Ne ülke ama! 3 yaşındaki bir çocuğun ölüsü babasının sırtında çuvalda taşınırken, Sağlık Bakanı 17 Aralık ve Gezi süreciyle ilgili konuşuyordu.
Erdoğan akşama kadar "şu kadar ambulans, helikopter aldık” deyip duruyor ama aldıkları ambulans ve helikopterlerin Van’a seferi yok belli ki… Bir babaya 3 yaşındaki evladının ölüsünü çuvalda taşıtarak hangi duble yollardan bahsediyorsun ey başbakan!
Bir haftadır bu korkunç olayın utancını taşıması gerekenler, pişkinliği iyice abarttılar. Yeni Akit gazetesi, Muharrem bebeğin cesedinin babasının sırtında çuvalla taşınması olayının "mizansen” olduğunu iddia ederek özel bir haber yayınladı.
Öyle iğrenç bir gazetecilik sergilediler ki, biz gazeteciliğimizden utandık. Gazetenin muhabiri, ölen bebeğin ailesini evinde ziyaret ediyor, ailenin ‘çelişkili’ ifadeleri sonucunda "çuvalın” bir "mizansen” olduğunu iddia ediyor. Haberde muhabir, aileyle çekilmiş fotoğrafların yanı sıra Muharrem bebeğin çuval içindeki görüntüsünü de yayınladı. Ailenin fotoğraflarının üzerine bir de utanmadan büyük puntolarla, "Akit olay yerinde” başlığı atıldı. Muharrem bebeğin cesedinin bulunduğu çuvallı resmin altına ise, "1,5 yaşındaki yavru sırf fotoğraf çektirmek için çuvala konulmuş, sonra fotoğraf servis edilmiş” notu düşüldü.
Görülen o ki, Yeni Akit yandaşlıkta sınırları epey bir zorlamış. Milli iradeyi ve o iradeyi temsil eden zihniyetin yansımasıdır bu haber. Yeni Akit Gazetesi madem böyle gayri ciddi bir haber yapacaktı, olayı yerinde incelemek için taa Van’a çuvalla ölü bebeklerini taşıyan ailenin yanına giderek o kadar masraf ve zaman kaybetmesine gerek yoktu. Madem bebeğin değil, çuvalın peşine düşmüşler, çuvalla para taşıyanlar, İstanbul-Ankara’da ya, neyse. Şimdi "mizansen” ölü bebeği taşıyan çuval mıdır, yoksa Yeni Akit Gazetesi’nin kendisi mi?
Bir muhabir yaptığı haberin, çalıştığı gazetede yayınlanmasını ister, bunun için de çaba harcar. Kendi haberi yayınlandığı zaman da gururlanır. Bu anlaşılır bir durum, ama Yeni Akit gazetesinde bu haberi yapan muhabire sormak lazım; bir bebeğin trajik ölümünü ve en trajik olanı da o bebeğin ölüsünün babasının sırtında bir çuvalın içinde taşınmasını "mizansen” diye yazmak ya da yazılmasına göz yummak hiç mi utandırmadı acaba? Şimdi bu aklı evvel haber atlatan kahraman bir muhabir olduğunu mu düşünüyor? Yazık, hem de çok yazık…
Yine yaptıkları haberde, küçük Muharrem’in cenazesinin çuvalla taşınmasının hükümeti yıpratmak olduğunu yazdılar. İnsafları yok, vicdanları da kalmamış bunların.
Yeni Akit Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni, Yazı İşleri Müdürü, Haber Müdürü, muhabirleri, hatta Gazete Sahibi size soruyorum: Roboskî’de parçalanmış cesetleri ile katır sırtında taşınan çocuklar, 12 yaşında 13 kurşunla delik deşik edilen Uğur Kaymaz, her bir parçasını annesinin eteklerinde topladığı Ceylan Önkol da mı mizansendi? Sizin o yıpratıldığını düşündüğünüz bu hükümet zamanında bu çocuklar katledildi.
Bu asparagas haberin ötesinde iğrenç, aşağılayıcı, ötekileştiren, nefret saçan haberiniz karşısında büyük ihtimal, Geleneksel Hüseyin Üzmez Gazetecilik Ödülü’ne layık olursunuz. Hayırlı, uğurlu olsun, layık olana da bu yakışır!
Yeni Akit Gazetesi’nin rezilliği…
Geçtiğimiz hafta korkunç bir dram yaşandı, hala da etkileri sürüyor. Van’ın Gürpınar İlçesi’ne bağlı Yalınca Köyü’nün Çeli Mezrası’nda oturan Taş ailesi, rahatsızlanan 3 yaşındaki çocuklarını yolların kapalı olması nedeniyle hastaneye götüremedi. Yapılan yardım çağrıları da sonuçsuz kalınca küçük Muharrem hayatını kaybetti. 3 yaşındaki Muharrem’in çuvala konulan cenazesi, babasının sırtında 17 km taşınarak mezradan köye indirildi. İnsanlığın öldüğü anlardı o anlar.