Soruşturmayı yürüten Ankara Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Bürosu’nun talebiyle 10 Ekim’de yaşanan saldırıdan bir gün sonra Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından soruşturmaya dair “gizlilik” kararı alındığı ortaya çıktı. Alınan karar doğrultusunda avukatlar, dosyadan bazı istisnalar dışında bilgi ve belge alamayacak. Sanık avukatı ile mağdur avukatları arasında ayrım gözetilmeden verilen karar ile yakınlarını kaybedenlerin avukatlarının ve mağdurların dosyadaki gelişmelerden haberdar olmasının da öne kesilmiş oldu. ÖHD Ankara Şube Eş Başkanı Nuray Özdağan, mahkemenin kararına itiraz edeceklerini söyledi. 
Bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirilen ve devletin büyük sorumluluğunun olduğu katliamlarda failler ortaya çıkarılmadığı gibi soruşturma yada dava dosyaları için ilk elden gizlilik kararı alınıyor. Karar daha çok “Dosyalardan örnek alma yetkisinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek nitelikte olduğu” gerekçesiyle veriliyor. 

Hükümetin dahi Ankara’nın tıpatıp benzeri dediği Suruç katliamına ilişkin açılan soruşturmada hiçbir gelişme yok. Hayatını kaybedenlerin eşyaları dahi ailelerine teslim edilmedi. 




Roboskî ve Reyhanlı’da da 


Devlet eliyle gerçekleştirilen Roboski Katliamı bu kararlardan en dikkat çekeni. Çoğu çocuk 34 kişinin katledildiği katliamda soruşturmayı yürütmekle görevli Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya “gizlilik” kararı konuldu. Bir yıl sonra sevkedildiği Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı da aynı yöntemden şaşmadı. 

Reyhanlı’da da gizlilik kararı ile dosya adeta mağdur avukatlardan kaçırıldı. İlk duruşma 4 ay önce ancak görüldü. Dosya, daha ilk açıldığı günkü gibi hiçbir delil olmadan olduğu gibi bekletiliyor. 




Amed katliam dosyası nerede?



Amed’de 5 Haziran’da HDP mitingine bombalı saldırıdan bir gün sonra gizlilik kararı alındı. Dosya kapsamında IŞİD üyesi olduğu ortaya çıkan Orhan Gönder tutuklanırken, davanın akıbetine ilişkin hiçbir şey bilinmiyor. Amed’den önce Mersin ve Adana’da HDP binalarına yapılan bombalara ilgili de aynı karar verildi. 
Ayrıca Mersin ve Adana’da HDP İl Eş Başkanlıklarına yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırıları da gizlilik kararı getirilen soruşturmalardan oldu. 




Baro’dan suç duyurusu


Ankara Barosu, katliamla ilgili İçişleri Bakanı ve Emniyet görevlileri hakkında “Görevi kötüye kullandıkları“ gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusu dilekçesinde barış mitingiyle ilgili yaptıkları açıklamalar da gözönünde bulundurularak Altınok ve yetkililer hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Görevi kötüye kullanma” suçunu düzenleyen 257. maddesi kapsamında soruşturma başlatılarak, kamu davası açılması talep edildi.