• Demokratik Suriye Meclisi (MSD), demokratik, çoğulcu ve ademi merkeziyetçi Suriye isteğini vurguladı. 

Rojava Devrimi’nin 10. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yapan MSD, 11 bini aşkın şehit verilerek, saldırıların bertaraf edildiğini ve bir sistem oluşturulduğunu hatırlattı. Suriye'nin geri kalanı için de parlak bir model sunulduğunu kaydeden MSD, “Bu deneyimde, toplumun, ademi merkeziyetçiliğin temel direği ve gelecekteki Suriye için bir model olarak kendisini yönetebildiğini görüyoruz. Sadece işgalcilerden, zalimlerden ve teröristlerden kurtulmak istiyoruz. Suriyelilerin demokratik, çoğulcu ve ademi merkeziyetçi Suriye isteği egemen olmalıdır" dedi. 

Aynı zamanda devrimin, çok tehlikeli bir dönemde olduğu belirten MSD, Türk devletinin tehditlerine dikka çekti. MSD, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Türk devletinin politikaları sonucunda her zamankinden daha fazla bölünmeyle karşı karşıya kalan Suriye'de halklar birleşmelidir. Suriye’deki yaşam birliğinin ve ulusal çıkarların, ülkenin kimliğinin, egemenliğinin ve sınırlarının korunması için tüm Suriye halkını Türkiye'nin ve güçlerinin işgaline karşı birleşmeye ve çalışmaya, koordinasyon ve işbirliği seviyesini yükseltmeye çağırıyoruz. Ayrıca Suriye'deki Kürt sorununa adil bir çözümün ulusal bir sorun olarak görülmesini ve Kürt halkının tüm meşru haklarının tanınmasını talep ediyoruz."

Tehditlerin anlaşılması ve ulusal sorumluluk mantığıyla başta ABD olmak üzere Suriye krizine karışan devletlere, Uluslararası Koalisyon'a ve Rusya'ya çağrıda bulunan MSD, "Suriye'yi kan ve göç sancılarından kurtarmaya, Suriye topraklarındaki Türk işgalini sona erdirmeye, siyasi bir çözüm için çalışmaya ve başta 2254 sayılı karar olmak üzere Suriye'ye ilişkin uluslararası kararların uygulanması için çalışmaya" davet etti.