
Sur’da öz yönetim direnişi 104 gün sürdü. Devlet güçlerinin kente açtığı savaş sona erse de ilçede büyük ölçüde sokağa çıkma yasağı kaldırılmadı. Sur’da 2 Aralık’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı 255 gündür 6 mahallede sürüyor. Üç mahallede ise sağlam evlerde yıkılıp yerle bir ediliyor. 19 Ağustos’ta yasağın sona ereceği ileri sürülen ilçede sadece yıkım yok, talan da var. Eşyalarının çalındığı yönündeki şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Soyulan evler ise polis denetimindeki bölgelerde.
Evde ne var ne yok çaldılar
Oğlunun evinin çatışmaların olduğu mahallelerden uzakta olduğunu ve yasak kalktıktan sonra oğlunun eşyalarını almak için eve gittiğini belirten Sûrlu Ayhan Alçin karşılaştığı manzarayı şöyle dile getiriyor: "Oğlumun ve birçok akrabamın evi çatışmaların olmadığı yerlerde bulunuyor. Yasak kalktıktan sonra gidip oğlumun evine baktım. Evde hiçbir hasar yoktu. Hatta tek bir kurşun izine bile rastlamadım. Fakat eve girince evin bomboş olduğunu gördüm. Evdeki beyaz eşyalardan tut yerdeki halıya kadar evde ne var ne yok çalınmış."
Kullanıp attılar
Bunun üzerine evden ayrıldığını belirten Alçin üç dört sokak ötede bir moloz yığının yanına varınca şahit olduklarını anlatmaya devam ediyor: "Mevzi olarak kullanılmış olduğu şeklinden anlaşılan bir köşe başında yarım çemberi andıran bir taş topluluğu gördüm. Etrafı halılar ve battaniyelerle çevrilmişti. Bu gördüğüm halılar oğlumun evinde serdiğimiz halılardı. Orada gördüğüm kullanılıp pisletilmiş birçok kap kacak da oğlumun evinden çalınan eşyalardı."
Ev polis çemberindeydi
Eşyaların kimler tarafından çalınmış olabileceğini sorusuna ise Alçin’in yanıtı şöyle: "Yasaklar başladığında Sûr'a giriş çıkışları engellemek için ilçenin etrafını beton bloklarla kapattılar. Yani bırakın sivillerin girişini sağlık görevlilerinin bile ilçeye girişine polisler, askerler engel oluyordu. Deyim yerindeyse kuş uçurtmuyorlardı. Durum böyleyken dışarıdan birilerinin Sûr'a girip evlerimizden bir şeyler çalması imkansızdır. Herkes biliyor yıllarca çalışıp yaptığımız evlerimizi yıkanlar, battaniyelerimizden çaydanlıklarımıza kadar evlerimizde ne bulmuşlarsa çalmışlar."
Korucular da talana ortak
Alçin, Sûr’daki talana ve hırsızlığa devlet güçleriyle beraber hareket eden korucuların katıldığını dile getiriyor: "Bir arkadaşım akrabası olan bir korucunun evinde 35 adet battaniye gördüğünü söyledi. Korucunun kim olduğunu söylemesi için ısrar ettim fakat söylemedi."
Eşyalar eskiciye satılmış
Konuya ilişkin görüştüğümüz Rojava Yardımlaşma Derneği Eşbaşkanı Mustafa Ocaklık'ta kentte yıkımla yetinilmeyip talanın da yapıldığını belirterek, "Birçok vatandaşın evinden televizyon, bilgisayar, beyaz eşya gibi para eden ne varsa çalınmış. Bu eşyalar Diyarbakır'ın farklı ilçelerinde ikinci el eşya satan spotçulara satılmış ve şu an oralarda ikinci el eşya diye satıldığını bize başvuran Sûrlular söylüyor. Ayrıca Sûr'un eski hal tarafında bir sürü beyaz eşya istiflenmiş, orada tutuluyor. Bu eşyaların ne zaman buraya getirildiğini bilmiyoruz fakat Sûr'da çatışmalar varken ilçeye girip çıkan sadece polis, asker ve koruculardı" dedi.
