• Türkiye ve Kuzey Kürdistan, 2021'i Türk hükümetinin savaş, terör, işkence ile birlikte dayattığı işsizlik yoksulluk ve buna karşı gösterilen direnişle tamamlayıp yeni yıla da yara bere içinde girdi. 

Türk hükümeti, yılın son günlerinden de Kürdistan'ın üç parçasında ve Türkiye'de işgal/imha saldırıları ile devlet terörünü sürdürdü. 

Mersin'in Akdeniz ilçesine bağlı Çilek Mahallesi’nde oturan Yolgın Ailesi'nin evine 29 Aralık 2021'de Mersin Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Narkotik Şube polislerince baskın düzenlendi. Evde yapılan aramanın ardından yanlış adrese baskın yapan polislerle tartışan İsmail ve Serhat Yolgın, darp edilerek gözaltına alındı. İşkence nedeniyle darp raporu alan İsmail ve Serhat Yolgın hakkında "görevli memura görevini yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla işlem yapıldı. Ertesi gün sevk edildikleri Mersin Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce adli kontrol şartıyla serbest bırakılan İsmail ve Serhat Yolgın, yaşanılanları MA'ya anlattı.

İsmail Yolgın, arama kararın bulundukları evde 15 yıl önce oturan bir kişiye dair olduğunu ifade ederek, maruz bırakıldıkları uygulamanın tek sebebinin polise gösterilen tepki olduğunu aktardı. Hem evde hem araçta hem de Emniyet'te işkence gördüklerini ve haklarında "görevli memura görevini yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla işlem yapıldığını anımsatan Yolgın, şunları paylaştı: "Bir ses duydum; balkona çıktım; 5 ila 6 polis Serhat'ı darp ediyorlardı. Ben de direkt aşağıya koşup bağırarak; 'Ne oluyor' diye sordum. Bu sırada amcaoğlunu bırakarak bana saldırdılar. Adını sonradan öğrendiğim Ü.A. diye bir komiser vardı; özellikle o benim üstüme fazla geldi. İtiş kakışla beni yere düşürüp darp etmeye devam ettiler. Araca bindirerek İl Emniyet Müdürlüğü’nün 4. katında bulunan Narkotik Şube'ye götürdüler. Kamerası olmayan bir odaya götürdüler. İçeri girer girmez Ü.A. dediğim komiser ceketini çıkararak, 'orada erkeklik yapıyordun, gel de burada erkeklik yap' diyerek, üzerime doğru yürüdü. O esnada ensemden bir darp aldım, iki-üç dikiş atıldı. Aldığım darptan sonra yere düştüm. O esnada hatırladığım kadarıyla Ü.A. dediğim komiser botu ile birkaç sefer suratıma vurdu. Aldığım darbeler sonucu da kendimden geçmiştim. Amcaoğlu Serhat Yolgın'ın bağırış ve çağırış sesleriyle kendime geldim. O esnada onu darp ediliyorlardı. Gözümü açtığımı gördüklerinde tekrar bana saldırarak, darp ettiler. Bir süre sonra üzerimize su döküp, darp etmeye devam ettiler. Bu böyle yaklaşık 4-5 saat sürdü. Daha sonra bizi hastaneye götürdüler. Darp raporu aldık. Oradaki doktor ve hemşireler, müşahede altına alınmamız gerektiğini belirtti ama polisler hiçbir şekilde umursamadı. Korona testi bahanesiyle bizi Şehir Hastanesi'ne götürüp test sonrası tekrar Emniyet'te götürdüler. Aldığım darbelerden dolayı başım dönüyor, midem bulanıyordu. Onlar da bu korkuyla bizi alıp tekrard hastaneye götürdü. 30-40 dakika hastanede kaldık ama bize herhangi bir müdahale olmadı. Sonra bizi tekrar karakola götürüp nezarethaneye koydular. Ertesi gün de mahkemeye sevk edilerek, serbest bırakıldık."

