
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, Özgür Gündem gazetesinin sorularını yanıtladı. Söyleşinin özetini paylaşıyoruz.
PKK 10. Kongresi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü temelinde bir mücadele süreci başlatmıştı. PKK 11. Kongresi geride kalan 5 yıllık sürecin mücadele tarzını ve ortaya çıkan kazanımları nasıl değerlendirdi? Bu yönlü yaşanan yetersizliklerin kaynağına hangi sorunları koydu?
Kongre bu süreci derinlikli bir biçimde değerlendirdi… 5 yıllık mücadelenin ortaya çıkardığı çok büyük kazanımlar oldu kuşkusuz. Her alanda verilen mücadele ve geliştirilen direniş Önder Apo’nun özgürlüğü ve Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik güçlü bir siyasal ve toplumsal iklim oluşturdu. Yetersizlikler de vardı tabii.
Neydi yetersizlikler?
* Devrimci Halk Savaşı stratejisini çok yaratıcı bir biçimde hayata geçiremedik. Bu konuda pratik politikamız ve mücadele tarzımız yetersiz ve zayıf kaldı. Yeni dönem stratejisinin mücadele araçlarını oluşturmada ve kullanmada dar kaldık. Devrimci Halk Savaşı stratejisi tek ayak üzerinde yürüdü, süreklileşen ve kapsamlılaşan bir halk hareketine dönüşemedi.
* Demokratik halklar cephesini yeterince örgütleyemedik. Mücadele ve direniş Kürdistan’ın dışına çok taşırılamadı. İttifak politikamızda yetersiz kaldık.
* Demokratik sistem inşasında hantal bir çalışma tarzı ortaya çıktı. Yeni paradigmanın ruhuna uygun bir sistem inşasını çok başarılı bir biçimde geliştiremedik. Demokratik, ekolojik, özgürlükçü sistem kuruluşu için ortaya çıkan ve çıkarılması gereken imkan ve olanakları etkili değerlendirme ve bu konuda başarılı bir mücadele yürütme kabiliyetini yeterince gösteremedik.
Bunların nedenleri tartışıldı mı?
Tüm bu noktalarda yaşadığımız zayıflıklar kaynağını zihniyetten alıyordu. Bu noktayı kongremiz çok derinlikli bir biçimde değerlendirdi. Yeniyi oluşturmanın ve tam başarıya ulaşmanın kilit noktası yeni paradigmanın zihniyetini kazanmaktı ve biz bu konuda biraz zayıf bir pozisyon sergiledik. Bu durum Önder Apo’yu özgürleştirme hedefimizi de direkt etkiledi ve tam sonuca gidemedik.
Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesi sürece yapılan bir müdahaleydi. Bu hamlenin sonuçları PKK 11. Kongresi’nde nasıl ele alındı?
Kongrede yürütülen tartışmalarda ortaya şu çıktı: Hamle ilanı Kürdistan ve Türkiye toplumunda çok büyük bir heyecan, moral ve umut yarattı. Türkiye toplumu ve halkları savaşı istemediklerini, inkar ve imha politikalarının son bulması gerektiğini çok açık ortaya koydu, demokrasi ve özgürlük taleplerini çarpıcı bir biçimde ifade etti. Herkes bir kez daha şunu çok iyi gördü ki halkların, toplumun istediği şey savaş değil, demokrasi ve özgürlüktür. Toplum, Kürt sorununa demokratik çözüm istiyor. Toplumun beklentisi demokrasidir, özgürlüktür, haktır, adalettir. Bu hamlenin toplumda çok büyük bir heyecan yaratmasının temel sebebi toplumun bu tür beklentileridir. Ancak Türk devleti ve AKP Hükümeti bu hamleye, doğru bir karşılık vermedi ve kamuoyunda çok büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
PKK 11. Kongresi, Öcalan’ın özgürlüğü, sağlığı ve güvenliğini çözüm sürecinin merkezine yerleştirdi. Neden?
Devletin ve hükümetin Kürt sorununa yaklaşımını Önderliğimize olan yaklaşım üzerinden ele alıyoruz, halkımız da öyle! Çünkü hepimiz şunu çok iyi biliyoruz ki; bu sorun Önderliğimiz ile çözülmezse hiç kimseyle, hiçbir güçle çözülemez. Önderliğimiz Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü konusunda çok stratejik ve kilit bir role sahiptir. Halkımız Önder Apo’yu hem önder hem de özgürlük iradesi olarak kabul ediyor. Durum buyken Önder Apo’nun özgürlüğü, sağlığı ve güvenliği, hepimizin ve halkımızın sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü anlamına gelecektir.
