
Konuya ilişkin dün Cezayir toplantı salonunda, HDK Yürütme Kurulu üyeleri, HDP Eşbaşkanları, bileşeni partilerin genel başkan ve yöneticileri ile milletvekillerinin katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. Salona HDP ile BDP’nin logosunun olduğu “Kentimizi de, kendimizi de biz yöneteceğiz” yazılı pankart asıldı.
HDK’nin seçim deklarasyonunu Yürütme Kurulu üyesi Betül Çobanoğlu açıkladı. HDK’nin seçim deklarasyonuda, dün itibariyle yerel seçimlerin startını verdiklerini belirtilerek, HDP ve BDP’nin ortak adresler olduğu vurgulandı.
Birlikte ve beraber
Örgütlenme, propaganda, aday belirleme gibi seçim sürecinin tüm çalışmalarının, HDK bileşenlerinin çoğulculuğu ve zenginlikleriyle hep birlikte örgütleyecek, hep beraber hayata geçirecekleri kaydedilen açıklamada, HDK’nin temel politikalarından biri olan yerelden ve yerinden, demokratik ve özerk yönetim anlayışını, bu yerel seçim sürecinde gerçekleştirmekte ve demokratik yerel yönetim birimlerini geliştirmekteki kararlılığı vurgulandı.
Gönüllü birliğin teminatı
Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm kimlik ve inanç sorunları; demokratik birlik, eşitlik ve özerklik hukuku içerisinde çözmeyi temel bir yaklaşım olarak benimseyen HDK’nin, bu seçim sürecinde demokratik çözümün adresi olacağı savunulan açıklamada, halkların eşit, özgür ve gönüllü birliğinde ısrar edileceği ifade edildi. Açıklamada, BDP ve HDP’nin bu yerel seçimlerde elde edeceği başarılı sonuçların, demokratik, özgür, eşit ve gönüllü birliğin teminatı olacağı kaydedildi.
Demokratik seçeneğin kendisi
Türkiye demokratik muhalefetinin dağınık ve parçalı oluşunun, statükocu, rantçı ve otoriter siyasal partiler karşısında, toplumu demokratik seçenekten yoksun bıraktığı anımsatılan açıklamada, HDK’nin bu gidişata “dur” diyecek demokratik seçeneğin kendisi olduğunun altı çizildi.
Yerel artık teba değil
Açıklamada, “Bizler, hem iktidar hem de bazı muhalefet partilerinin sıkı sıkıya savundukları merkezi vesayetçi yönetime karşı yerelin isyanı olan ve Gezi Direnişi’nde buluşan bu dinamiklerin ortak sesi ve kürsüsü olacağız. Çünkü Gezi Direnişi’yle açığa çıkan tam da HDK’nin demokratik, yerel ve yerinden yönetim anlayışıdır. Yerel, artık merkezin tebası olmak istemiyor. ‘Kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz’ talebini yükseltiyor.
Biz de bu anlayışı geliştirmeyi ve başarıya kavuşturmayı bir sorumluluk olarak kabul ediyoruz” denildi.
İki odağın arasında sıkışmayalım
Neo liberal politikaların temsilcisi olan iktidar partisi ile ulusalcı-milliyetçi politikaların temsilcisi olan muhalefet partilerine mahkum olunmadığının vurgulandığı açıklamada, şunlar belirtildi: “Karşılıklı olarak birbirini besleyen bu iki odağın arasına sıkışmayacağız. Yaşam alanlarımıza ve kentli haklarımıza yönelik tahribat ve saldırıdan, belediyelerin imkanlarının yandaş şirketlere peşkeş çekilmesinden rahatsız olan herkes için yeni bir demokratik yolu, özgürlükçü ve eşitlikçi bir halk seçeneğini büyütmekte kararlıyız. Gelin bu başarı hepimizin eseri olsun.”
Adayları halk belirleyecek
Açıklamada, adayların şöyle belirleneceği taahhüt edildi: “Adaylarımızı belirlerken, toplumun farklı inanç, dil, kültür ve kimliklere sahip olan halklarının, ötekileştirilenlerin, ezilen ve sömürülenlerin, kadınların, gençlerin, işçilerin, emekçilerin, LGBTlerin, ücretli çalışanların, engellilerin temsil hakkını esas alacağız. Adaylar demokratik işleyişler ve mekanizmalarla, yerellerin özgünlüklerine uygun olarak, halk tarafından yerellerde belirlenecek.”