 Arama sırasında aşağıda polislerle tartıştıktan sonra olay yerinden uzaklaştığını akabinde de gözaltına alındığını belirten Serhat Yolgın, "Gittiğimde İsmail yerde baygın yatıyordu. Sonra Ü.A., ayağındaki botlarla yüzüme vurmaya başladı. Üzerime çıkıp coplarla darp etti. Bir süre sonra üstümden kalktılar. 10 ila 15 dakika sonra bir kova suyu başımdan aşağıya döktüler. Kendime geldim, tekrardan bana saldırdılar. Bana yaptıklarını İsmail'e de yaptılar. Vuruyorlardı, düşüp bayılıyorduk, ayıltıp bir daha vuruyorlardı. Komiser Ü.A., yüzüme bakarak 'Daha size hiçbir şey yapmadım. Siz durun sizle daha çok uğraşacağım' dedi" şeklinde konuştu.  

İsmail ve Serhat Yolgın, kendilerine bunları yaşatan polisler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.  MERSİN

 

Irkçı saldırıya uğrayan Kürt, sanık yapılıp ifadesi alındı

 

Beylikdüzü’nde dükkan sahibi Hasan K. tarafından saldırı ve ırkçı hakarete maruz kalan Şükran A., şikayet için gittiği Emniyet'teki ifadesi "sanık" sıfatıyla alındı. 

İstanbul Beylikdüzü’ne bağlı Güzelyurt Mahallesi'nde Şükran A. büfe açmak için ev sahibi Hasan K. ile kira kontratı yaptı. Ardından Hasan K. ek olarak taahhütname imzalatmak istedi, ancak Şükran A.'nın bunu kabul etmemesi üzerine dükkana saldırarak ırkçı hakaretlerde bulundu. soL Haber Portalı’nın haberine göre Şükran, Hasan’ın kendisine saldırdığı sırada "Kürt düşünüyorsun, teröristsin zaten" diyerek hakaret ettiğini dile getirdi. Şükran “'Başında bir erkek yok, seni muhatap almıyorum. Bir erkeği muhatap alırım' gibi kadın düşmanı ve 'Sen zaten Kürt Kürt düşünüyorsun, sen teröristsin zaten' gibi ırkçı söylemlerde bulundu. Ardından dükkan sahibi bana ve arkadaşıma saldırdı” diye ifade etti.

Hasan K. ve oğlu Hüseyin K.’in sandalyelerle camlara vurduğunu söyleyen Şükran A.,  yaşadıklarını şöyle anlattı: “Olay yerine polis geldikten sonra, ihbarı benim yapmış olmama rağmen ifadelerimiz sanık ifadesi olarak alındı. Sonrasında ben ve arkadaşım darp raporu almak için hastane ardından emniyete gittik. Savcıya gidip şikâyetçi olduktan sonra haklarında uzaklaştırma kararı aldırdık. Ertesi gün dükkana girmek istediğimizde tehditlerin gerçekleştirilmiş olduğunu gördük. Elektrik tesisatına, doğalgaz vanasına zarar verilmişti ve dükkanın kapıları kilitliydi. Bunun üzerine tutanak tuttuk ve pazartesi tekrar dükkana gelmek üzere oradan ayrıldık. Polise dükkana gittiğimiz günlerde, birileriyle birlikte açmanın daha güvenli olacağı telkininde bulundu.”

 

Direnerek karşıladılar

Ekonomik krizin derinleştiği, hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırıldığı, toplumun tüm kesimlerine yönelik baskıların tavan yaptığı ve tüm bunlara karşı büyük bir direnişin ortaya çıktığı bir yıl daha geride kaldı. Cezaevindeki tecrit ve hak ihlalleri, hasta tutsakların durumu, faili meçhul cinayetler, işçi kıyımı, ekolojik tahribat, yargı kararları, gözaltı ve tutuklamalar bu yılın da temel gündemlerinden oldu. Buna karşı sürdürülen eylemler ise kesintisiz sürdü. Şenyaşar Ailesi, hasta tutsak yakınları, Cumartesi Anneleri, kayıp yakınları, İkizdereliler, KHK'yle atılan işçi ve emekçiler ile katı atık işçileri, 2022'yi direnerek karşılayanlardan.     

