8 Mart Dünya Kadınlar Günü bu yıl görkemli kutlandı. Amed’te, İstanbul’da on binlerce kadın meydanları doldurdu. Kürdistan ve Türkiye'nin tüm şehirlerinde 8 Mart bu yıl hem coşkulu hem de büyük kalabalıklarla kutlandı. Bu gerçeklik aynı zamanda Türkiye'de yeni bir dönemin başladığını ortaya koymaktadır. Kadının özgürlük ve demokrasi için meydanlara çıktığı bir ülkede özgür ve demokratik yaşam güçlenmiş ve yakınlaşmış demektir.

Kadın özgürlük mücadelesi sadece Kürdistan ve Türkiye'de değil, tüm Ortadoğu ve dünyada bu yıl önemli bir düzey kazanmıştır. 2015 8 Mart’ı, kadın özgürlük mücadelesi için bir milat olmuştur. Bunda Rojava’da, Kobanê’de ve Şengal’de kadınların büyük direniş göstermesinin rolü belirleyicidir. Bu direniş de kuşkusuz Kürt kadınlarının on yıllardır yürüttüğü mücadelenin sonucudur. On yıllardır yürütülen kadın özgürlük mücadelesi ve binlerle ifade edilen kadın özgürlük mücadelesi şehitleri olmasaydı Rojava Kürdistan Devrimi'ndeki kadın öncülüğü bu düzeyde ortaya çıkmazdı. Bu açıdan 2015 yılındaki miladın öncesi çok iyi bilinmelidir. Rojava ve Kobanê’deki YPJ direnişi, YJA Star gerillalarının on yıllardır yürüttüğü mücadelenin, bu deneyimin Rojava’da somutlaşmasıdır. Çünkü her ikisi de Kürt Halk Önderi'nin kadın özgürlük çizgisi doğrultusunda örgütlenmekte ve mücadele etmektedir. 

Şu açıktır ki, bugün dünya kadınlarının özgürlük mücadelesinin öncüsü Kürt kadınlarıdır. Çünkü kadın özgürlük ideolojisi ve teorisine sahip tek harekettir. Daha doğrusu Kürt kadınının kılavuz edindiği kadın kurtuluşu ideolojisi ve teorisi, kadın özgürlüğü konusundaki en kapsamlı içeriğe ve karaktere sahiptir. Bu ideoloji ve teoride kadın özgürlüğü şahsında tüm toplumun özgürlüğü hedeflenmektedir. Bugün tüm dünyadaki baskı, sömürü, zulüm ve her türlü toplumsal hastalık bu özgürlük mücadelesiyle ortadan kaldırılacaktır. Kürt Halk Önderi'nin kadın özgürlük mücadelesi ve teorisi bunu kapsamakta ve amaçlamaktadır. Zaten gücü de diğer tüm kadın hareketlerinden farkı da bundan ileri gelmektedir. 

İlk toplumsal sorunlar ve hastalıklar, kadın üzerindeki baskı, egemenlik ve sömürüyle başlamıştır. İlk iktidar da kadın üzerinde şekillenmiştir. Bu açıdan erkek egemenlikli zihniyet de tüm toplumsal sorunların ve kötülüklerin kaynağı durumundadır. Dolayısıyla kadın üzerindeki sömürü, baskı ve zulüm kalkmadan insanlık içindeki hiçbir kötülük ve sorun ortadan kaldırılamaz. 

İnsanlık toplumsallaşmayla başlamıştır. Bu konuda öncülük yapan kadındır. Bu açıdan insanlığın ilk hakikatleri, yani doğruları kadın renginde şekillenmiştir. Hakikat, toplumsal yaşamın bütünlüğüdür; baskısız, sömürüsüz yaşamdır. Bu yaşam, kadın üzerindeki egemenlikle kaybedilmiştir. Bu, aynı zamanda hakikat yitimidir. O günden bugüne de toplum içinde hakikat arayışçıları hiç eksik olmamıştır. Ermişler, evliyalar, bilgiler hakikat arayışı içinde olmuşlardır. Ancak bugün görüldüğü gibi toplumsal sorunlar bitmemiş, daha da ağırlaşmıştır. Öyle ki, kapitalizmle birlikte hakikat arayışının kaynağı olan topluma karşı savaş açılmıştır. Toplumla birlikte hakikatin bir daha dirilmemecesine toprağa gömülmesi hedeflenmiştir. 

İnsanlığın, yani hakikatin tümden öldürülmek istendiği kapitalist modernite çağında hakikat savaşçıları daha güçlü biçimde tarih sahnesinde yer almak istemiştir. Marks ve Engels hakikat yitiminin çok açık hale geldiği bir dönemde hakikat savaşçıları olarak tarih sahnesine çıkmışlardır. Ancak ilk önce kadın üzerinde kendini var eden ve hakim kılan iktidar ve devlet olgusunu çözemedikleri için hakikate tam varamamışlardır. Hakikat savaşçılıkları eksik kalmıştır, yarım kalmıştır. Sonunda da hakikat düşmanları karşısında başarılı olamamışlardır. Hakikat savaşçılığında bazı değerler yaratsalar da bunu sonuca götürememişlerdir. 

Kürt Halk Önderi hakikat savaşçılığında hakikate ulaşmanın sırrını çözmüştür. Kadın özgürleşmeden toplumsal sorunların çözülüp sağlıklı bir topluma ulaşılamayacağını görmüştür. Kadın özgürlüğünün her türlü kötülüğü ortadan kaldırıp tüm güzellikleri yaratacağını, ayağa kaldıracağını ortaya koymuştur. Amiyane deyimle hakikate ermiştir. Bu karakteriyle gerçek bilge ve ermiş olarak tarihte yeni bir dönem başlatmıştır. Kadın özgürlüğüne dayalı özgür ve demokratik yaşam çağının kapısını açmıştır. Sırrı hakikate varmıştır. 

Kadın özgürlüğü, tüm özgürlüklerin ve demokratik yaşamın temelidir. Sınıfsal ve ulusal özgürlükten daha önemlidir. Onları da anlamlı ve gerçek hale getirecek olan kadın özgürlüğüdür. Hiçbir özgürlük mücadelesi toplumu tümden özgür ve demokratik kılamaz. Ancak kadın özgürlük mücadelesi ya da kadın özgürlük mücadelesini öne alanlar toplumu tümden özgür ve demokratik kılacak karaktere sahiptir. Kadın özgürlük mücadelesini geliştirmek, özgürlüğü odak noktasından, bel kemiğinden yakalamaktır. 

Bugün Kürt Özgürlük Hareketi'nin gücü kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Kendini kadın özgürlüğüyle şekillendirenler güçlenmekte ve yenilmez olmaktadırlar. Kadın özgürlüğüyle mayalanmış bir özgürlük hareketi yenilmezlik iksirini içmiş demektir. Kürt Özgürlük Hareketi de Kürt Halk Önderinin kadın eksenli özgürlük, demokrasi ve sosyalizm çizgisiyle yenilmezlik iksirini içmiştir. 

Artık hangi siyasal ve toplumsal hareket önüne gelen sorunları çözüp güçlenmek istiyorsa kadın özgürlük çizgisine sarılmalı ve tüm pratiğini buna göre yapmalıdır. Böyle yapanların geleceği vardır ve tarihe büyük başarılar sığdırabilirler.