
Halkın deyimiyle “Nisêbîna Rengin” olarak bilenen Nusaybin, devletin baskıcı ve inkar politikasına karşı ilk defa 1990’lı yıllarda halk serhildanlarına ve direnişine öncülük eden ilçe. 24 Temmuz 2015 tarihinde Kürdistan’a yönelik başlayan savaş konseptine karşı 25 yıl önce olduğu gibi yine direndi.
Yasaktan önce infazlar başladı
24 Temmuz’da başlayan savaşla beraber siyasi soykırım ve askeri saldırılarına karşı Nusaybin’de her akşam gençler meydanlara çıkarak protesto eylemleri düzenledi. 26 Temmuz’u 27 Temmuz’a bağlayan gece Abdulkadirpaşa Mahallesi’nde Komalên Ciwan üyesi Seyithan Dede (Gelhat Gever) devlet güçleri tarafından sokak ortasında katletmesiyle tüm eylem planlamaları değişerek, güçlü öz savunmaya geçildi. Dede’nin kod ismi Abdulkadirpaşa Mahallesi’ne verilerek, halk arasında mahallenin ismi “Gelhat” oldu. 11 Ağustos 2015’te 3 çocuk babası Havzullah Doğan (29) Devrim Mahallesi’nde devlet güçleri tarafından sokakta infaz edildi. 4 Eylül 2015’te ise 2 çocuk babası Lokman Süne (22) Yenişehir Mahallesi’nde özel harekat polislerin kobra zırhlı tipi araçtan sıkılan kurşunlarla katledildi.
Sokağa çıkma yasakları
24 Temmuz ile 30 Eylül 2015 tarihleri arasında ilçedeki tüm dengeler değişirken, 1 Ekim 2015 tarihinde yasak ilan edildi. Köylerdeki yasak ve Bagok Dağı’nda gerilla ve asker arasında çatışma devam ederken, Mardin Valiliği Nusaybin merkeze de sokağa çıkma yasağı getirdi. Devlet güçleri en modern silahlar ile zırhlı araçlarla mahallelere saldırmaya başladı. Topyekun saldırılara rağmen halk evlerini ve mahallelerini terk etmeyerek, gece gündüz saldırılar karşısında direndi ve yasağı tanımadı.
Sönmez ve Turan katledildi
6 gün boyunca saldırıların hiç eksilmediği Fırat Mahallesi’nde yasağın 3. gününde Ahmet Sönmez (61) adlı yurttaş evinin kapısında vahşi bir şekilde katledildi. Aynı gün Turan Şahin (25) de motosikletiyle evinden ağabeyine ekmek götürürken Yenituran Mahallesi’nde polisler tarafından hedef gözetilerek sokak ortasında 3 kurşunla katledildi. Yasağın sürdüğü 6 günde çok sayıda yurttaş devlet güçlerinin hedefi olarak yaralandı.
6 Ekim günü sabah saatlerinde yasak kaldırıldı. Yasağın ardından gün ortalarında katledilen Sönmez ile Turan’ın cenazeleri kitlesel merasimle defnedildi.
İlçe 6 yasak daha geçirdi
Nusaybin’de ilan edilen ilk sokağa çıkma yasağı ve gösterilen direniş bir yıl geride bırakıldı. Bu yasağın ardından 6 defa daha ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Devlet zulmüyle onlarca kişi daha katledildi. En son 14 Mart’ta ilan edilen en uzun süreli yasak bugüne kadar kısmen devam ederken, direnişin sergilendiği mahallelerin devlet güçleri tarafından yıkımı sürüyor.
Yıkım mezarlığa dayandı
İlçenin 6 mahallesindeki yasak 6 ayı aşkın süredir devam ediyor. Tel örgülerle kapatılan mahallelerden biri olan Kanîka Mahallesi’nde ortaya çıkan tablo yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir fotoğrafta sadece bir camiinin kaldığı, çevresindeki tüm evlerin yıkıldığı görülüyordu. Devam eden yıkım kapsamında mahallede bulunan Hacılar Mezarlığı’na kadar olan bölüm yıkıldı.
Rojava ile sınır olan mahallenin yıkılması ile örülen beton duvarın ardından ‘güvenlikli bölge’ adı altında oluşturulacak boş alan ile Qamişlo ve Nusaybin birbirinden koparılmaya çalışılıyor.
BİLAL GÜLDEM/DİHA/HABER MERKEZİ