Şenyaşar Ailesi, 300 günü aştı

Urfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018'de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın adalet talebiyle Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021'de başlattığı eylem, 300 günü aştı. Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından dolayı Emine Şenyaşar, Suruç’taki evinde eylemini sürdürürken, Ferit Şenyaşar ise Birleşik Mücadele Güçleri’nin "Yoksulluğa, sömürüye, işsizliğe karşı birleşirsek kazanırız" konulu foruma katılmak üzere İstanbul’a gitti. 

Adalet Nöbetleri

Tutsak ailelerinin cezaevlerindeki hasta ve infazlarını tamamlamalarına rağmen tahliyeleri engellenen tutsaklar çin Amed Barosu hizmet binasında başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 49. gününde. Van'da da benzer taleplerle başlatılan Adalet Nöbeti, Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu'nda 26 gündür sürüyor.

Cumartesi Anneleri

Cumartesi Anneleri, bu yılı da gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin cezalandırılması talebiyle sürdürdükleri eylemle karşıladı. Cumartesi Anneleri, salgın nedeniyle bir süredir eylemlerini online yapıyor. Yeni yılın ilk Cumartesi günü eylemlerinin 875. haftasında bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bir kez daha taleplerini haykırdı.

Kayıp yakınları

Amed, Batman ve İzmir'de her hafta gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açığa çıkarılması ve faillerin cezalandırılması talebiyle açıklama yapılıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetlerle katledilen ve gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini sormak için "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" sloganıyla 673. haftada Koşuyolu Parkı'ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Batman'da İHD Şube yöneticileri ve kayıp yakınları, 510. kez Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelerek, taleplerini haykırdı. İHD İzmir Şubesi, 10 yılı aşkın süredir sürdürdüğü eylemi için bu hafta Konak Eski Sümerbank önünde buluştu.

 

Hasta tutsaklar

Tüm çaba ve çağrılara rağmen Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından verilen "cezaevinde kalabilir" raporlarıyla tahliye edilmeyen hasta tutsaklar çin başlatılan eylemler sürüyor. İHD İzmir Şubesi, her hafta bir hasta tutuklunun hikayesini okuduğu eylemlerini Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, dernek binasında “F Oturumu” eylemini 510. kez gerçekleştirdi. Ankara'da da Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi tarafından 382. haftada özgürlük talep edildi.

İkizköylüler

Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen ormanına kurulmak istenen kömür madenine karşı İkizköylüler, 24 Nisan’da eylem başlattı. Akbelen ormanında kurdukları çadırda nöbet tutan köylüler ve gönüllülerin eylemi 257. gününde. Eylemciler, projenin durdurulmasını ve ağaçların kesilmemesini talep ediyor. 

Caferbeyliler

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Caferbey Mahallesi’nde büyükşehir belediyesi tarafından yapılması planlanan katı atık transfer istasyonuna karşı köylüler, 15 Kasım’dan bu yana nöbette. Tarımla geçimlerini sağlayan mahalle sakinleri, su kaynaklarının kirlenmesi ve tarımsal niteliğin düşmemesi için çöp tesisinin yapılmasına karşı çıkıyor. Köylülerin eylemi 53. gününde. 

Gürdereliler

Rize'nin İkizdere ilçesinde Cengiz İnşaat tarafından yapımı devam eden taş ocağına karşı Gürdere köylülerinin direnişi devam ediyor. 21 Nisan’da iş makinalarının vadiye girmesiyle birlikte eyleme geçen köylülerin direnişi 261. gününde.

BTS işçileri

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şubesi, 18 Ocak'ta üyelerinin sürgün edilerek, baskıya maruz kalmasına karşı oturma nöbeti başlattı. Her hafta pazartesi günü Alsancak Gar önünde oturma eylemi yapan grup, demiryollarının özelleştirilmek istenmesine ve sendikal özgürlüklerin kısıtlanmasına tepki gösteriyor. BTS’nin oturma eylemi 50 haftadır devam ediyor. 

