Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu. HDP’nin darbelere amasız ve tereddütsüz karşı olduğunu bir kez daha vurgulayan Demirtaş, “Halkın direnme hakkı ne kadar önemlidir bir kez daha ortaya çıktı. Öz savunma dediğimiz halkın kendisini savunma hakkı, her canlının en doğal hakkıdır. Bu hakkı kullanan herkesi selamlıyor, kutluyorum” dedi.

“Darbe koşulları, darbenin yanında kim ve kimler vardı? Amaçları neydi? Bu amaçların ne kadarına ulaştılar? Seçilmiş bir Meclis varken nasıl olur da birlileri el koymaya kalkar? Neden demokratik ülkelerde bu düşünülmez de bizde olur?” sorularının yanıtlarının tartışılmaya devam edileceğini belirten Demirtaş, bunlar iyi analis edilmezse bu rezaletle bir kez daha karşılaşacağını söyledi. 


AKP hiç ders çıkarmadı

Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: “15 Temmuz darbe girişimine Türkiye’yi götüren temel hata, hükümetin 14 yıldır iktidarda olmasına rağmen geçmişten hiç ders çıkarmamasıdır. Sivil demokrasinin kıymetini hiç anlayamadı. Devleti ele geçirmeyi son derece normalmiş gibi davrandılar. ‘Devleti demokratikleştireyim’ deselerdi bugünlere gelmeyeceklerdi.” 


Kürdistan’da insanlık suçu 

Demirtaş, darbe girişiminde bulunan Türk ordusu mensuplarının Kürdistan kentlerinde insanlığa karşı işlediği suçları bir kez daha hatırlattı. Demirtaş, “Darbe istemeyen, bu ülkede Kürt sorununu demokrasi içerisinde çözmelidir. Ordu Kürtleri ezsin diyorsan, buna göz yumuyorsan Kızılay’da, İstanbul’da katletmeye başlarsa şaşırma. Çünkü Cizre’de, Şırnak’ta, Nusaybin’de her gün katlediyorlar. Bizim dilimizde tüy bitti bunları anlatmaktan ‘vatan haini’ ilan edildik” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, 7 Haziran seçimlerinden bu yana Meclis’in lağvedildiğini belirterek, bir yıldan uzun bir süredir sivil bir darbenin yürürlükte olduğunu kaydetti. 


Beraber Türkiye’yi kandırdınız

Demirtaş, şöyle devam etti: “Hepsini süze, süze kendi elleriyle devlete yerleştirdiler. Bunlar olmamış gibi davranıyorlar. Aklımızla, hafızamızla alay ediyorlar. Özür dilemek, özeleştiri erdemdir erdem. Korkmayın, kandırıldık demeyin. Siz beraber Türkiye’yi kandırdınız. Çıkın özür dileyin. Sadece Ankara’da Büyükşehir Belediyesi’nin cemaate sunduğu imkanların haddi hesabı yok. Bütün şehirlerde komiteler vardı, ablalar abiler, valiler de vardı bu komitelerde. Şehrin gündemini bunlar belirliyordu. Kimler işe alınacak, kimler atılacak, kimler ihale alacak bunlar belirliyordu. Vali olmak mı istiyorsunuz? Uçurduğunuz şeyhten bir selam geldi mi yeterli.” 


Çelişkilere dikkat çekti

Demirtaş, darbe girişimin ardından yaşanılanlar ve yapılan açıklamalardaki çelişkilere de dikkat şekti. Demirtaş, “Tek bir şeyden eminiz, darbenin ardındaki siyasi çizgi biz değiliz. Gerisi belli değil. Genelkurmay’ın açıklamalarını dinliyorsunuz, Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ile çelişiyor. MİT’in açıklamalarına bakıyorsunuz, hepsi çelişiyor. Bir kere Genelkurmay Başkanı neden hala görevde. Darbe olmuş engellememişsin, neyin kahramanlığını yapıyorsun. Ben olsam istifa ederim. Kuvvet komutanlarına düşen istifa etmektir. Cumhurbaşkanı; ‘eniştemden duydum’ diyor. Şaka gibi ama hakikat bu. Enişteyi MİT Müsteşarı yapalım. İyi soruşturulursa AKP içinden de şu ya da bu şekilde darbeden yana olmuş siyasi kişiler çıkacaktır” şeklinde konuştu. 


PKK ve hükümete çağrı 

“Kürt sorunu halen bir yaradır. Bu yara durdukça kaşıyanlar olur. Bu yaranın kapatılması ve çözüm sürecine dönülmesi lazımdır” diyen Demirtaş, Türkiye’de yeni bir durumun ortaya çıktığına dikkat çekerek, hükümet ve PKK’ye mevcut durumu değerlendirmeleri çağrısı yaptı.

