği dua oldu, kiminin ayakları yok kiminin kolu, kimi iki gözünü de kaybetmiş, ağlamamak elde değil… İnsanlar yaralı deyince eli yüzü çizilmiş sanıyor ama nasıl yaralı olduklarından ne yaşadıklarından kimsenin haber yok…”
HABER MERKEZİ