KHK'liler için

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 Nolu Şubesi, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden uzaklaştırılan emekçiler için Karşıyaka İskelesi karşısında başlattığı eylemin 196. haftasını geride bıraktı. Her hafta çarşamba günleri oturma eylemi gerçekleştiren eğitim emekçileri, KHK’lerin iptal edilerek kamu emekçilerinin görevlerine geri dönmesini talep ediyor. 

 

Zamlarla uyandılar

Türkiye ve Kuzey Kürdistan yeni yılın ilk sabahına zam yağmuruyla uyandı. Yılın son günü gece yarısına doğru elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve köprü geçiş fiyatlarına çok yüksek oranlı zam yapıldı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre ise İstanbul’un yıllık enflasyonu yüzde 34’ü aştı. Kur şoklarının yaşandığı Aralık ayındaki fiyat artışları yüzde 9,65 oldu. İstanbul’un enflasyonu, bugün açıklanacak olan TÜİK’in Tüketici Fiyat Endeksi verilerinin (TÜFE) öncüsü olarak kabul ediliyor.

Yeni açıklanan zamlara göre ise elektriğe yüzde 50 ile yüzde 127 arası, konutta kullanılan doğalgaz yüzde 25, ticari kuruluşlarda kullanılan doğalgaza yüzde 50, motorine 1 lira 29 kuruş, benzine 61 kuruş, otogaza 78 kuruş, köprü ve otoyollara ortalama yüzde 25 zam yapıldı. İşte yılın zamları:

* Konutlarda kullanilan dogalgaza yüzde 25 zam

* Büyük sanayi ve ticari kuruluslara saglanan dogalgaza yüzde 50 zam

* Elektrik üretim amaçli kullanilan dogalgaza yüzde 15 zam

* MTV'ye yüzde 25 zam

* TÜVTÜRK araç muayene 373 TL

* Pasaport bedeli yüzde 36 zam

* Ehliyet harcı yüzde 36 zam

* Emlak vergisi yüzde 18 zam

* Veraset ve intikal Vergisi'nde yeniden degerleme orani yüzde 36.20

* Elektrik tüketimi 150 kilovatsaat altındaki tarifelere yüzde 50, 150 kilovatsaatın üzerindeki tarifelere ise yüzde 125 zam

* Osmangazi Köprüsü tek yön geçiş ücreti 147 bin 50 TL'den 184 bin 50TL'ye

* Avrasya Tüneli tek yön geçiş ücreti 46TL'den 53TL'ye çıktı.

* İstanbul'da iki köprüde iki yön de ücretli oldu

* İstanbul (Osmangazi Köprüsü giriş) -İzmir çıkışlı yeni otoyol tek gidis ücreti 367 TL'den yüzde 25 zamla 459 TL oldu

* İstanbul Marmaray yüzde 23 zam

* Mavi Kart; yüzde 36 zam

* İETT ücretleri yüzde 36 zam

* Metrobüs ücretleri yüzde 36 zam

* Minibüs ücretleri yüzde 36 zam

* Taksi ücretler yüzde 36 zam

* Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde alınan maktu vergi yeniden değerleme oranğ yüzde 36,20 zam

 

Maaşlara yansımayacak

Zamların hiçbiri maaş artışlarına yansımayacak.Memur ve memur emeklileri ile eski SSK ve Bağ-Kur emeklile­rinin zam ve enflasyon farkları geçmiş 6 aylık enflasyona göre belirlendiği için yılın ilk günün­de yağan zamların Ocak'taki maaş zamlarına yansımayacak. Bu zamlar 6 ayın sonunda, Tem­muz'daki maaş zamlarını etki­leyecek. Dolayısıyla memur ve emeklilerle özel sektör çalışan­ları önümüzdeki 6 ay boyunca yüklü zamlar karşısında düşük maaşlarıyla geçim savaşı ver­mek zorunda. Asgari ücrette yapılan yüzde 50.5'lik zammın açıklandığı günden bu yan alım gücü hızla azaldı. Üstelik milyonlarca çalışan yılın ilk günü yağan zamları mevcut 2 bin 825 liralık asgari ücretle karşıladı. Şubat ödemesi gelinceye kadar alım gücü daha da düşecek.