Fikir ile bilginin arasında ciddi farklılık olduğunu belirtmek yanlış olmaz. Fikir nedir ve sınırı var mıdır? tartışması uzun süreden beridir yapılmaktadır. Fikir kulüpleri değişik toplumlarda 15. Yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmış ve bu gibi ortamlarda yapılan tartışmalar ufuk açıcı olmuştur. Askeri literatürden gelme bir kavram olan Club kelimesi askerlerin hazırolda beklemesi anlamına gelir. Herhangi bir konuda farklı fikire sahip insanların bir araya gelip tartışmasına da (to hit with a club) ‘bir klub ile vurmak’ anlamına gelen bu kavram kullanılmaya başlanmış. Fikirlerin tartışılması, bilinen ile ilgilenilenlere oranla çok aykırı söylemlerin ortaya çıkması var olan sınırların da aşılabilineceğinin izdüşümü oluyor. Bu tartışmalarda farklı sonuçların çıkarılması, insanların bildikleri ve inandıklarını zorlayan değerlendirmelerin yapılması zaman zaman ciddi ayrılıkları kendisyle beraber getirmiştir.

Aykırı fikirler insanlar arasında kin, nefret, saldırı ve uzaklaşma gerekçesi yapılmamış. Tam tersi bu gibi durumlar insanların ufuk açıcı yollara başvurmasına vesile olmuştur. Fikirlerin ifade edilmesi, dile getirilenlerin anlaşılmaya çalışılması erdemlilik göstergesidir. Buna katılıp katılmamakta kişinin kendi kararıdır. Fakat fikirler üzerinden insanların şahsına saldırmak, oradan nemalanarak var olan fikirleri ve söylemleri boşa çıkarmaya çalışmak başvurulacak bir yöntem olmamalı. Yıllara yayılan insanın fikir tartışmaları ve bundan ortaya çıkan hazineler herkese bir şekilde nasıl yaklaşılmalı duruşunu gösteriyor.

Kürdistan’ın bir bütününe yayılan özgürlük hareketi ve arayışçıları da kendi çoğrafyalarında gelişmekte olan yada gelişen durumlara ilişkin fikirlerini belirtiyorlar ve belirtmeye devam etmelidirler. 21. Yüzyılda insanlığın kalbine saplanan bir hançer olan ÊZIDÎ soykırımından sonra Şengal durumuna ilişkin öneride bulunmakta bu durum için yerindedir.

Irak cumhuriyetinin yönetim şekli Parlamenter Demokratik Federal Cumhuriyet’tir. Toplam 18 eyaletten oluşmaktadır. Irak anayasanın 140. maddesine göre ihtilaflı bölgeler var ve bunlardan bir tanesi de Şengal’dır, bu konuda ihtilaflı bölgelerin statüsünün belirlenmesi amacıyla 2007 yılında planlanan referandum yapılamadı. Sürekli ertelendi ve bu durum kimi bölgeler için halen sürmektedir. 3 Ağustos 2014’te gerçekleşen DAİŞ saldırısından sonra Özgürlük hareketinin müdahalesiyle yüzbinlerce ÊZIDÎ Kürdün büyük bir katliamdan geçmesine engel olundu. Kürdistan gerillaları Şengal’in özgürleştirilmesi için büyük bedeller ödedi. Şengal’in özgürleştirilme hamlesiyle beraber ÊZIDÎ Kürtlerin kendi savunma birlikleri için de ciddi çalışmalar yürütüldü ve bu belirli bir düzey de yakaladı. Irak anayasasının 140. Maddesine göre halen ihtilaflı bölgeler arasında yer almakta olan Şengal, Kerkük vb bölgeler Kürdistan eyaletinde yapılan bağımsızlık referandumu sonucunda Irak’ın müdahalesiyle tekrardan merkezi hükümete teslim edildi.

Irak’ın anayasasına göre bütün eyaletler merkezi hükümete bağlıdır. Kürdistan eyaleti de (IKBY) bunlardan bir tanesidir. Kürdistan bölgesinin kendisi daha bağımsız değilken ve Irak’a bağlıyken neden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat’ın “Şengal, Irak’ın bir parçasıdır. Irak’ın bütünlüğü içerisinde Êzîdî halkımız özerk bir statülerinin olmasını istiyor. Êzidî toplumu için Şengal’de özerk bir statü Irak’ı güçlendirir, Irak’a büyük itibar kazandırır. Irak’ın demokrasisine çok büyük bir katkı sunar… YBŞ de Irak askeri gücünün bir parçasıdır fakat özerktir, Êzidîler bu gücün de Şengal Meclisi’ne bağlı özerk kalmasını istiyor. Irak savunma merkeziyle de bir hukukunun olmasını talep ediyorlar. Êzidî halkımızın bu talepleri son derece gerçekçi ve haklı taleplerdir, anayasaya da uygundur.” demesi birilerini rahatsız ediyor.

Anayasal olarak var olan gerçek durum bu iken bunun ifade edilmesi veya bu konuda fikir beyan etmek neden yanlış olsun. Eğer herkes aynı şeyi düşünür, ister, uygular ve yaşarsa o zaman yeryüzündeki bunca ayrılıklar neyin nesi. Yani Kürdistan hükümeti o bölgede bağımsız bir devlet kurdu da özgürlük hareketi mi engel oldu? Şengal’e veya ÊZÎDÎ Kürtlere sahip çıkıp onları soykırımdan kurtardı da bizim haberimiz mi yok?

Hem Bese Hozat’ın söyledikleri KCK sözleşmesinin ifade edilmesidir. KCK’e sistemini tanımlarken şöyle der, ‘Ortadoğu’nun ağırlaşan tarihsel ve toplumsal sorunlarının çözümü içinde demokratik konfederalizm sistemi geçerlidir...Burada söz, tartışma ve karar topluluklarındır. Tabandan en üstte kadar delegeler seçimle gelir ve tepe de bir koordinasyonu oluşturur. Kürdistan Demokratik Konfederalizminde asıl karar yetkisi köy, mahalle ve şehir meclis ve delegelerinindir. Dolayısıyla halkın ve tabanın kararı geçerlidir‘.

Bir hareketin yada şahsın söyledikleri hoşumuza gitmeyebilir. Ancak ona karşı seviyeyi düşürmeden, şahsiyetine ve kişiliğine saldırmadan karşı argümanlar geliştirmek olması gerekendir. Belki insanın ilk eylemi bilinçsiz bir pratikten türedi. Sonra bu düşünmeye dünüştü. Düşünce eylemi bir adım ilerletti. Bir adım ilerlenen pratik fikri açığa çıkardı. Fikirlerin gelişmesi ve deneysele dönüşmesi ise bilgi oldu. Bugün bizi peşinden sürükleyen ise bildiklerimiz ve ilgilendiklerimizdir. Bilinen ile ilgilenilen arasında yürürken incitmemek ise rağbet edilmesi gereken olmalıdır.