Dolayısıyla Kürt sorununun çözümünde Önder Apo, stratejik aktördür. Stratejik aktöre stratejik yaklaşım gerekiyor. Koşullarını da bu yaklaşıma uygun hale getirmek gerekiyor. Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünde bir muhatap devlettir, diğer bir muhatap da Önderliğimizin kendisidir. Bu durumda Önder Apo’nun bu işin bir tarafı olarak toplumun her kesimi ile rahat temas kurması ve ilişkilenmesi gerekiyor. Önder Apo istediği ve ihtiyaç duyduğu her an ve zaman avukatlarıyla, STÖ’lerle, akademisyenlerle, aydınlarla, gazetecilerle rahatlıkla görüşebilmeli, görüş alış-verişi yapabilmeli ve görüşlerini kamuoyuna, topluma etkili bir biçimde yansıtabilmelidir. Bu konuda devlet ve hükümet Önderliğimizin koşullarını tümden değiştirmeli ve müzakere sürecine uygun hale getirmelidir. Yeni süreç bunu gerektiriyor ve bu yeni sürecin temel şartıdır. Kongre bu temel noktalar üzerinde önemle durdu.
PKK Kongresi demokratik çözüm sürecinin gelişmesi için hangi kararları aldı, nasıl bir strateji izlemeyi öngördü?
Kongre her şeyden önce demokratik çözüm sürecinin gelişmesi için mücadeleyi yükselterek sürdürme kararı aldı. Demokratik siyasi çözüm irademizi en güçlü bir biçimde ortaya koyma ve mücadeleyi her alanda tüm gücümüzle sürdürme kararlılığına ulaştık. Bu temelde toplumsal direniş örgütlendirilecek, demokratik güç birliği perspektifi ile mücadele tüm topluma yayılacaktır. Demokratik güç birliği ve ittifak politikası sağlam temellere oturtulacaktır. Tüm toplumsal dinamikler güçlü bir örgütlenme ve mücadele perspektifine kavuşturulacaktır. Demokratik Türkiye, Özgür Kürdistan projesi, mücadele araçları sağlam ve yetkin geliştirilerek yaratıcı bir biçimde hayata geçirilecektir. Kongrenin üzerinde önemle durduğu noktalardan biri de bu oldu. Diğer yandan ise her türlü olasılığa karşı hazırlıklı ve donanımlı olma temelinde kararlaşmalara ve planlamalara gidildi.
PKK 11. Kongresi, Kürt halkının ulusal birliği konusunda gelinen aşamayı nasıl değerlendirdi?
Kongre önemli tartışmalar yürüttü, değerlendirmelere gitti. Ulusal birlik konusunda birçok engel ve eşik aşıldı. Kürtler açısından çok tarihi olan böyle bir süreçte Ulusal Kongre kararı almak ve bunun hazırlıklarını yürütmek büyük bir başarı olarak ifade edildi. Bu hazırlıkların ısrarlı ve azimli bir biçimde yürütülerek başarılı bir kongre ile yeni bir aşamaya geçilmesi kararına gidildi.
Ulusal birlik çalışmaları dört parça Kürdistan’da ve ülke dışında tüm Kürtlerde çok büyük bir heyecan ve umut yarattı. Ulusal bilinci ve duyguyu çok güçlendirdi. Kürtler arasında zihinsel, ruhsal ve fiziksel sınırları yıktı, büyük bir kaynaşmaya, bütünleşmeye ve dayanışmaya yol açtı. Kürtlerin yüzyıllık özlemini ve rüyasını gerçekleştirme zeminini her açıdan ortaya çıkardı ve onun siyasi, toplumsal koşullarını oluşturdu ve örgütledi. Bu ulusal birlik çalışmalarında çok önemli bir düzeydir. Gerçek ve demokratik birliğin özüdür, temelidir, esasıdır. Gerçek birlik bu temel üzerinden yükselir. Büyük engeller ve eşikler aşıldı derken kastedilen budur. Artık engel olarak bu çalışmanın önüne geçmeye çalışan hiçbir güç, hiçbir parti başarılı olamaz, Önderliğimizin de ifade ettiği gibi kendisini halkın iradesine dayatamaz. Dayatsa da sonuç alamaz. Kongrenin değerlendirmelerinde ortaya çıkan ana çerçeve bu oldu.
PKK 11. Kongresi AKP’nin çözüm sürecine yaklaşımını hangi temelde ele aldı. Geri çekilmenin durdurulması kararına nasıl ulaşıldı?
AKP başından itibaren çözüm sürecine ciddi yaklaşmadı, çünkü stratejik olmadı. Yalandan, hileden ve oyalamadan vazgeçmedi. İnkarı kırmadı. Sürece taktik, pragmatik ve günü birlik yaklaştı. Kürtleri ve toplumu aldatmak ve boş beklentilere koymak için müthiş bir demagoji geliştirdi. İnkarcı zihniyetini ve imhacı politikalarını manipüle etmede sahte demokrasi paketlerini bir siyasi araç ve malzeme olarak kullandı. Biz çok büyük bir çaba sergilerken ve büyük fedakarlıklarda bulunurken, Türk devleti ve AKP Hükümeti büyük savaş hazırlıkları yaptı, şimdi Rojava’da Kürtlere karşı savaşıyor.
Tüm bu durumları 11. PKK Kongresi çok kapsamlı değerlendirdi ve ateşkesi sürdürme; ancak geri çekilmeyi durdurma kararı aldı.
İSTANBUL