El Nusra, Ehrar El Şam ve DAİŞ’in Türk devletinin teşvikiyle Efrîn ve Halep’in Kürt yerleşimlerine yönelik saldırıları aralıksız sürüyor. Sağ yakalanan çete üyeleri, Türk devletinin rolünü itiraf ederken, ANHA’nın ulaştığı yeni bigilere göre saldırıların planlamasını yapan Türk subayları, koordine de ediyor.

ANHA muhabirlerinin aktardıları blgilere göre; çeteler, Tinîb ve Kiştear köyleri cephesinden Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Benê köyü etrafına güç yığmaya devam ediyor.

Önceki gün sabah saatlerinden itibaren Benê köyünün güneydoğusunda yeralan Tinîb ve Kiştear cephesinden ağır slahlar, havan topları ve füzelerle Şêrawa ilçesinin Bênê köyünü hedef alındı. Onlarca havan topunun isabet ettiği köy büyük zarar gördü.

Benê köyü çevresinde çeteler koalisyonu ile YPG öncülüğündeki QSD savaşçıları arasında başlayan çatışmalar, dün öğleden sonra da devam ediyordu.

Çeteler koalisyonu, Ezaz’a bağlı Dêr Cemal köyü ve tarihi Sem’an Kalesi etrafında güç yığınağını sürdürdü.


Koalisyon da vurmaya başladı

Bölgede çatışmalar devam ederken, dün sabah saatlerinde Uluslararası Koalisyon uçakları, Tinîb ve Kiştear etrafını bombaladı. Büyük patlamaların yaşandığı bölgede dumanlar yükseldi.


Bir bebek yaşamını yitirdi

Türk devletinin hamiliğindeki çeteler koalisyonu, dün sabah saatlerinde Halep’in Şêx Meqsûd Mahallesi’ne havan ve füzelerle saldırdı; Beyan Elewî (2 yaşında) katledildi, Mihemed Hec Umer (8), Xalid Hemamê (15), Şêrîn Şêx Mus (32) ve Ehmed Nasan (57) yaralandı.

YPG/YPJ savaşçıları, saldırılara karşılık verdi, çatışmalar dün öğleden sonra da devam ediyordu.

4 gündür devam eden çetelerin topçu saldırılarında, ANHA’nın elde ulaştığı bilgilere göre 5 kişi yaşamını yitirdi, onlarcası da yaralandı. Yine Şêx Meqsûd’un batısında 30 ev ve 18 işyeri kullanılamaz hale geldi.


‘Saldırılarımızı Türkiye planladı’

QSD tarafından yakalanan çete üyesi, Tük devletinin kendilerini finanse ettiğini itiraf etti. Çete üyesi, DAİŞ’ın kendilerine öncülük ettiğini belirtti.

QSD bileşeni Ceyş El Suwar (Artêşa Şoreşgeran), Meryemîn köyünde sağ yakalanan El-Sehaba çetesinden Ebdullah El-Ubeyd’in itiraflarını yayımladı.

El-Sehaba çetesinin El Nusra, Ehrar El Şam ve DAİŞ ortak yapımı olduğunu; ÖSO adı altında Kiştear ve Meryemîn köylerine saldırdıklarını söyleyen Ebdullah Mihemed El-Xazî El-Ubeyd, kendilerinden sorumlu çetebaşı Ebû Mihemed El-Newêjî ve tüm emirlerinin aslında DAIŞ üyesi olduğunu kaydetti. 

El-Ubeyd, Türk devletinden destek aldıklarını; QSD’yi zayıflatmak maksadıyla saldırdıklarını söyledi.

Ebdullah El-Ubeyd, “Neden Demokratik Suriye Güçleri’ne saldırdınız?” sorusuna, şu yanıtı verdi: “Demokratik Suriye Güçleri’ni zayıflatıp DAİŞ’e karşı başarı göstermesini engellemeyi amaçlıyorduk.” 


Türk subayların koordinasyonu

Saldırılardan günler önce 6 üst düzey Türk subayının İdlib üzerinden geçtikleri Atmê kampında El Nusra, Ehrar El Şam ve Türkmenler adına oluşturdukları çetelerle toplantı düzenledikleri, saldırının burada planlandığı ortaya çıktı. 

