Kürtlerin önemli rol üstlendiği Erdoğan’ın pazar günkü seçim yenilgisi,  Avrupa medyasında geniş yer buldu. Haber, yorum ve analizlerde AKP-MHP’nin muhalefleri hapsetmesi ve ülkeyi ekonomik krize sokması ön plana çıktı.

Dünyanın önde gelen basın kuruluşları, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu AKP’nin yerel seçimlerde aldığı yenilgiye geniş yer ayırdı. Bundan sonra önemli olanın ise muhalefetin AKP’ye karşı bir alternatifi yaratması gerektiği belirtildi.

İngiliz Guardian gazetesinin dış politika yazarı Simon Tisdall, Erdoğan’ın seçim sonuçlarına nasıl bir tepki verebileceğini irdeledi. Tisdall, “Erdoğan, muhalefet üzerindeki baskısını artırabilir” yorumunu yaptı. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Tisdall’ın analizinde özetle şu ifadeler yer aldı: “Şimdi asıl soru, Erdoğan nasıl tepki verecek? Türkiye siyasetine 2003’ten bu yana hükmeden Erdoğan kaybetmeyi sevmez. Hiçbir eleştiriye tahammül etmez. Seçim sonuçları, Türkiye için 2016’daki darbe girişiminden sonraki en büyük siyasi şok. Darbe girişiminden sonra Erdoğan’ın ilk tepkisi kitlesel gözaltı talimatları vermek ve ülke dışındaki komplocuları suçlamak oldu. Erdoğan darbe girişimini, iktidarını güçlendirme amacıyla, ülke genelinde ayırım yapmadan tüm muhalifleri tasfiye etmek için bir bahane olarak kullandı. Benzer bir karşılık yine beklenebilir. Erdoğan, geçmişte olduğu gibi, kolay etkisi altına giren yargının yardımıyla muhalifleri diskalifiye etmek için haklarında yasal itiraz süreci başlatacak.”

Tisdall, devamla HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunu örnek verdi. Tisdall, “Seçimden önce bazı HDP aktivistlerinin de ‘terör bağlantılı suçlar’ nedeniyle gözaltına alındıkları haberleri geldi. HDP’nin en karizmatik lideri Selahattin Demirtaş’ın kaderi bunun örneği. Demirtaş 2014 seçimlerinde Erdoğan’a kök söktürdü ve bu yüzden tehdit olarak görüldü. Demirtaş, ‘terör propagandası yapma’ suçu nedeniyle 2016’dan bu yana cezaevinde.  Tisdall şu ifadeyle analizini sonlandırdı: “Erdoğan için sonun başlangıcı mı? Bunu söylemek için çok erken. 2023’e kadar herhangi bir ulusal seçim yok. Erdoğan’ın daha ziyade taşrada olan seçmen tabanı hala güçlü, oy oranı yüzde 44. Ama hala kapalı bir kutu var: Ekonominin durumu, seçimlerde belirleyici olan bir faktör. Artan gıda fiyatları ve evlerin temel ihtiyaçlarındaki darlık, büyük bir Türk sultanı dahi olsa, her siyasetçi için sorun teşkil eden bir durum. Erdoğan’ın mahvolmasının nedeni, soğan fiyatları olabilir.”

‘Sultan sınırları kabul etmek zorunda kaldı’

İngiliz Times gazetesi de seçim sonuçları ile Erdoğan’ın Türkiye’yi hapishaneye çevirmesi ve demokrasi mücadelesi veren muhaliflerin hapsedilmesi arasında bağlantı kurdu.  Gazetenin haberinde seçmenin Erdoğan’ı “Kötü giden ekonomi nedeniyle cezalandırmış olabileceği” belirtilirken, Erdoğan’ın kendisi için bir güvenoyuna dönüştürdüğü kampanyasının da ters teptiği’ ifadesi yer aldı.

Gazete, AKP’nin büyük şehirlerdeki kaybının “Erdoğan ile eski müttefiklerinin de arasını açabileceği” yorumunu da yaptı ve “Erdoğan tarafından görevden alınan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu ay yeni bir parti kuracağına inanılıyor” dedi.

Erdoğan ve AKP’nin büyük şehirleri kaybetmesiyle birlikte seçmen kitlesinin güvenini de kaybettiğini belirten Times “Türkiye’nin modernliğe ve refaha yönelmesi büyük ölçüde Erdoğan’ın icraatıydı. Şimdi ise ekonomi küçülüyor, gıda fiyatları artıyor, işsizlik artıyor ve hükümete muhalif olanların çoğu ya susturuluyor ya da hapiste. Bu da Erdoğan’ın icraatı. Kendisini modern zamanların sultanı olarak hayal etmeyi seven Erdoğan gücünün sınırlarını kabul etmek zorunda kaldı. Bu ona düşünmek için zaman aralığı tanımalı. Muhalefeti daha çok bastırmak ile ekonomiyi, müttefikleriyle ilişkilerini kötü idare ettiğini açıkça kabul etmek arasında stratejik bir tercih var. Ancak ikinci yolu tercih ederse yatırımcıların güvenini geri kazanır” dedi.

