Lice’nin Bağlan (Mişref) köyünde askerlerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan 13 çocuk babası Celal Yıldırım, hastane odasında polis gözetiminde tutuluyor, ailesi görüştürülmüyor.

Amed’in Lice ilçesine bağlı Bağlan (Mişref) köyünde Türk ordusunun helikopterle taraması sonucu ağır yaralanan 13 çocuk babası Celal Yıldırım’ın (58) eşi Münevvef Yıldırım, “Evet eşim hakkında arama kararı var.  Ancak onun dışında valiliğin yaptığı açıklamanın tamamı yalan, doğru bir şey yok. Eşimin üstünde el bombası bulunduğu da yalan ve iftiradır. Bindiği traktöre ateş açtılar. Biz askerlere bağırıp onun sivil olduğunu söylemeseydik, eşimi ve oğlumu öldüreceklerdi. Eşimin yanına gitmek istediğimiz askerler siz ‘teröristsiniz’ diyerek üzerimize ateş etti. Bize yapılan zulümdür, zorbalıktır. Eşimin kalp ve tansiyon rahatsızlığı var. Ona ben bakıyorum. Evi, çocukları, traktörü ve tarlası olan 58 yaşındaki bir insan nasıl ‘terörist’ olur. Üstelik eşim hakkımda dava açılmamış, hemen ‘terörist’ ilan ediyorlar.”


Kardeş Serin anlattı

Bağlan köyünde o gün neler yaşandığını, ayağından yaralandıktan sonra gözaltına alınan Münir Serin’in kardeşi Memduh Serin, artıgerçek’ten Fatime Tekin’e anlattı: “Olay günü saat 20.00 civarında bir anda helikopterle baskın oldu. Öyle bir şey oldu ki kıpırdayacak halimiz yoktu. Ondan sonra silah sesleri duyduk. Kardeşim tarladaydı. Tarladan gelirken alt tarafta bizim akrabamızın evi var, onlarla sohbet ederken kardeşim taranıyor. Akrabamız onu eve çekiyor. Eve onu çekerken tekrar ateş ediliyor. Biz de duyunca oraya gittik. Baktık yaralı. Ambulans çağırdık, ambulans gelmedi. Kendimiz pansuman yapalım, dedik. Eve getirmeye çalıştık. Askerler bizi tutup yere yatırdı. Biz yaralı olanın kardeşimiz olduğunu söyledik. Yaralı kardeşimi bizden aldılar. Bizi eve gönderdiler, ‘Yasak var, evden çıkanı vururuz’ dediler. Traktörle giderken Teyze oğlum olan Celal Yıldırım ve oğlu vuruldu.” 


Küfür ve hakaretler

Olay yerine şu ana kadar ne savcılık ne de olay yeri incelemenin geldiğini ifade eden Memduh Serin, şu ana kadar kendisinin dahi kimsenin ifadesine başvurulmadığını söyledi. Vurulanların sivil ve köyde yaşayanlar olduğunun altını çizen Memduh Serin, köyde askerler tarafından evlerde arama yapıldığını belirterek, “Celal Yıldırım ve oğlunun evi ve bir köylünün evi aranarak darmadağın edildi. Çoluk çocuk demeden, küfür ve hakaretler edildi, darp oldu. Yerde yatan adama küfür ediyor, tekme vuruyorlardı. Bizi evlere tıkadılar. Sabah, HDP heyeti gelince biz dışarı çıktık. Heyet gelene kadar yasağın devam ettiğini sanıyorduk” dedi. 

Olaydan sonra kardeşi Münir Serin hakkında bir bilgi alamadıklarını belirten Memduh Serin, “Niye gözaltında tutulduğu, sağlık durumu ile ilgili bir bilgi almadık. Avukatımıza 7-17 gün arası gözaltında tutulabileceği söylenmiş”  diye konuştu.


Köye bir cenaze getirildi

Köye bir cenaze getirildiği iddiasına ilişkin Serin, şöyle devam etti: “Karşı ormandan, köyün diğer tarafından birini getirdiler. Getirirken kendi aralarına almışlardı. Kendi aralarında konuşuyorlardı, biri nabız kontrolü yaparken, diğeri ‘Ölüdür, kafasından yemiş, boynunu kırmışım’ diyordu. Üstündeki elbise sivil giyimliydi. Gerçi karanlıktı, tam teşhis edilmiyordu ama çanta, silah görmedim. Bizi orada toplamışlardı, sonra bizi kovdular sonrasını bilmiyoruz."


