
Alternatif toplumsal hafıza böyle şekillendirilmektedir. Devrim süreçlerinin ortak ideallerine iradi kararlılık ve feda ruhu ile katılıp toprağa düşenlere karşı vicdani ve ahlaki sorumluluklara da bu şekilde yanıt olunmaya çalışılmaktadır. Böylesi çalışmalar bu anlamda tarihidir, anlamlıdır ve değerlidir. Bu bağlamda bizler, Kürt halkının özgürlük arayışında mücadele edenler olarak, yaşadığımız devrim süreçlerini tüm yönleriyle yazmayı; yaşadıklarımızı ve tanık olduklarımızı kayda geçip belgelemeyi tarihe ve ortak ideallerimiz için aramızdan ayrılan binlerce özge canımıza karşı vicdani ve ahlaki bir borç olarak anlamalı, sahiplenmeliyiz. Bu uğurda eskiye nazaran elbette bir mesafe katetmiş durumdayız. Fakat hala yetersiz kaldığımız da bir o kadar gerçektir. Bu yüzden YAZMALIYIZ! Böylesi süreçlerde en anlamlı tutum yazmaktır!
Murat Türk, ilk kitap çalışması olan „Böğürtlen Zamanı“ adlı romanını, böylesi bir amaç, tarihsel arka planlı bir bilinç ile ele alıp hazırlamış. Bu, sorumlu hareket etme, vicdani yükümlülüklerine sahip çıkma tutumu oluyor. Yaşadıklarının, tanık olduğu olayların, uğruna hayatını adadığı genel toplumsal özgürlük arayışımızın parçası olduğunun bilinciyle böyle bir tutum belirlemiştir. Kendi yaşanmışlıkları ve tanıklıkları üzerinden özgürlük arayışı mücadelemizde neler yaşandığına dair bir PENCERE aralamıştır. Bugünlere nasıl gelindiğine, ne tür acılar, zorluklar, güzellikler ve zaafiyetler yaşandığına ışık tutmaktadır. Halkımızın özgürlük mücadelesinin bir neferi olarak yaralı bir halde, uzun bir zaman kesitinde her türlü zorluğu göğüs gerip kendi fiziki acılarıyla boğuşarak verdiği irade savaşını, arkadaşlarına ulaşmada gösterdiği azim, inanç ve kararlılığı paylaşmaktadır. Bu iki aylık zorlu yürüyüşünde halkıyla kurduğu ilişkileri, gördüğü içtenlikli sahiplenme tutumunu ortaya koyuyor. Ortak anıların hafızasında bıraktığı derin etkilerden güç alışını, doğaya, halka ve haklılığa inanmanın motive edici yönüne sade, akıcı ve gerçekçi bir dille tanık etmektedir okuyucuyu. Ulaşılabilen herkesle paylaşmak istemektedir. Bu yönüyle etkileyici, öğretici değer de içermektedir „Böğürtlen Zamanı“ romanı.
Murat Türk kendisini özgürlük arayışına koyulmuş halkının davasına inançla hizmet eden bir nefer olarak konumlandırmaktadır. Duruşunu, yaşam gayesini böyle belirlemektedir. Kuşatılmış mekanların sınırlı olanaklarına inat edercesine, ideallerine bu yolla katkıda bulunma amacını gütmektedir. Elbette yazdığı bu ilk romanının hata ve yetersizlikler taşıdığının bilincindedir. Bununla birlikte, bu romanının okuyucuda bahse konu tarihsel bağlam dahilinde bir his yaratabildiğinde, çalışmanın asli amacına hizmet edecek nitelikte olduğunu da düşünmektedir. Hiç kuşkusuz ki bu hissiyatı yaratmaktadır. „Böğürtlen Zamanı“ okunmaya değer bir roman olmaktadır. Bizlerin yaşanmakta olan tarihsel kesitlerden birine önümüze sermektedir. Daha başarılı yeni çalışmalar temennisiyle...
İsteme adresi: Mezopotamya Yayınları, Tel. +49 (0) 2131/4069093
SUAT GÖKALP / Bolu F Tipi Cezaevi