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 30 Mart 2014 yerel seçimlerine hangi partilerle ve nasıl bir yerel yönetim anlayışıyla gireceğini İstanbul’da Cezayir Restorant Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. BDP ve HDP logolarının bulunduğu “Kentimizi ve kendimizi de biz yöneteceğiz” yazılı pankartının asıldığı toplantı salonuna, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP İstanbul milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Sebahat Tuncel, BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, HDP eş başkanları Fatma Gök ve Yavuz Önen ile HDK bileşenleri temsilci ve başkanları katıldı. Toplantıda HDP adına açıklama yapan HDK Yürütme Kurulu üyesi Betül Çobanoğlu, HDK olarak başlattıkları seçim stratejisi tartışmalarının sonuçlandırdıklarını belirterek, “Yerel seçimlerde bölgede BDP, batıda HDP ile giriyoruz. HDP ve BDP, politik iddiamızı hayata geçireceğimiz ortak adreslerimizdir. Her iki partinin elde edeceği başarı, toplam başarımız ve ortak kazanımlarımız olacaktır” dedi. ‘Katılımcı yerel yönetim modelini yerleştirmek’ Yerinden ve yerelden yönetimi, demokratik bir yerel yönetim modelini geliştirmek ve tüm toplumda benimsenmesi için mücadele edeceklerini kaydeden Çobanoğlu, bazı amaçlarını şöyle sıraladı: “Doğrudan demokrasi ilkelerine uygun olarak, katılımcı yerel yönetim modelini yerleştirmek. Bütçesini halkın belirlediği, rantı ve hırsızlığı, taşeronlaştırmayı önleyen belediyeciliği geliştirmek. Halkı mağdur eden kentsel dönüşüm politikalarını durdurmak. Neoliberal yerel ekonomi politikaları yerine sosyal politikaları hayata geçirmek.”
Ardından söz alan HDP Eşbaşkanı Fatma Gök, HDK içindeki bileşenlere daha güçlü mücadele etme, dışında kalan kurum, parti, sendika ve örgütlere de birleşme çağrısı yaptı. HDP Eşbaşkanı Yavuz Önen de, “Bu zorlu bir süreç. Kent yaşamı, sömürü ve hak ihlallerinin yaşam alanı olmuştur. Biz tüm bu sömürülere karşı kampanya halinde olacağız. Seçime yönelik değil sürekliliği olan bir hareket olacağız” dedi. En küçük birimlere kadar
Önen’in ardından BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak da, HDP ile Türkiye siyasetini önemli derecede değiştireceklerini savundu. Her alanda yürütecekleri tartışmalar sonucunda halkla birlikte belirledikleri adaylarla seçime gidecekleri mesajını veren Kışanak, “Her yerden, en küçük birimlere kadar seçimlerde adaylar göstereceğiz. Bütün yerellerde iddialı çıkışların sahibiyiz. Türkiye’nin her yerinden adaylar göstereceğiz ve çok açık söylüyoruz ki halkımız ne istiyorsa onu yapacağız” ifadelerini kulandı.
Ardından HDK’nin bileşenleri olan siyasi parti başkan ve temsilcilerinden, EMEP’in Genel Başkanı Selma Gürkan, DSİP Eş Sözcüsü Şenol Karakaş, SYKP Genel Başkanı Tuncay Yılmaz, Yeşiller Gelecek ve Sol Partisi’nden Sevil Turan, İstanbul LGBTT Aktivisti Kıvılcım Arat, SDP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Şengül ile ESP MYK üyesi Ziya Ulusoy da yaptıkları kısa konuşmalarda, HDP etrafında örgütlenme ve mücadele etme çağrıları yaptı.
- Yerinden ve yerelden yönetimi, demokratik bir yerel yönetim modelini geliştirmek, böylece yerel demokrasiyi güçlendirmek ve özerk meclisler idari yapısının tüm toplumda benimsenmesi için mücadele etmek;
- Doğrudan demokrasi ilkelerine uygun olarak, katılımcı yerel yönetim modelini yerleştirmek;
- Bütçesini halkın belirlediği, rantı ve hırsızlığı, taşeronlaştırmayı önleyen belediyeciliği geliştirmek;
- Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini ve ekolojik toplum yaklaşımını hakim kılmak;
- Halkı mağdur eden kentsel dönüşüm politikalarını durdurmak;
- Çocukların ve engellilerin kent yaşamına daha rahat katılabilecekleri önlemleri üretmek;
- Kamusal alanda anadil kullanımını, çok dilli belediyeciliği yaygınlaştırmak;
- Neo liberal yerel ekonomi politikaları yerine sosyal politikaları hayata geçirmek...
İSTANBUL