Günümüzde televizyon ve internetin etkisiyle önemi azalan radyo programcılığı, teknolojinin ortaya çıkardığı bu olumsuz etkilere karşı da direniyor.

Türkiye’de bulunan 1090 lisanslı karasal FM radyo istasyonundan biri olan Gün Radyo’da 11 yıldır radyo programcılığı yapan program yapımcısı ve sunucusu Rohat Emekçi, alternatif radyoculuk yaptıklarını belirtip sadece Kürtlere değil, bütün etnik kimliklere hitap ettiklerini kaydetti.


Erivan ninni ve yaşamdı
Kürt radyoculuğunun tarihine ilişkin bilgi veren Rohat, Erivan Radyosu’nun zengin deneyimi bugünlere taşıdığını ifade etti. Kendileri için de önemli bir örnek olduğunu kaydeden Rohat, sözlerine şunları ekledi: "Kürt radyoculuğunun ilk gelişimi dendiği zaman aklımıza Erivan radyosu geliyor. Radyoculuk tarihinde Erivan radyosu bir öncü ve misyondur. Bugün yaşlılara sorduğumuzda ‘Erivan radyosu ninniydi, Erivan radyosu haberdi, Erivan radyosu yaşamdı’ diye yanıtlıyorlar.”
“Sistemin içinde yer alan radyolara baktığımız zaman magazin ya da daha çok gülümseten haberler ve istekler bazında programlar var” diyen Rohat, alternatif radyoculuk yaptığını ve bu sayede sadece Kürtlere değil, aynı zamanda bütün etnik kimliklere hitap ettiğini kaydetti. Yayın programında sadece müzik yayını yapmadıklarına değinen Rohat, “Mikrofonu açtığımızda neyi nasıl anlattığımız ve nasıl dinlettirdiğimiz bizim için çok önemlidir. Gelin hep beraber mikrofonun tozunu yutalım. Yerelden evrensele bir dünya yaratalım ve bunun için ilk hedefimiz değişmek ve değiştirmek olsun” diye konuştu.

Özentiden kurtulmalı

Yerel radyoculuğun geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Rohat, “Neyi ön plana çıkarırsanız halk sizden onu alır” diyor. Kentin sorunları ile beraber güzel yanlarını da yayınlarda işlediklerine dikkat çeken Rohat, şöyle konuştu: "Bu kentin birçok sorunu var, ama sorunu olduğu kadar bu kentte güzelleştirilmiş bir yaşam da var. Bazı yerel radyolara baktığınız zaman konuşmalarından ifadelerine kadar aslında halkı yansıtmayan yaklaşımlar söz konusu. Bugün Amed’de ve birçok yerde yayın yapan radyolara baktığınız zaman ulusal yayın yapar gibi ama bunu da becerememe durumu var. Yerel radyoculukta özentiden kurtulmak gerekiyor.

Sözlü gelenekle örtüşüyor
Çocukların masalsız ve kendi kültüründen habersiz büyüdüğüne dikkat çeken Rohat, radyonun amaçlarından bir tanesinin de yaşadığımız coğrafyada geçmişten örneklerle yeniden bir hatırlatma yapıp tarihi keşfetmek olduğunu söyledi. “Sözlü tarih geleneğinden geliyoruz” diyen Rohat, şunları dile getirdi: "Bu yüzden radyo sözlü geleneğimize birebir cevaptır. Bu tarihi, edebiyatı ve Kürt kültürünün zenginliğini verebiliriz. Bizim yapmaya çalıştığımız durum her eve bir dünya yaratmak. Sloganımızda her renk, her dil bir dünya demektir." Son olarak dengbêjlik kültürünün yok olma tehlikesine dikkat çeken Rohat, “Haftada bir defa dengbêj kültürünü tekrardan diriltmek ve yaşatmak adına kültür saati yapıyoruz” ifadelerini kullandı.


DERYA CEYLAN/JİNHA/AMED