Yetki devri sorunu, insanlık tarihinin yönetim geleneği açısından ulaşabildiği düzeyi ifade etmesi açısından son derece önemlidir. Gücü elinde bulunduranlar, ellerindeki yetkiyi  paylaşmayı neden ve nasıl kabul edebilirler. Yetki devri konusu sadece teknik bir tartışma değil aynı zamanda egemenlik algısının yansımasıdır. Kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasından ibaret bir tartışma olsaydı, şüphesiz ortak çıkarların gereği çözümler daha kolay geliştirilebilirdi. Ama işin içine egemenlik konusu girince insanın doyumsuzluğu ve hırsları her şeyin önüne geçebilmektedir.
Birleşik Krallık ile İranda, İskoç ve Galler arasındaki temel tartışmalardan birisini yetki devri oluşturmaktadır. Tümüyle bağımsızlık yanlısı politikalardan bağımsız biçimde ele alınması gereken yetki devri konusu, bir yanı ile kendi kaynaklarını kullanabilme, kendi geleceği ile ilgili kararları alabilme meselesine dayanıyor. Diğer yanı ile ise doğal olarak mevcut imkanların kaybedilmesi kaygısına dayanıyor. Kendi üretebildiğinden daha fazlasını bir yerden alarak varlığını devam ettirme alışkanlığı elindekini de kaybetme duygusunu beraberinde getiriyor.
Bu tartışmada bir optimum nokta belirlemeye çalışmaktan daha önemlisi sürecin sağlıklı yönetilebilmesidir. Şiddet ve çatışmaya dönüşmediği sürece her şeyin siyasal zeminde savunulabildiği, bu talepler doğrultusunda kimi sivil itaatsizlik yöntemlerinin kullanılabildiği bir ülke Galler. Toplumun talep ettikçe daha fazla yetkiyi kullanma imkanına kavuştuğu uzun bir süreç söz konusu. Ayrı bir parlamentoya sahip olma, bu meclisin gittikçe karar ve yürütme kapasitesinin sınırlarının genişlediği bir ilişki içinde olmanın faydası, ortak bir siyasal kabule dönüşmüş. Yetkilerin artmasını talep etmenin uzun erimde mutlaka ayrılma talebini güçlendireceği varsayımı Galler örneğinde anlamını yitiriyor. Aksine yetki devri, bir biçimde barış içinde birlikte yaşamanın güvencesine dönüşmüş.
Çocuklarına ana dilinde eğitim aldırmak isteyen aileler buna göre eğitim yapan okulları tercih ediyorlar. 4 yaşından itibaren eğitim ana dilinde başlıyor. Yedi yaşında ikinci dil olarak İngilizce alınabiliyor. 11 yaşından sonra üçüncü bir dil seçmeli olarak öğrenilebiliyor.
Bizim siyasetçilerimizin bu güne kadar sorunu çözecek bir formülü neden geliştirmemiş yada geliştirememiş olmasını daha iyi anlamak için DPI tarafından düzenlenen Galler ziyareti son derece öğretici oldu.
Belediye başkanlarını, milletvekillerini, gazetecileri, avukatları, sendikacıları keyfi biçimde tutuklayarak asker ölümlerinin önüne geçilemeyeceğini anlamak için dünyayı dolaşmak gerekmiyor elbette. Azıcık akıl ve vicdan hepimize yetecek ama…
Urfa Cezaevinde yakılan ateşi anlamak ve kamuoyuna doğru biçimde anlatmakta işin birinci dereceden sorumlusu olan adalet bakanından daha geride duran bir medya ve siyasetçi profili ile daha çok bedel ödeyeceğiz ne yazık ki.