Demirtaş, konuşmasında darbe girişimi sonrasında ortaya koydukları 9 maddelik çözüm önerilerini bir kez daha yeniledi. Bu kapsamda çözüm sürecine yeniden dönülmesi ve İmralı‘daki tecridin derhal kaldırılması gerektiğini söyleyen Demirtaş, siyasi parti liderleriyle Meclis çatısı altında bir zirve çağrısı yaptı.


 ANKARA




HDP yol haritasını belirledi


HDP, hafta sonu gerçekleştirdiği MYK ve PM toplantılarının ardından birçok kentte “Darbelere hayır, demokrasi hemen” sloganıyla gerçekleştirilecek miting programı çıkardı. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP), hafta sonu Ankara’da gerçekleştirdiği PM ve MYK toplantılarında darbeye karşı alanlara çıkarak, birçok merkezde Eşbaşkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın katılımlarıyla mitingi düzenleme kararı aldı. Toplantılarda önümüzdeki sürece ilişkin planlamalar üzerinde yürütülen tartışmalarda mevcut çatışma ve savaş ortamı ile darbe zemininin sürekli canlı tutulmak istendiği tespitinden hareketle bunu durumu bitirecek bir yol ve yöntem üzerine tartışmalar yürütüldü. Önümüzdeki süreçte darbe girişiminin ders çıkarılması ve iç barışın kurulması için bir çabanın da ortaya konulmasının tartışıldığı toplantıda gerekirse hükümet yetkilileriyle görüşme, İmralı ve Kandil’e heyet gönderme gibi seçenekler de konuşuldu. Ancak henüz bu konuda bir karar çıkmadı. Bu konu parti organlarında tartışılmaya da devam edecek.

HDP Eşbaşkanı, önceki akşam gazetecilere yaptığı açıklamada, HDP’nin bu süreçte iki şeyi hedeflediğini paylaştı:

*  Mevcut çatışma ve savaş ortamı darbe zeminini sürekli canlı tutuyor. Dolayısıyla bunu bitirecek yeni bir yol, yöntem bulmamız lazım. İmralı’ya en azından aile ve avukatın gidişi sağlanmalı. PKK dikkat edilirse darbe gecesinden bu yana büyük çaplı eylemler yapmıyor. Bunun anlamını bizde okumaya çalışıyoruz. Darbe girişiminin sonrasında Türkiye’nin önüne yeni bir fırsat çıkmıştır. Bu faciadan büyük bir ders çıkararak, biz kendi iç barışımızı öncelikle kurmalıyız şeklinde ortak aklı geliştirmek için HDP çaba sarf edecek. Gerekirse bütün hükümet yetkilileriyle görüşebiliriz. İmralı’ya heyet göndermek, Kandil’e heyet göndermek bütün bunlar da seçeneklerimiz arasında. Ama henüz kararlaştırmış değiliz. Özellikle Erdoğan’ın bu konudaki tavrını görmek istiyoruz. İmralı’yla ilgili yapılan açıklamalar tatmin edici değil, ciddiyetten uzak. 

* İkinci olarak biz de sokağa çıkacağız. Biz de çok sayıda miting planlıyoruz. Biz ne darbe ne diktatörlük diyoruz. AKP’nin kurmak istediği düzen de demokrasi değil, darbecilerin getirmek istediği düzen zaten tam bir katliam ve toplumu teslim alma sistemiydi. Darbeyi durdurduk diye otomatikman demokrasiye de geçmedik. Demokrasiye nasıl geçileceğini meydanlarda anlatacağız. Van’dan Diyarbakır’a, İzmir’den Mersin’e Adana’ya Dersim’e kadar birçok yerde 10 gün içinde mitingler yapacağız. Dikkat ederseniz demokrasi başlığı altında toplum buluşmuş değil. Sadece darbe karşıtlığında toplum bir araya geldi. Bu önemlidir ama demokrasi için yeterli değildir. HDP bir demokrasi programıyla sokakta, meydanlarda olacak. Provokasyona gelmeden, toplumda iç çatışma gerilim girişimlerine de prim vermeden çalışacağız. 


Mitingler devam edecek 

Eşbaşkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da katılımlarıyla “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitingleri düzenleme kararı alındı. Bu kapsamda Wan, Amed, İstanbul, İzmir, Mersin ve Dersim gibi kentlerin de aralarında bulunduğu bir çok kentte mitingler düzenlenecek.

Bu mitinglerin yanı sıra MYK ve PM sonrası yapılan görevlendirmelerle milletvekilleri, MYK ve PM üyelerinin de katılımıyla 40 farklı merkezde geniş katılımlı toplantılar düzenlenecek. 30 Temmuz’da başlayacak olan toplantılar 24 Ağustos’a kadar sürecek. Hafta sonları gerçekleştirilecek olan toplantılarda örgütlenme ve parti içi eğitimler de masaya yatırılacak.