6 mahallede yasak sürüyor
Yasakların başladığı ilk günden bu yana Sûr halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Rojava Yardımlaşma Derneği Eşbaşkanı Mustafa Ocaklık’ın verdiği bilgiye göre ilçede halda Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallerinde yasak devam ediyor.
Üç mahalle yerle bir
Bu mahallere devletin yıkımı ve talanı devam ediyor. Ocaklık, "Özellikle Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde sağlam kalan evlerde yıkılıp her yer düm düz ediliyor. Yıkım öyle bir boyuta ulaştı ki yıllarca oralarda yaşayan birçok kişi evlerine gidip baktığında hiçbir yeri tanımadıklarını dile getiriyor. Elimizdeki verilere göre bu mahallelerden 5 bin 700 aile göçertildi. Bu aileler şu anda Amed’in farklı ilçelerinde kalıyor." şeklinde konuştu.
Devletin planı gizli
İlçeyi neyin beklediği ise kimse bilmiyor. Yıkımdan sonrasına ilişkin "Devlet ilerde ne yapacağını kamuoyuyla paylaşmıyor. Kafalarında nasıl bir plan kurguladıklarını Sûr'da yaşayan halka dahi söylemiyorlar. Bunun yanında ise devlet yetkilileri her şeyi yeniden kuracaklarını dillerinden düşürmüyor" dedi.
Komik rakamlar teklif ediliyor
Sûr halkının mağduriyetinin devam ettiğini belirten Ocaklık şöyle devam etti: "Yapılan tek şey yıkımın olduğu mahallere oluşturdukları Hasar Tespit Komisyonları göndermek ve sözde hasar tespitinde bulunmak. Bu Komisyonların raporlarına göre halka eşyalarının bedeli olarak sadece bin-iki bin lira kadar para veriliyor. Herkes biliyor ki bu çok komik bir miktardır."
19 Ağustos’ta kalkabilir!
Yasağın 19 Ağustos’ta kaldırılabileceği yönünde duyumlar olduğunu belirten Eşbaşkan Ocaklık, "Yasak kalksa bile halkın yapabileceği pek bir şey yok. Çünkü devlet halkın evlerini inşa etmesine izin vermiyor" dedi.
Avrupa’ya mesaj: Acımızı en iyi siz anlarsınız
Öz yönetim direnişlerinin yaşandığı şehirlerdeki halkla dayanışmanın önemine değinen Rojava Yardımlaşma Derneği Eşbaşkanı Mustafa Ocaklık Avrupa'da yaşayan Kürdistanlılara ve dostlarına çağrıda bulunarak şöyle konuştu: "Avrupa'daki halkımıza seslenmek istiyorum. Biliyoruz ki Avrupa'daki halkımız köyleri boşaltıldı ve sürgün edildi. Onlar bizden daha iyi biliyorlardır göç edilmenin acısını. Şu an acımızı en iyi onların anlaması gerekmektedir. Bu yüzden dayanışmalarının, yardımlarının en üst düzeyde olmasını bekliyoruz ve yaklaşan Kurban Bayramı vesilesiyle herkesin kurbanlarını yıkımın yaşandığı yerlere göndermesini istiyoruz. Ayrıca herkesi bir kardeş aile edinmeye çağırıyoruz."
700 aile itiraz etti
Türk devletinin Bakanlar Kurulu'nun aldığı 'Acele kamulaştırma' kararına karşı Amed Büyükşehir Belediyesi'nin açtığı yürütmeyi durdurma kararının iptal edilmesine yönelik başvuru reddedildi. Belediyenin dava açma yetkisinin olmadığını iddia eden mahkeme bireysel başvuruların yapılabileceğini belirtti. Sûr Hukuk Komisyonu üyesi Av. Muzaffer Özdemir 700 ailenin yıkımın durdurulmasına için bireysel başvuru yaptığını belirtti.
ARGEŞ KAYA/HABER MERKEZİ