44 gün süren soykırım saldırıları esnasında devlet güçlerinin helikopter ile Cehennem Deresi’ne yakın bir bölgeye gerçekleştirdiği saldırıda katledilen 12 kişiden biri de 16 yaşındaki Rıdvan Tan’dı. Ailesi, Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Giruza köyünün 1990’lı yıllarda devlet tarafından yakılması sonucu İdil ilçesine göç etmek zorunda kalır. Rıdvan da Yeni Mahalle’de dünyaya gelir. Yokluk içinde ayakta kalma mücadelesi veren 6 çocuklu Tan ailesinin 4. çocuğudur Rıdvan.


Geriye fotoğrafı ve kitapları kaldı!

Devletin Kürt çocuklarını asimile merkezi haline dönüştürdüğü eğitim sistemi ile arası hiç olmayan Rıdvan, hayallerini de Kürt özgürlük mücadelesi üzerine kurar. Küçük yaşına rağmen devlet güçlerinin soykırım saldırılarının başlamasıyla tercihini direnişten yana yapan Rıdvan, yaşam alanlarını terk etmeyerek barikatlarda yer alır. Kitap okumayı seven Rıdvan’dan geriye ise yıkılan evinin enkazları arasında 11 yaşındayken çektiği vesikalık fotoğrafı ve kitapları kaldı. 


Kürdistan’ın ‘küçük prensi’

Rıdvan’ın enkaz arasında kalan onlarca kitabının arasında ise başucu kitabı olan Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry’nin “Küçük Prens” adlı kitabı dikkat çekiyor. II. Dünya Savaşı’nın toplum üzerindeki etkilerini bir çocuğun gözünden anlatan kitap, Rıdvan’ın gözünden devletin Kürdistan’da uyguladığı katliam politikalarının etkilerine de işaret ediyor. 

Kitaplarının yanı sıra Rıdvan’ın enkaz arasında bulunan kalemliğinin içine nakşettiği “PKK, ARGK, Azadî“ kelimeleri de dikkat çeken bir başka ayrıntı oluyor. 


Eve döner diye

Rıdvan’ı “Weled yadê Rıdvanê mino” şeklinde ağıt yakarak anlatmaya başlayan anne Birsen Tan, şöyle devam ediyor: “Akıllı ve zeki bir çocuktu. Hayatta yalan söylemezdi. Sürekli hayalleri olduğunu, Kürdistan’ın özgürlüğünü hayal ettiğini söylerdi.” 

Rıdvan’ından ayrılırken eve döner ve yer diye ekmek ile meyve bıraktığını anlatan anne Tan, bir daha Rıdvan dönmediği gibi yıkılan evin enkazları arasında hala duran ekmek ve meyve paketlerini göstererek, Rıdvan’ı anlatmaya devam ediyor. 


‘Gülümseyerek direnişi seçti’

Rıdvan’ın arkadaşları için canını dahi verebileceğini dile getiren anne Tan, oğlunun kendileriyle gitmeyi değil arkadaşları ile mahallede kalmayı tercih ettiğini söyledi. Anne Tan, Rıdvan ile olan son diyaloglarını şöyle anlattı: “Her çıkalım dediğimde bana gülümseyerek cevap veriyordu. ‘Yoksa annem korkuyor mu?’ diye gülümsüyordu. Saldırılara karşı direnmeyi seçti ve direndi de.” 

Doğduğu topraklar olan Dargeçit’in Giruza köyünde defnedilen Rıdvan’ı son defa göremediği için buruk olduğunu ifade eden anne Tan, “Oğlumun hakkı yerde kalmayacak” diyerek sözlerini bitirdi.