
Geçtiğimiz günlerde yaptıkları kongrede, Avrupa Birliği’nin (AB), PKK’yi ‘terör örgütleri listesinden’ çıkartması için çalışma yürütme kararı alan İsveç Sol Parti’nin Genel Başkanı Jonas Sjöstedt, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının hem çatışmayı derinleştireceğini hem de Türkiye’nin AB yolculuğunda tamiri imkansız yaralara yol açacağını söyledi.
Sjöstedt, Cizre, Sur ve diğer kentlerde katliam yapanların mutlaka uluslararası alanda yargılanması gerektiğini kaydetti. Jonas Sjöstedt, AKP’nin HDP’li milletvekillerinin ‘Dokunulmazlıklarının kaldırılması‘ için getirdiği Anayasa değişikliği teklifinin görüşüldüğü gün HDP ile dayanışma bulunmak amacıyla Türkiye gelerek, HDP grubunun toplantısına katıldı.
Dokunulmazlıkların bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılamayacağını belirten Sjöstedt, dokunulmazlıkların kaldırılmasının Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize muafiyetinin sağlanmasına engel olacağı gibi Türkiye’nin AB üyeliği konusunda da engelleyici bir rol oynayacağı uyarısında bulundu.
‘AB hayali uzak diyara sürüklenir’ HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının çatışma ortamı daha fazla katkı sunacağını belirten Sjöstedt, “Eğer dokunulmazlıklar kalkarsa bu çatışma ortamı iyice sivrilecek. Mevcut gidişat daha da kötüleşecek” uyarısında bulundu.
Böylesi bir durumda AB’nin de devreye girmesi gerektiğini söyleyen Sjöstedt, “Aynı şekilde ilerleyen günlerde eğer milletvekillerinin dokunulmazlıkları sadece ifade özgürlükleri konuştukları için kaldırılırsa Türkiye’nin AB üyesi olma hayalleri de daha uzak bir diyara sürüklenir” şeklinde konuştu. PKK’nin AB “terör örgütleri listesinden” çıkarılmasını kongresinde resmi karar olarak alan Sol Parti’nin başkanı olan Sjöstedt, Avrupa Birliği’nin PKK’ye yaklaşımı ile Türkiye’ye ‘terör’ tanımını değiştirmesi önerisinin, AB’yi çelişkili bir duruma sevk ettiğine dikkat çekti.
‘PKK’ye şans tanınmalı, listeden çıkartılmalı’
Sjöstedt, şunları söyledi: “TMK’deki değişiklik önerisi de şunu gösteriyor; AB’nin Türkiye’yi eleştirme hakkı da var. AB mevcut sistemiyle Türkiye’yi eleştiriyor. Ancak bu listenin yapım şekli net bir tanım sunmuyor. Terör listesi oluşturmak politikacıların işi değil bu yargıdaki insanların işidir. Şimdi kalkıp DAİŞ ve PKK’nin aynı olduğunu söylemek kesinlikle yanlış. Bazı örgütlere barış süreci ve müzakere için fırsat tanınmalıdır. Bu yüzden de PKK’ye bir şans tanınmalıdır.” Çatışmaların müzakerelerle çözülmesini savunduklarını söyleyen Sjöstedt, AB’nin PKK’yi listede tutmasının Türkiye’nin barış sürecine dönmemesinin bahanesi olduğunun altını çizdi. Sjöstedt devamla “Barış sürecine dönmeme konusunda bir bahane olarak kullanıyor” ifadesini kullandı.
‘Türkiye mültecileri şantaj olarak kullanıyor’
Türkiye’nin mültecileri Avrupa’ya karşı şantaj olarak kullandığını da sözlerine ekleyen Sjöstedt, AB ile Türkiye arasında yapılan anlaşmaya ve Türkiye’nin mültecilere yaklaşımı konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Aslında Türkiye ile yapılan bu anlaşma Avrupa’nın sorumluluktan kaçması anlamına da geliyor. Türkiye’nin elinde tuttuğu mültecilik kartı, Türkiye için mükemmel bir şantaj malzemesine dönüşmüş durumda. Erdoğan bu şantajı basını susturmak, dokunulmazlıkları kaldırma ve HDP’yi tasfiye etmek için de kullanıyor.”
‘Katliamları yapanlar yargılanmalı’
Kürdistan kentlerinde yaşanılanları da yakından takip etmeye çalıştıklarını söyleyen Sjöstedt, Cizre, Sur ve Silopi gibi merkezlerde yaşanılanları katliam olarak gördüklerini kaydetti. Sjöstedt, yaşanılanlara dair tutulan rapor ve belgelerin kendilerine de ulaştığını belirterek, “Bu katliamı gerçekleştirenler, kesinlikle yargılanmalıdır. Mülteci krizi nedeniyle Avrupa sesini çıkarmıyorlar, görmezden geliyorlar. Türkiye’ye para vererek AB üyesi devletler mültecilerden kurtulmak istiyorlar. Ama görüyoruz ki bu mülteci krizi üzerinden Türkiye’nin geliştirdiği şantaj nedeniyle yaşanılanlar da görmezden geliniyor” diye konuştu.
‘Erdoğan çatışmalı süreç istiyor’
Sjöstedt, devamla Erdoğan’ın mevcut çatışma sürecini gücünü artırmak ve güçlendirmek için kullandığına da vurgu yaptı ve şunları söyledi: “Bu kesinlikle sonsuza kadar sürmeyecek. Türkiye’de yaşayan bütün halklar ortak bir gelecek istiyor. Bir birinden farklı bir gelecek istemiyor. Bu anlamda aslında HDP çok önemli bir aktördür, aynı zamanda barışçıl bir sürece dönülmesi için kritik bir aktördür. Erdoğan şu anda inanılmaz bir savaş açmış durumda. Özellikle Meclis HDP’li milletvekillerinin sesini kısmak için çok savaşıyor. Çünkü HDP’nin bir barış köprüsü olduğunu barış sürecine giden köprü olduğunu biliyor. Bu yüzden tasfiye etmek istiyor ama bizce başarısız olacak, istediğini başaramayacak.”
HAYRİ DEMİR
/ DİHA/ANKARA
Lammert ve Singhammer’dan dokunulmazlık tepkisi
Almanya Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert ve Federal Meclis’in Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) Partisi Başkan yardımcısı Johannes Singhammer, milletvekilliği dokunulmazlıklarıyla ilgili olarak Türkiye’yi eleştirdi. Süddeutsche Zeitung gazetesine konuşan Lammert, Türkiye Meclisi’ni’ irade sergilemeye çağırdı. Dokunulmazlık hakkını tarihi geçmişiyle değerlendiren Lammert, “Bu, parlamentoyu feodal egemenlerin keyfi müdahalelerinden korumayı amaçlayan bir haktır” dedi. Dokunulmazlıkların kaldırılması girişiminin başarıya ulaşabilmesi için AKP’nin yanı sıra Türkiye Meclisi’nde bulunan diğer partilerin de belli bir oranda kabul oyunun gerektiğine dikkat çeken Lammert, Meclis’i irade sergilemeye çağırdı. Federal Meclis’in Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) Partisi Başkan Yardımcısı Johannes Singhammer de ‘Süddeutsche Zeitung’a konuştu. Singhammer, Erdoğan’ın dokunulmazlıkların kaldırılması girişimiyle sınırı aştığını söyledi.
Singhammer, AB’nin Ankara’nın bu adımını dikkate alarak Türk vatandaşlarına vize muafiyeti kararı almaktan vazgeçmesi gerektiğini kaydetti.
HABER MERKEZİ