ANHA’ya konuşan güvenilir özel bir kaynağın verdiği bilgiye göre; Türk ordusunda görevli 6 üst düzey subayın İdlib vilayeti sınırları içinde yer alan ve Efrîn’in Cindirêsê ilçesine bağlı Dêwa köyünün hemen karşısındaki Şêx Kîraz Dağı’nda El Nusra ve Ehrar El Şam çetelerinin askeri karargahında çete emirleri ve yöneticileri ile toplantı gerçekleştirdi. Bu toplatıdan hemen sonra çete grupları Halep’e yöneldi. 6 Türk subayından biri, Ehrar El Sûriye Tugayı’ndan “Kürt kökenli” biri aracılığıyla Şêx Meqsûd mahallesi’nin doğusunda, tren raylarına yakın bir eve geçti. Türk subay burada Ehrar El Sûriye Tugayı‘nın genel komutanı Ehmed Efeş, El Nusra ve Ehrar El Şam’ın bazı emir ve yöneticileriyle görüştü. Sözkonusu gizli görüşme 6 saat sürdü. Toplantı, Şêx Meqsûd’daki kuşatmanın daha da ağırlaştırılması kararıyla sonuçlandı. Ancak Türk subayı ile Ehmed Efeş arasında kuşatma konusunda görüş ayrılıkları yaşandı. Efeş, Suriye’deki krizin başından beri Şêx Meqasûd’un kuşatmaya karşı direndiğini ve kuşatmanın hiçbir sonuç vermediğini söyledi. Bunun üzerine toplantıda Şêx Meqsud’a havan ve cehennem toplarıyla saldırı başlatma ve ardından da karadan saldırıya geçme kararına varıldı.


Türkiye’de tedavi görüyorlar

Türk devleti çetelere Bab El-Selamê sınır kapısından araçlarla her türlü silah ve lojistik yardımında bulunmaya devam ediyor.

Suriye’ye silah ve cephane taşıyan araçlar, Türkiye’ye yaralı çete üyelerini de sevk ediyor.

Türkiye’deki hastanelere kaldırılarak tedavi edilen ve ANHA kaynaklarının ulaştığı çete üyelerinin isimleri şöyle: Kîfo Ebû Adil (Ezazlı), Reşîd Erûq (Iraklı), Cumaa Mihêmid (Hirêtanlı), Ebdulxefar Kakê (Hirêtanlı), Ebû Xelîfe El-Dêrî (Dêra Zorlu), Elî Neşeb (Ezazlı), Hisên Mihemed (Münbicli), Mehmûd Mihemed (Münbicli), Ehmed, Îbrahîm El-Casim (Bab bölgesindeki Serca köyünden) ve Ramî Cumaa (Ezazlı).


Meryemîn’de Türk izleri

Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Meryemîn köyü çete işgalinden kurtarıldı. Meryemîn köyü, üç yıldır işgal altındaydı ve çetelerin saldırı üslerindendi. Köydeki bombalı tuzaklar söküldü. Çetelerin daha önce Halep ve Ezaz çevresinde yağmaladıkları eşyaları depoladıkları bir yer bulundu. Ev eşyalarından teknolojik aletlere kadar birçok eşyanın bulunduğu depoda, çetelere ait kimlikler de ele geçirildi. Bölgede bulunan QSD savaşçılarından Berxwedan Gabar, özgürleştirdikleri köyde çetelere ait cephaneye de el koyduklarını belirtti. Gabar, el koydukları eşyaların DAİŞ, El Nusra ve Ehrar El Şam çetebaşılarına ait olduğunu kaydetti. 

Gabar, “Halkın malını çalıyor, talan ediyorlar. Araba parçalarından tutun ev eşyalarına kadar birçok şeyi depolamışlar. Halep ve çevresinde ne kadar çok şey çalındıysa hepsini bunlar çalmış. Getirip işgal ettikleri köylere yığmışlar. Aynı zamanda bunları alıp satıyorlar” dedi.

Köydeki çete üyelerinin yanısıra eşyalar ve araçlar da Türkiye izleri var. Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Sağkaya Belediyesi’nin bir aracı, üzerindeki yazılar, logolar silinmeden Meryemîn’de duruyor. Aslında Sağkaya, yerel yönetimlerdeki düzenlemeyle birlikte belediye vasfını yitirmiş ama araç, çetelere hibe edilmiş. 


 EFRÎN