FR: Tüm baskılara rağmen muhalefet ayakta

Erdoğan ve AKP’nin seçim yenilgisi Alman basınında da geniş yer buldu.  Frankfurter Rundschau (FR) 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili yorumunda, tüm baskılara rağmen Türkiye’de muhalefetin ayakta olduğu görüşünde. Gazetenin yorumunda “Özellikle Boğaz’ı (İstanbul) kaybetmek, sembolik anlamda mağlubiyetlerin en ağırı oldu. Erdoğan’ın siyasi yükselişi 1994 yılında Boğaz’da başlamıştı. Şimdi inişi de burada başlıyor. En önemli 10 büyük şehirden yedisini muhalefet ittifakı kazandı, hem de hükümetin medyayı neredeyse tamamen kontrol altında tutması ve en ağır manipülasyon girişimlerine karşı çok az bir şey yapabilecek durumdayken.”

Braunschweiger gazetesi ise “Türkiye’deki yerel seçimlerin sonucu, zihnimizdeki Türkiye resmini yeniden değerlendirmek için iyi bir fırsat. Erdoğan’ın izlediği rotadan memnun olmayanların sayısının sadece büyük şehirlerde değil ama özellikle oralarda artmış olması umut verici” dedi.

Dört yıl boyunca ülkede seçim olmayacağını hatırlatan Mannheimer Morgen gazetesi de “Erdoğan’ın şimdi iç siyasetteki kutuplaşmayı gidermek ve kendini eleştirenlerle yakınlaşmak için dört yıl zamanı var. Erdoğan’ın bu fırsatı kullanması, Türkiye için istenecek bir şey. Ancak geçmişte yaşanan tecrübelerden sonra böyle bir beklenti içinde olunamıyor.”

Popülist siyasetçilere uyarıdır

Rheinpfalz gazetesi ise “Türkiye’de temel bir nokta harekete geçti. İstanbul ve Ankara, yani Türkiye’deki toplam seçmenin neredeyse üçte biri. Bu kentler yıllardır İslami-muhafazakar siyasetçiler tarafından yönetiliyordu. Geçtiğimiz Pazar gününe kadar. Erdoğan, uzun siyasi kariyeri boyunca ilk kez kendi izlediği siyasetin de bir oylaması olarak biçimlendirdiği bir seçimi kaybetti. İlk defa seçmenin nabzını tutmayı başaramadı. Çok popülist bir siyasetçi olan Erdoğan bu kez kaybetti. Bu mağlubiyet, O’nun gibi toplumu güçlü biçimde kutuplaştırmaktan medet uman diğer popülist siyasilere de bir uyarıdır.”

‘Seni istemiyoruz’ uyarısı

Şarkul Avsat gazetesi Türkiye’de yerel seçimlerde AKP’nin Ankara ve İstanbul’u kaybettiğini ve büyük bir şaşkınlık yaşadığı yorumu yaparken, El Arab gazetesi ise, yerel seçim sonuçlarının Erdoğan’a bir mesaj olduğuna dikkat çekti.

Gazete tarihi bir ağırlığı olan kentlerde Erdoğan’a “artık seni de partini de istemiyoruz” dendiğini, Türkiye’deki muhalefetin seçim sonuçlarını kirli siyasetinin yenilgisinin başlangıcı olarak yorumladığını yazdı.

Alternatif oluşturmak görev

Fransız Le Monde gazetesi, Türkiye’deki seçimlere ilişkin yayınladığı editör yazısında, muhalefet önündeki en büyük sorunun, ‘Sultan’a karşı’ güvenilir bir alternatif oluşturmak olduğuna dikkat çekti.

Gazetenin yorumu devamla şöyle: “Erdoğan’ın üzerinde hesap yaptığı aşırı kutuplaştırma bumerang etkisi yaptı. Her iki Türk’den birinin hayran desteğine sahip olsa da, ülkenin diğer yarısı tarafından nefret ediliyor. Halen çok parçalı olan Türk muhalefeti önündeki büyük sorun açıktır: Kendisini yeni Sultan olarak gören bu lidere karşı güvenilir bir alternatif oluşturmak”

Belçika Echo gazetesi ise pazar günkü başarısızlığın Erdoğan’ın “kendisi ve partisinin bekasını zan altına alabileceğini” belirtti.

Rakipler eşit duruma geldiğine Anadolu Ajansı’nın verileri durdurması nedeniyle, seçim sonuçlarının alışılmışın dışında uzun sürdüğüne dikkat çeken gazete, “Bu büyük belediye muharebesine tüm enerjisini koyan mevcut iktidar açısından, imkansız gerçekleşmek üzereydi. Erdoğan’ın doğum yeri ve 1994’ten itibaren siyasi kariyerini üzerine kurduğu İstanbul, çeyrek yüzyıllık muhafazakar hakimiyetin ardından cumhuriyetçi ve laik muhalefetin eline geçiyordu” diye yazdı. HABER MERKEZİ