Her yılın ilk günü, güzel bir gün. Bu yüzden isyanın nihayetini yani devrim gününü, ayın birine denk getirmeliyiz. Hem Küba Devrimi ile de aynı gün olmasının da bir manası var. Bazen onlar bize gelir kutlarız ya da dönüşümlü olarak biz gideriz. İki kutlama boşuna masraf olmaz.
Aynı zamanda Zapatistaların-EZLN’nin isyan günü olduğu için de iyi bir gün. NAFTA-Kuzey Amerika Serbest Pazarı’nın yürürlüğe girdiği gün olduğu için yani Neoliberalizmin sac ayaklarından birinin ipliğinin pazara çıkarıldığı bu gün bizim için de çok uygun. Ve ''iktidarı değil, dans edilecek bir yer'' isteyen Zapatistaların bu talebine de çok uyuyor. Gece eğlencenizi bir öteki güne sarkıtıyorsunuz yetiyor.
İsyan için ideal bir gece. Çünkü birçok insan yeni yıl kutlamaları nedeniyle ''aklın hegemonyasından'' kurtulacağı için, devrim olursa kredi kartı borcunu artık ödemeyeceğine aklı erer ve doğrudan isyan saflarına dahil olur.
İktidardaki monarşik hükümet, çok muhtemel bunu sezdiği için yılbaşı kutlamalarına karşıdırlar ve içki filan içmiyorlardır ama siz hiç merak etmeyin hiçbir zaman ''tombala''dan, ''nereden parayı götürürüz'' düşüncesinden vazgeçemeyecekleri için, paralarıyla meşgul olacaklarından isyanın farkına varamazlar.
Monarşik başkan bu geceyi evinde, mütevazi sarayında geçireceği için ve malum oğlu isyanı haber vermek için onu zaten bulamayacağı ve saray 1000 odalı olduğundan, kesin bulamayacağı için de iyi bir zamanlama. Monarşik başkanı biz nasıl mı bulacağız? Çok basit. Kablolu tv'de tartışma programında Selvi’yi seyrediyordur mutlaka…
Burada bir not yazmalıyım. Ya anladık bütün devletler kötüdür ama Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica gibi eski bir gerilla ve 2 odalı kendi çiftlik evinde yaşayan bir başkanımız olsaydı fena mı olurdu?..
Yılın ilk günü tatil olup, devrimin ilk yapacağı şeylerden birinin ''tembellik hakkını'' yaşama geçirmek olacağından günlük çalışma saatini ilk günler için günde 4 saate, haftalık çalışma günü 4 güne çekeceği için bu yeni düzene(!) tatilden geçiş yapmak daha uyumlu olacaktır.
Okullar tatil yaptığından, sistemin düşünsel hegemonyasını inşa eden sınıflar boş olacaktır. Böylece şenlikli bir şekilde, duvarları kırılarak, devrimin ''sınıfları yıkarsanız sınıf’ları yıkarsınız'' ilkesi kimse altında kalmadan gerçekleşebilir. Hem öğretmenler de ortada yokken…
Ülkede genel bir sarhoşluk hali dalgası içinde, herkes ''gel seni bi öpeyim abi'' ruh halinde olacağından öyle provokasyon, kardeş kavgaları ile isyan safları bölünemeyecektir.
Maskeli isyancılar ile maskeli yılbaşı kutlamacıları birbirine karışacağından eğlenceler isyankar, isyan eğlenceli olacaktır.
Eğer isyanı 1 Ocak 2016’da yapamazsak gelecek yıl 1 Ocak’a erteleme şansımız olacaktır ve isterseniz bir sonraki yıla…
İyi yıllar…