
Depremler kadar, doğal afetler kadar bir ülkenin merkezden yönetilmesinin ne kadar kötü olduğunu gösteren başka bir örnek yoktur. Deprem oluyor, ama devlet imkanları merkezin elinde olduğu için merkezden gelecek destek bekleniyor. Bu nedenle de Van ve çevresindeki depremde olduğu gibi müdahale gecikiyor ve bu nedenle ölümler birkaç kat artıyor.
Türkiye, insanına değer vermediği için bir depremden kurtarma sistemi yoktur. Kaynaklar bu tür çalışmalara aktarılmıyor. Çünkü günübirlik yaşam Türkiye’de aşılmamıştır. Hükümetler iktidarlarını düşündüklerinden 5-10 yıl sonrasında gelecek afetler için imkanlara ayırmazlar; buna hazırlık yapmazlar. Hatta deprem ve doğal afetler için ayrılan bütçeleri bile o günkü iktidarın ihtiyacı için harcarlar.
Bunun en somut örneği 1999 Marmara depremidir. On binlerce insan ölmüştür. Bunun üzerine çok yüksek deprem ve doğal afetler vergisi alınmıştır. Bu alınan vergilerle dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar para toplanmıştır. Ancak halk bir daha aldatılmıştır. Bu toplanan paralar deprem hazırlıklarına değil de devletin diğer ihtiyaçlarına harcanmıştır. 2001 krizinden sonra devlet bu paraların tümünü yemiştir. Biriken parayı devlet borçlarına yatırmıştır. Eğer bu toplanan paralar deprem için hazırlıklara yatırılsaydı Van ve çevresindeki depremde yaşanan sıkıntılar olmazdı. Eğer on yıldır toplanan deprem vergilerinin ne kadar olduğu, nelere harcandığı açıklanırsa ortaya ciddi bir skandal çıkar. Bu paraların çoğu da AKP hükümeti döneminde kendi iktidar bütçesi için kullanılmıştır.
Türkiye’de birçok ihtiyaç olarak toplanan vergilerin çoğunluğu da askeri harcamalara gitmektedir. Eğer bir imkan varsa ilk önce askeri harcamalar için kullanılır. Türkiye’de öncelik hiçbir zaman insanların refahı ve can güvenliği olmamıştır. Devlet, insan ve toplum için değil, toplum ve insan devlet için vardır. Bu anlayış hala devam etmektedir. Zaman zaman AKP yöneticileri farklı şeyler söyleseler de onların da pratiği aynıdır. Onlar da esas olarak iktidarlarını ve devletlerini önceliklerine almaktadır.
Bu tür afetler için bile olsa hızlı müdahale ve yardım için merkezi yönetimlerden vazgeçmek gerekir. Yönetim ve hizmetler yerellere verilmelidir. Eğer bölgeler özerk olursa her bölge yönetimi herhangi bir afete müdahale edeceği bir kurumlaşma ve örgütlenmeye gider. Olay olduğunda hemen müdahale eder. Şimdi devlet böyle yapmıyor, aksine bölgeleri ve yerelleri kendine bağlamak ve muhtaç etmek için imkanları elinde tutuyor.
Merkezi yönetim o kadar ceberuttur ki dışarıdan gelen ve gelecek yardımları bile kabul etmez. Eğer kendi otoritesini sarsıyorsa bu yardımları reddeder. Bunun en somut örneği imkanları çok fazla olan İsrail’in yardımlarının reddedilmesidir. Çünkü İsrail’le gerilim politikası izlediği için bu yardımları hükümetin çıkarına görmemiştir. Van’da insanlar ölse de önemli olan AKP hükümetinin çıkarıdır. Türk devlet zihniyetinin Kürdistan’a bakışıyla merkezi yönetim zihniyetinin her şeyi elinde bulundurması Van ve çevresindeki depremde acıları birkaç kat daha arttırmıştır.
Kürt halkının istediği Demokratik Özerklik sadece Kürdistan için değil, tüm Türkiye için de en iyi yönetim modelidir. Hiçbir merkezi yönetim özerk yönetimler kadar toplumların ihtiyacını bilmezler. Hiçbir merkezi yönetim özerk yönetimler kadar toplumlar ile ilişki kurmazlar. Hiçbir merkezi yönetim özerk yönetimler kadar halka hesap verme kaygısı taşımazlar. Bu gerçekler 21.yüzyılda özerk yönetimleri zorunlu ve gerekli hale getirmektedir.
Bugün dünyada özerk yönetimler genel eğilimdir. Esas olarak demokratik ülkeler özerk yönetimler geliştiriyorlar. Bugün demokrasi gelişmiş tüm ülkelerde özerk yönetimler esastır. Demokrasi zaten budur. Demokrasi, yönetimin halka devridir. Bunun somut ifadesi de halkın, yani yerellerin kendi kendini yönetmesidir. Özerkliğe karşı çıkmak aslında demokrasiye karşı direnmektedir.
Bazılarının Kürtlerin özyönetim talebini reddetmek için özerkliği kendine iktidar alanları açmak istiyorlar gibi demagojik söylemlerinin ne kadar çirkin ve saptırma olduğu bir daha kanıtlanmıştır. Özerklik hem demokrasinin gereğidir hem de doğal afetlerde en az acı çekmek için gereklidir.