Suriye ordusu M5’in ardından M4 karayolunu da denetime alma hazırlığında. Rus ve Suriye ordusu M4’ü alırsa Soçi hükümlerini fiili olarak yerine getirmiş olacak. Ayrıca İdlib’in kapıları, daha fazla aralanacak.
AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın “Şubat’ın sonuna kadar süre veriyoruz. Esed, İdlib’de ablukaya alınan Türk gözlem noktalarının gerisine çekilmediği taktirde vuracağız” şeklindeki tehditlerinde belirtilen sürenin sona ermesine ramak kala Suriye ordusu M4 kararolunu da almak için çabalıyor.
Türk devletinin İdlib eyaletini işgal altında tutan çetelerini korumak için asker ve ağır silah sevkiyatı yapması ve Türk ordusunun artan asker kayıpları, İdlib’de büyük bir savaş ihtimalini de ortaya çıkarıyor. Aralarında Türkiye’nin de olduğu bölgesel güçlerin yanı sıra küresel güçlerin karşılıklı hamleleri anlaşmalı veya taktik amaçlı uzlaşmaları beraberinde getireceği gibi güçlerin, karşı karşıya gelme durumları büyük bir savaşın da kapısını aralayabilir.
Danışıklı dövüşve büyük savaş yorumları
İdlib kentinin de içinde olduğu İdlib eyaleti, El Kaide’nin Suriye versiyonu Türkiye destekli Heyet Tehrir El Şam (HTŞ/eski adı: El Nusra), Hurras El Din, Doğu Türkistan İslam Partisi ve benzeri çete gruplarının işgal altında. Suriye ordusu ise Suriye’nin bu parçasını işgalden kurtarmak amacıyla 2019’un Aralık ayından bu yana Rusya ve İran’ın desteği ile operasyon yürütüyor.
Söz konusu çete grupları şimdiye kadar Suriye ve Rusya’nın operasyonu karşısında tutunmuş değil. Şimdiye kadar sürekli toprak kaybetti.
Türk ordusunun binlerce asker, tank ve topla destek verdiği bu radikal dinci paramiliter gruplar, rejimin ilerleyişini durduramıyor. Havadan destek sağlayan Rusya, yer yer Türk ordu birliklerine ait mevzileri de vurmaktan geri durmuyor. Bölgeyi değerlendiren kimi uzmanlar, çatışmaları “danışıklı dövüş” şeklinde yorumlarken, kimi yorumcular da büyük bir krizin kapıda olduğunu dile getiriyor. Tansiyonun düşmesi için Rusya-Türkiye arasındaki diplomatik görüşmelerde en azından dışa yansıyan boyutu ile bir sonuç çıkmadı.
Asker kayıpları artıyor
İdlib’de yaşananları, Soçi Anlaşması’nın uygulanması olarak yorumlayanlar da var. Hatırlanacağı üzere 17 Eylül 2018’de Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Soçi’de görüşmüş, Türkiye’nin himayesindeki çete gruplarının İdlib çevresinde 15-20 kilometre çekilmesini ve buradaki ağır silahların çekilmesi üzerine anlaşmıştı. Ancak bu anlaşma kapsamında Türk devleti verdiği sözü tutmadı. Anlaşmaya göre çetelerin, 10 Ekim 2018’e kadar belirlenen alanlardan çekilmesi gerekiyordu. Bu anlaşma kapsamında M5 ve M4 karayolları rejime bırakılacaktı, söz konusu bölgeler ağır silahlardan arındırılacak, Türk ordusu ile Rusya askeri polisi ortak devriyeyi yürürlüğe sokacaktı.
Türkiye verdiği sözü o günden beri yerine getirmeyince Suriye-Rusya operasyonu gündeme geldi.
Bir süreden beri yürütülen operasyonlar sonrası Suriye ordusu M5 karayolunu denetime aldı. Böylece Şam-Humus-Hama- Halep hattındaki büyük karayolu Suriye’nin tekrar denetimine girdi. M4 karayolu da eğer Suriye ordusunun denetimine girerse Lazkiye-Halep hattı da tümüyle Suriye devlet güçlerinin eline geçmiş olacak.
Olası yeni toprak kayıplarının çeteleri ve İdlib’deki varlığını zorlayacağını düşünen Türk ordusu sürekli operasyon kolunun önünde set oluşturdu ve zaman zaman meydana gelen çatışmalarda çok sayıda kayıp verdi.
Türkiye’nin HTŞ başta olmak üzere diğer paramilliter grupların hedefi olmaması için bir ‘savaş tiyatrosu’ sergilendiği de kimi zaman ifade ediliyor.
