Batı Kürdistan Halk Savunma Birlikleri(YPG) Genel Komutanlığı ise katillerin yakalanarak adalete teslim edilmesi için bütün güçlerini devreye koyacaklarını açıkladı. "Eğer Konsey YPG’yi resmi güç olarak tanısaydı, bu karanlık silahlı güçler ortaya çıkmazdı" dedi.
Azadi Partisi’ üyesi Mahmud Wali Ebu Candi'ye Perşembe akşamı Serekaniyê'de suikast düzenlendi. Candi, başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Olay yerinden yaya olarak kaçan saldırganın kimliği belirlenemedi. Wali, Batı Kürdistan Halk Meclisi ile birlikte kurulan Yüksek Kürt Konseyi’'nin bir bileşeni olan ENKS üyesiydi.

Kürtlerin birliğine saldırı

PYD, Wali'ye yönelik suikastı yazılı açıklamayla kınayarak, saldırının aydınlatılması için tüm gücüyle çalışma yürüteceğini belirtti. Açıklamada, "Partimiz, ENKS yöneticisi Sayın Mahmud Wali’'nin ölümünü büyük bir üzüntüyle karşıladı. Biz PYD olarak bu karanlık saldırıyı kınıyor, Wali’'nin ailesi ve Kürt halkına başsağlığı diliyoruz"” dedi. Saldırının Kürtler arası birliğe karşı yapıldığını kaydeden PYD, Kürtlerin Yüksek Konsey çatısı altında birleşmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiğine işaret ederek, "Wali cinayetinde de bu kirli ellerin olduğunu" söyledi.

PYD bilinçli hedef gösteriliyor

Cinayetin ardından bazı çevrelerin PYD'’yi işaret etmesine de sert tepki gösterilen açıklamada, bu yönde iddialara yer verilen El Arabiye televizyonu da yalanlandı. Suriye’'deki silahlı grupları destekleyen ve finanse eden Suudi Arabistan kraliyet ailesine bağlı bu televizyonun da Kürtler arası birliğin bozulmasını hedefleyen planın bir parçası olduğuna dikkat çekti. PYD, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’'ın, Yüksek Kürt Konseyi’'ne karşı olduğunu açık bir şekilde dile getirdiğine de işaret ederek, “"Bölgemiz özerk yönetimi ile örnek oldu. Bu nedenle Türk, Baas ve diğer egemen sistemlerin hedefi oldu”" dedi.

Kargaşa yaratma çabası
YPG Genel Komutanlığı da yazıla bir açıklamayla Suriye Kürt Ulusal Meclisi üyesi Mahmud Wali Ebu Candi’nin öldürülmesini sert bir dille kınadı. "Ahlak dışı ve Kürtlük ruhuna aykırı bu cinayeti kınıyoruz" diyen YPG, olayın aydınlatılması, sorumluların yakalanarak adalete teslim edilmesi için tüm güçlerini devreye koyacaklarını duyurdu.
Batı Kürdistan'daki devrim ve özgürlük mücadelesinin bazı güçleri rahatsız ettiğine işaret edilen açıklamada, "Bu dışa bağımlı güçler, Kürt halkı arasına nifak sokarak, yalan ve iftiralar yayarak cinayetler işliyorlar. Tüm bunları halkın iradesini kırmak için yapıyorlar. Bazı çevreler ise İslam adına, dış güçlerin desteğiyle kargaşa çıkarmaya çalışıyorlar” denildi.

Kürt Konseyi'ne eleştiri

Bu tür olayların, bazı boşluklardan meydana geldiğine vurgu yapılan açıklamada, Yüksek Kürt Konseyi’ne de şu eleştirilerde bulundu: “Biz YPG olarak, Kürtlerin bölgesinde bu hesapsız hareket eden bilinmeyen çevrelerin karanlık faaliyetler içinde olduklarını görüyoruz. Bu çevreler güçlerini Yüksek Kürt Konseyi’nin duyarsız tutumundan almaktadırlar. Eğer Konsey YPG’yi resmi güç olarak tanısaydı, bu karanlık silahlı güçler ortaya çıkmazdı. Biz birçok kez Konsey’e bizi resmi olarak kabul etmesi çağrısında bulunduk. Ancak Konsey şimdiye kadar çağrımıza cevap vermedi, talebimizi kabul etmedi. Bu da kötü niyetli silahlı güçlerin bölgede ortaya çıkarak kötü faaliyetlerde bulunmalarına neden oldu.”

YPG'yi resmen tanıyın
YPG Genel Komutanlığı, Yüksek Kürt Konseyi’ne çağrısını yenileyerek, sorumluluklarını yerine getirerek resmi olarak kendilerini savunma gücü olarak tanınmaları istedi. Açıklamada, “Biz YPG olarak Konsey’e tarihi sorumluluğunu yerine getirerek varlığımızı resmi olarak kabul etmesi çağrımızı yeniliyoruz. O zaman biz de Kürt halkının değer ve onurunu korumayı görev olarak yerine getireceğiz” denildi.

 HABER MERKEZİ