Kürt kadınlarının mücadele birikimi sonucu 1991 yılında kurulan Yurtsever Kadınlar Derneği’nin (YKD) ardından kadınlar birikimlerini Rosa Kadın Derneği’ne kadar taşıdı. Derneğin yöneticilerinden Zekiye Alökmen de, açılıştan sonra Rosa’nın ziyaretçileri arasında yer aldı.

İstanbul merkezli açılan ve bir şubesi de Amed’de bulunan YKD, ilk kadın derneği özelliğine sahip. 12 Ocak’ta açılan dernek, açılıştan 5 ay sonra yapılan polis baskınıyla mühürlendi.

Dernek kapatıldıktan sonra her hafta bir evde kadınlarla bir araya geldiklerini ve çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Alökmen, kendi derneklerinden sonra Dicle Kadın Derneği’nin açıldığını söyledi.

Giderleri için atölye açıldı 

Alökmen, misyonu Kürdistan’daki kadınların örgütlenmesi amacıyla bir çatı işlevi gören dernek için kadınların büyük bir dayanışma gösterdiğini, evlerinden getirdikleri eşyalarla kurumu düzenlediklerini belirtti. Ardından giderleri için bir atölye açtıklarını ifade etti. Alökmen, “Derneği işletmek için  gelire ihtiyacımız vardı, gidip halktan destek vermelerini isteyemezdik. Derneği açacağımız binanın alt katında bir terzihane açtık. Dikiş-nakış belgem vardı, iki tane de dikiş makinası alıp dükkana attık. Dernekte öğrencisinden yaşlısına tüm kadınları ağırlıyorduk. Gerçekten sahiplenmişlerdi ve derneği hiç boş bırakmıyorlardı” diye belirtti.

5 ay sonra kapatıldı

Aynı dönemde İstanbul’da da aynı isimle bir dernek açıldığını, Amed’deki derneğin bir şube gibi işlev gördüğünü ifade eden Alökmen, İstanbul’daki merkeze baskın düzenlendiğinde Amed’dekinin de basıldığını, kapatılmasaydı çok daha güzel çalışmalar yapılabileceğini kaydetti.

Mücadeleyi büyütme sözü verdik

Derneğin kapatılmasından sonra birbirlerine mücadeleyi büyütme sözü verdiklerini aktaran Alökmen, “‘Kapımızı mühürleyebilirler ama dilimizi ve kalbimizi mühürleyemezler’ deyip mahalle çalışmalarımızı başlattık. Ev ev dolaştık. Her hafta bir evde kadınlarla bir araya geliyorduk. Dernek kapatıldıktan sonra atölyeyi Bağlar’a taşıdık. İşi bilen 2-3 arkadaşımızı dükkana bıraktık. Kimseden bir şey beklemeden gelirimizi kendimiz sağladık. Yol paralarımızı çıkarabiliyorduk en azından. Amedli anneler korkmadan sabah akşam kapısını bize açtı” dedi.

Rosa iyi işler çıkaracak

1996’da tutuklama furyasıyla kendisinin de hapse girdiğini ve bu süreçte bir dağılmanın yaşandığını ifade eden Alökmen, çıktıktan sonra da siyaset yapmaya devam ettiğini söyledi. Alökmen, o süreci şöyle anlattı: “Hiç yerimde durmadım, sürekli bir şeyler yapmaya çabaladım. 107 kadınla beraber 1998’de Önderlik için açlık grevine girdik. Grevi yaptığımız yere baskın yapıp duvarları üzerimize yıktılar. Annelerin birçoğu yaralandı.  Aramızda 80 yaşında olan anneler de vardı. Saçlarımızdan sürükleyerek merdivenlerden indirdiler. Kafası kırılanlar oldu, merdivenler kan gölüne dönmüştü. Gözaltında da açlık grevimize devam etmiştik.”

Kadınlara yönelik baskının hiç azalmadığını aksine giderek arttığını ifade eden Alökmen şöyle devam etti: “O günden bugüne kadın düşmanı zihniyet değişmedi ama kadınların da direnişini hiç kıramadılar. Yurtsever Kadınlar Derneği ile başlayan ve bugün Rosa ile devam eden bir gelenek, kültür var. Rosa Kadın Derneği’nin açılması beni çok mutlu etti. Gidip ziyaret ettim, başarı diledim. Ne olursa olsun son nefesimize kadar kadınlar olarak mücadele etmeliyiz, çalışmalarda aktif yer almalıyız. Kadınları örgütlemeliyiz. Rosa’nın iyi işler çıkaracağına inancım tam.”

 

JINNEWS/AMED