Çetelerini yerleştireceği toprak arıyor
Türkiye’nin bulundukları yerleri kaybeden gruplara toprak aradığı da bilinirken, bu durum üzerinde Rusya ile pazarlıklılar yapmaya da devam ediyor. Her ne kadar bazı grupları kendi politikalarına ikna etse de diğer El Kaide kökenli grupların Türkiye ile arasında gerginlikler yaşandığı belirtiliyor.
Öte taraftan bölgeye yaklaşık 5 bin asker, onlarca tank ve top yığan TSK’nin içinde de tartışmaların olduğu dile getiriliyor.
Suriye’nin M5 için belirtilen alanın dışına çıkması halinde var olan durum farklı bir seyir izler. Suriye’nin belirtilen çizgiyi aşması halinde İdlib’de yaşananların bir senaryo ya da bir oyundan çok, Rusya ve Türkiye arasında ciddi bir savaşı tetikleyecek emareler bulunuyor. Türk ordusunun üslerinin Rusya izinli saldırılar, savaş durumunu güçlendiriyor. Rusya’nın tavrı karşısında yeniden ABD ve Avrupa’ya seslenen Erdoğan, Mart ayın da düzenlenecek Almanya, Fransa, Rusya ve Türkiye görüşmesinde yeni bir anlaşma hedefleniyor.
İran güçlerinden sevkiyat
Öte yandan İran’a bağlı güçler bölgeye yoğun bir sevkiyat yapıyor. Suriye ordusu ve Rusya’nın Halep’den Lazkiye’ye uzanan M4 uluslararası yolu ve Cisir El Şuğur’a operasyona yapmak için hazırlıklar yaptığı dile getiriliyor. Bu bölgenin diğer yerlere oranla daha dağlık bir alan olduğu, HTŞ başta olmak üzere diğer grupların da burada hazırlıklar yaptığı ve NATO’ya ait birçok silahın Türkiye tarafından bölgeye götürüldüğü iletiliyor. Suriye rejiminin burada zorlanacağı da öngörülürken, bu durumun savaşı uzatabileceği de varsayılıyor.
M4 alınırsa İdlib’in kapıları açılır
Suriye rejiminin M4’ü alması halinde İdlib’in kapılarının tamamen kent savaşına açılması bekleniyor. Yine bu yol ve etrafındaki bölgenin alınması ile Suriye rejiminin operasyonlarına ara vermeden devam etmesi halinde yaşananların bir anlaşmadan çok devletler savaşına dönüşen bir duruma gitmesi de olasılık dahilinde. M5’in ardından M4’ün de Suriye ordusu tarafından alınması İdlib’de işgalci Türk ordusu ve himayesindeki çetelerin bir nevi daha fazla kapana kısılması demek.
Rus uçakları Türk ordusu ve çetelerini hedef aldı
Bütün bu gelişmelere paralel olarak bölgeden Türk askeri kayıpları ve Türk ordusunun konuşlandığı alanlardaki mevzilerinin vurulduğu yönünde haberler de geliyor.
Cuma akşamı Rus savaş uçaklarının İdlib’in doğusundaki Neyrab’ta ikinci kez Türk ordusu ve çeteleri hedef aldığı bildirildi. Saldırının yapıldığı günün Putin-Erdoğan telefon görüşmesinin yapıldığı güne denk gelmesi de dikkat çekti.
Perşembe günü de aynı bölgede Suriye ordusuna saldırıya geçen Türk ordusu, Rus savaş uçakları tarafından hedef alınmıştı. Türk Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada hava saldırısında 2 askerin öldüğü, 5 askerin de yaralandığı açıklanmıştı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ise 2 Türk askeri ve 25 çete mensubunun öldüğünü bildirmişti.
Öte yandan Erdoğan-Putin görüşmesinden sonra Türk yetkililerinin daha yumuşak, Rus tarafının ise daha sert bir açıklama yapması gözden kaçmadı. Türk yetkililerin, Erdoğan’ın daha önce Şubat sonuna kadar Suriye’ye süre tanımasının aksine Soçi anlaşmasına bağlı olduğunu belirtmesi bir geri adım olarak yorumlandı.
Kremlin’den yapılan açıklamada ise görüşmeye ilişkin şu ifadeler yer aldı: “Odakta bir kez daha İdlib gerilimi azaltma bölgesindeki durum vardı. Vladimir Putin, aşırılıkçı grupların devam eden agresif eylemlerinden duyulan ciddi endişeleri dile getirdi. Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne koşulsuz saygı duyulması gerektiği vurgulandı.”
Bu arada, İdlib konusunda Cumartesi günü Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile görüştü.
HABER MERKEZİ