Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütler Koordinasyonu (ICOR), Rojava’nın yeniden inşası için büyük bir rol üstlenmiş olan bir inisiyatif. ICOR’un organizasyonu ile Kobanê’deki sağlık merkezinin insası için Karlsruhe ve Heilbronn’dan Rojava’ya giden Almanya Marksist Leninist Parti (MLPD) aktivistleri Rita Renner, Rudolf Schaefer ve Peter Rapps ile Kobanê izlenimlerini anlattı.
Rita Renner (Hemşire):
“Kobanê’ye ilk ayak bastığınızda harebeye dönüşmüş, her taraf yerle bir olmuş bir kentle karşılaştık. Kobanê’nin yeniden inşa edilmesi gerekmekte. Kobanê’ye ne kadar çok insan geri dönüş yaparsa o kadar çabuk bir şekilde yeniden inşa edilecektir. Bu durum ciddi bir cesaret gerektirir. Benim gördüğüm Kobanêli halkı da cesaretli. Kobanê’deki çocukları, tüm yaşıklarına rağmen çok moralli ve cesur gördüm. Dil problemim olduğu halde onlarda kolay bir şekilde iletişim kurabiliyordum. Bizler sınırdan geçerken ciddi anlamda zorluklar yaşadık. Orada keyfi bir muamele söz konusu. Çünkü Rojava’yı tanımıyor ve kabul etmek istemiyorlar. Çünkü orada demokrasi, kadın- erkek eşitliği, eşbaşkanlık gibi sistemler, hayat bulmuş durumda. Erkekler kadar kadınlarda söz sahibi. Rojava’da yaşayan bütün halklar eşit konumda. Bu durumda ciddi anlamda Türkiye’yi rahatsız ediyor. Bu durumdan dolayı Türkiye sınırlarını kapatıyor yada ambargo uyguluyor.”
Rudolf Schafer:
“ICOR tarafından başlatılan kampanya çerçevesinde yeni bir sağlık merkezi kurulması çalışmalarına katıldık. İnşaatta çalıştık azda olsa katkımızı sunduk. Bundan sonra da sunmaya devam edeceğiz. Kobanê’de hala bir güvenlik sorunu olduğunu düşünüyorum. Kobanê hala tehlike altında. Fakat oradaki yerleşim alanları mayınlardan ciddi anlamda temizlenmiş durumda. Sadece harabeye dönen binalarda güvenlik riski yüksek. Bu durumda ciddi anlamda gelecek için bir tehlike oluşturuyor. Avrupa, Rojava ve Kürtler konusunda açıktan bir şeyler söylemekten çekiniyor. Çünkü Türkiye olan sıkı ilişkileri var petrol ticaretinin sekteye uğramasını istemiyor. Bundan dolayıda YPG/J’ye silah yardımı yapmaktan çekiniyorlar. Türkiye PKK bahanesini öne sürüyor. Her ne gerekçe olursa olsun Rojava halkı barbar DAİŞ çetlerine karşı kahramanca mücadele verdi, veriyor. Halk artık DAİŞ çeteleri ile nasıl mücadele edeceğini biliyor.”
Peter Rapps:
“Ben Kobanê’de iki ayı aşkın kaldım. Kürt özgürlük mücadelesi özelikle Rojava’da verilen mücadeleyi yakında takip eden biriyim. Kürtler sadece DAİŞ’e karşı değil, Türk devletinin kirli politikalarına karşı da bir mücadele vermektedir. Bilindiği gibi partimiz MLPD, Kürtlerin üzerindeki baskılara takip etmektedir. Bizler Alman hükümeti veya basının bize ne söylediği değil, biz çok iyi biliyoruz. Alman basını ve Alman devleti sürekli KDP’li Kürtleri iyi, PKK’li Kürtleri kötü olarak yansıtıyor. Bizim ise tam tersi bir düşüncemiz var. PKK politikası özellikle Demokratik Özerklik projesi, tam olarak sosyalizm olmasa da Ortadoğu politikaları açısından olumlu bir adım olarak görüyorum. Oranın halkı için yeni bir yaşam modelidir. Kobanê’nin yüzde 80’i harabeye dönmüş durumdaydı. Türkiye’ye geçen insanlar için HDP kamplar kurmuş. Çok iyi şekilde onlara bakıyorlar. Fakat oradaki insanlar ülkelerine geri dönmek istiyor. Avrupa’ya gitmek istemiyorlar.”
SAİT ÖZTÜRK/HEİLBRON