Önce helikopterle tarama

Münir Serin’in annesi Şekiriye Serin ise bir detaya dikkat çekti. Oğlu Münir Serin’e önce helikopterden ateş açıldığını ardından helikopterden inen askerlerin ateş açmaya devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Münir tarladan geliyor, tam kuzeninin evinin önüne kuzeninin eşi ile sohbet ederken, kurşunlar yağdırılıyor. Kuzeninin hamile olan eşi, onu evin içine doğru çekiyor. Münir içeri çekilirken de kurşun sıkıyorlar ve ev iki yerden kurşunlanıyor. Ev havadan değil, inen askerler tarafından kurşunlanıyor. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Ne sokağa çıkma yasağını biliyorduk ne de askerlerin geldiğini. Silah sesleri duyulduktan sonra kargaşa oldu. Sonra da duyduk Münir yaralanmış. Ben, nasıl olur tarlaya tütün sulamaya gitti, nasıl yaralanır, dedim. 


6 saat bekletildi

Oğlu Münir Serin’in 6 saat boyunca yaralı halde bekletildiğini kaydeden anne Serin, oğlunun yaralandığını duyunca evden çıkmak istediğini, ancak askerler tarafından buna izin verilmediği için oğlunun yanına gidemediğini ifade etti. Serin, daha sonra yaşanılanları şöyle anlattı: “Askerlere kapıdan, pencereden bağırıyordum. O sırada askerler etrafı tarıyordu. Oğlumun yarasının üstüne basıyorlardı. Bizim dört tarafımız helikopterle doluydu. Kaç taneydi bilmiyorum. Korkudan dışarı çıkamıyorduk. Karanlıktı, asker sayısını da bilmiyoruz. Önce silah sesleri geldi askerleri sonra gördük. Silah sesleri kesilince dışarı çıktım, askerlerin yanına gittim.”


Cenazeyi gösteriyorlardı

Köye getirilen cesedin askerler tarafından oğlu Münir’e gösterilerek ‘Bu kişiyi tanıyor musun’ diye sorulduğunu aktaran anne Serin, “Oğlum, tanımadığını söyledi. Cesedin üstünde sivil kıyafetler vardı” dedi.

Anne Serin bunları yaşarken, bu kez de akrabaları olan Celal ve oğlu Bedri Yıldırım’ın yaralandığı haberini aldıklarını belirterek, “Celal’i traktörden indirip dövüyorlar, itiyorlar. Onu çok zalimce vurdular. O başka bir suçu vardı, bundan dolayı kaçıyordu. Celal ve oğlunu helikopterler tarıyor” diye ekledi.


Yıldırım ile görüşme engelleniyor

Yüzünden ve ayağından ağır yaralanan Celal Yıldırım’ın Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam ediyor. Yoğun bakım ünitesinden çıkarılarak servise alınan Yıldırım’ın sağlık durumunun giderek iyiye doğru gittiği öğrenildi. Yıldırım’ın kaldığı odanın kapısında nöbet tutan asker ve polisler, doktor ve hemşireler dışında kimsenin Yıldırım ile görüşmesine izin vermiyor.


Hastane yönetimine baskı

Asker ve polislerin hastane yönetimine yaptığı baskı nedeniyle Yıldırım’ın önümüzdeki günlerde taburcu edileceği iddia edildi. Askerlerin Yıldırım’a yaralı halde saatlerce işkence yaptığı; vücudunun birçok yerinden morluklar ve yaralar olduğunu öğrenildi.


Münir ve Bedri gözaltında

Bacağından yaralanan ve 6 saat sonra gelen ambulansla hastaneye götürülen Münir Serin, aşırı kan kaybetmesine rağmen hastanede tedavi olmak yerine aynı gün gözaltına alınarak Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Serin’in sağlık durumu ve ne zaman adliyeye çıkarılacağı konusunda ise bilgi edinilmedi. Babası ile birlikte gözaltına alınan Bedri Yıldırım da Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’nda tutuluyor.  


 AMED