AKP Hükümeti Kürt halkının seçilmişlerini, yöneticilerini ve siyasetçilerini tutuklayıp hapse atarken, toplumsal alanda oluşan siyasal boşluğu da bir biçimde doldurmak zorunda. Çünkü siyaset boşluk kabul etmez, boş kaldığı anda ne tür sonuçlar doğuracağı belli olmaz. Bundan dolayı AKP, HDP’den doğacak olan boşluğu dolduracak Kürt renkli bir işbirlikçiye ihtiyaç duyuyor. Bunun için de 2014’te hazırlıklarına başlanan bir planı devreye konulmuş durumda.
Plana göre AKP Hükümeti bir taraftan askeri operasyonlarla Kürt Özgürlük Hareketini bitirme aşamasına getirecek, diğer taraftan da HDP ve DBP’nin seçilmişleri de dahil olmak üzere Kürt siyasetçilerini ve yöneticilerini tutuklayarak, Kürt cephesinde siyasal bir boşluk oluşturacak. İşte bu aşamada işbirlikçiler devreye girerek HDP ve Kürt Özgürlük Hareketinden boşalan yeri dolduracak.
İşbirlikçiler planının Kürt ayağını oluşturmak için harekete geçmiş görünüyor. Bu amaçla Kuzey Kürdistan’da sözkonusu kişileri bir araya toplayıp yeni bir siyasi oluşum ilan etme hazırlığında olduğu yönünde bilgiler geliyor. Sözkonusu oluşumun Ocak ya da Şubat aylarında ilan edilmesi bekleniyor. Hazırlıkları sürdürülen bu siyasi oluşumun bir de Güney Kürdistan ayağı örgütlendiriliyor. Burada da Osman Öcalan ve Nizamettin Taş’ın da aralarında olduğu daha önce PKK’den ayrılanların ismleri zikrediliyor. Bu şekilde Kürt Özgürlük Hareketiyle geçmişte bir biçimde bağı olan kişiler üzerinden bu oluşum ayağa kaldırılmaya çalışılacak.
Her şeyden önce böylesi bir plan için şunu öncelikle belirtmek gerekir ki; Kürt halkı ve Ortadoğu gerçeği hiçbir zaman tepeden inmeci bir sistemi kolay kolay kabul etmez, haz etmez. Eğer bu mümkün olsaydı Kürt halkı yüzlerce yıl önce asimile olur, Ortadoğu ise şu an bir iç savaşın içinde olmazdı. Bu durum Ortadoğu gerçeğinin psikososyal durumuyla bağlantılı. Ortadoğu halklarının hala peygamberlerin açtığı yolda ölümün üstüne bir bardak su içer gibi gitmesi de işte bu yüzdendir. Bu, Ortadoğu’nun psikososyal durumunun önderliksel karakterinden kaynağını alıyor ki, bölge halkları kolay kolay bir kişiyi veya hareketi kendisi için önder kabul etmez, ettiği zaman da onu kimse ondan kolay vazgeçiremez. Çünkü Ortadoğu gerçeğinde önderler halkı için acı çeker, bedel öderler. Peygamberlerin hepsinin acı çekmesi de işte bu yüzdendir.
AKP ve işbirlikçilerin Kürt Özgürlük Hareketine karşı yeni bir siyasi oluşum yaratma çabası da her şeyden önce Ortadoğu’nun bu dokusuna uymuyor. Başlangıç yanlış yerden yapıldığı için de ölü doğmaya mahkum. Hele hele adı Kürt halkına düşmanlıkla, katliamla yan yana anılmaya başlayan AKP gibi bir partinin desteğini alan hiç bir Kürt hareketinin Kürt halkının desteğini alması mümkün değil. Tam tersine, ihanetçilikle yaftalanmalarına neden olur. Evet, ezilen tüm halklarda olduğu gibi Kürt halkının da ihanetçileri, teslimiyetçileri var. Ama Kürtlerde bir teslim olmuş ve ihanet etmişse bin direnmiştir. Kürtleri şu an ayakta tutan da bu direnen binlerdir.